karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Burada kararları kim verir?Who makes the decisions here?
Karar anı yakında gelecek.The moment of truth will come soon enough.
Tom'un karar almasına izin ver.Let Tom make the decisions.
Bu kimin kararı?Whose decision is it?
Seçmenler bir sonraki başkanın kim olacağına karar verecek.The electorate will decide who becomes the next president.
Biz bazı kötü kararlar verdik.We made some poor decisions.
O zor bir karar değildi.That wasn't a tough decision.
Onun anormal davranışı hakkında ne karara varıyorsun?What do you conclude about her abnormal behavior?
Tom ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave.
Tom evlenmeye karar verdi.Tom has decided to get married.
Tom polisi aramaya karar verdi.Tom decided to call the police.
Tom hava karardıktan sonra oraya gitmek istemedi.Tom didn't want to go there after dark.
O karar vermem için beni zorluyor.He's forcing me to decide.
Biz kötü hava olduğunu duyduk, bu yüzden geziyi iptal etmeye karar verdik.We heard it was bad weather, so we decided to cancel the trip.
Tom zaten nereye gitmek istediğine karar verdi.Tom already decided where he wants to go.
Üzgünüm, bu senin kararın değil.Sorry, it's not your decision.
Bu zor bir karar olacak.It'll be a difficult decision.
Bazen insanlar yanlış kararlar verirler.Sometimes people make wrong decisions.
Biz bulaşıkları kimin yıkayacağına karar vermek için kaya, kağıt, makas oynadık.We played rock, paper, scissors to decide who would do the dishes.
Karar vermek kolay olmayacak.It's not going to be easy to decide.
Tom çok kararlı.Tom is very determined.
Tom oldukça kararlı.Tom is pretty decisive.
Keşke Tom kararını verse.I wish Tom would make up his mind.
Bu bizim kararımızdır.This is our decision.
Keşke daha iyi kararlar verseydik.I wish we had made some better decisions.
Ne yapmaya karar verdiğini bize bildir.Let us know what you decide to do.
Önümüzdeki Pazartesi gününe kadar kararınızı bildirin.Let us know your decision by next Monday.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde bize bildir.Let us know when you decide what you want to do.
Biz herhangi bir karar vermeden önce doktorun söylemek zorunda olduğu şeyi görelim.Let's see what the doctor has to say before we make any decisions.
Ben sadece bunu yapmaya karar verdim.I just decided to do it.
Ben parfüm almamaya karar verdim.I decided not to buy perfume.
Karar çoktan verildi.The decision has already been made.
Ne yapacağıma tamamen karar vermedim.I haven't quite decided what to do.
Karar vermeni istiyorum.I want you to decide.
Ben karar veren kişi olmak istiyorum.I want to be the one who decides.
Tom'un karar vermesini istiyorum.I want Tom to decide.
Kendi kararlarımı vermek için sadece biraz daha özgürlük istiyorum.I just want a little more freedom to make my own decisions.
O karar Tom'a bağlı.That decision is up to Tom.
Hükümet ahlaksızlık gerekçesiyle kitabı yasaklamaya kararı verdi.The government decided to ban the book on grounds of indecency.
Tom akşam yemeği için spagetti yapmaya karar verdi.Tom decided to make spaghetti for dinner.
Henüz kararımı tamamen vermedim.I haven't quite made up my mind yet.
Onun ne kadar önemli bir karar olduğunu bilseydin onu çok önemsemeden yapmazdın.If you knew how important a decision that was, you wouldn't make it so lightly.
Ben kararımı tam vermedim.I haven't quite made up my mind.
Ben çok geç olmadığına karar verdim.I decided it wasn't too late.
Daha sonra karar veririm.I'll decide later.
Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.Invading Iraq was the worst foreign policy decision ever made by an American president.
Tom kararını açıkladı.Tom explained his decision.
Tek taraflı olarak işlere karar veremezsin. Bir fikir birliğine varmalıyız.You can't just decide things unilaterally like that. We have to come to a consensus.
Tom eve erken gitmeye karar verdi.Tom decided to go home early.
Ben kararımdan %100 eminim.I'm 100% sure of my decision.
Pazartesi günü yola çıkmaya karar verdim.I've decided to leave on Monday.
Tom ne yapacağına henüz karar vermedi.Tom hasn't yet decided what to do.
Bu konuda kendin için bir karar veriyorsun.You make a decision for yourself on this matter.
Biz senin önerini düşündük ve fiyatı ucuzlatamayacağımıza karar verdik.We've considered your proposal, and we've decided that we aren't able to reduce the price.
İhtiyar heyeti onu köyden kovmaya karar verdi.The elders decided to expel him from the village.
Tom Mary'ye bir mesaj göndermeye karar verdi.Tom decided to send a message to Mary.
Onlar televizyonlarını satmamaya karar verdiler.They decided not to buy the television.
Onlar arabalarını satmamaya karar verdiler.They decided not to sell the car.
Parti sıkıcı olduğundan ayrılmaya karar verdim.The party was boring, so I decided to leave.
Işıkları biraz karartır mısın?Could you dim the lights a little?