karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Birçok farklı dili konuşabilmek için kararlıydım.I was determined to be able to speak many different languages.
Kazadan sonra, Tom paten yapmayı durdurmaya karar verdi.After the accident, Tom decided to stop skating.
Tez konuna karar verdin mi?Have you decided on your dissertation topic?
Tom kararından pişmanlık duymadığını söyledi.Tom said that he doesn't regret his decision.
Tom çok kararlı bir adam.Tom is a very determined man.
Gittikçe daha fazla insan et yemeyi durdurmaya karar veriyor.More and more people are deciding to stop eating meat.
Mary nihai kararı vermek için uzmanların yardımını istedi.Mary sought the help of experts to make a final decision.
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.New Year's resolutions made in January are often broken by February.
Bu mesleği yapma kararı veren sendin değil mi?You're the one who decided to do this job, right?
Bazı insanlar kararımızı eleştirdi.Some people criticized our decision.
Biz henüz karar vermedik.We haven't decided yet.
Tom geride kalmaya karar verdi.Tom has decided to stay behind.
Tom Boston'a kendi başına gitmeye karar verdi.Tom has decided to go to Boston by himself.
Tom onu yapmaya karar verdi.Tom has decided to do that.
Tom beklememeye karar verdi.Tom has decided not to wait.
Tom kaçmaya karar verdi.Tom decided to run away.
Tom Mary'ye yardım etmeye karar verdi.Tom decided to help Mary.
Tom bir şey yapmaya karar verdi.Tom decided to do something.
Ona mahkemeler karar verecek.The courts will decide that.
Tom kendisi için karar versin.Let Tom decide for himself.
Bir gece daha kalmaya karar verdim.I've decided to stay for another night.
Bu noktada kararsızım.I'm undecided at this point.
Bana ne yapmamı karar vermemde yardım eder misin?Can you help me decide what to do?
Bu kararı yarına kadar erteleyelim.Let's delay this decision until tomorrow.
O onunla bir kafeteryada buluşmayı kararlaştırdı.She arranged to meet him at the coffee shop.
O kararın geniş kapsamlı ve ciddi sonuçları olacaktır.That decision will have far-reaching and serious consequences.
Bu kararın geniş ve ciddi sonuçları olacaktır.That decision will have wide and serious consequences.
Biraz daha ileriye gitmeye karar verdim.I have decided to go a little further.
Uyumak zorunda olduğuma karar verirsem, öyleyse uyurum.If I decide I have to sleep, then I sleep.
Tom'un yedeği kararlaştırılmadı.Tom's replacement hasn't been determined.
Tom eve döndüğünde hava çoktan kararmıştı.It was already dark when Tom returned home.
Biz o karara pişman değiliz.We don't regret that decision.
Bu kararı anlamıyorum.I don't understand this decision.
O karar yakında bekleniyor.That decision is expected soon.
Mahkemenin kararı kesindir.The court's decision is final.
Bu karar hiç kimseyi mutlu etmeyecek.This decision won't make anybody happy.
Hava karardıktan sonra ormana gitmekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid going into the woods after dark.
Onlar ışıkları karartıyorlar. Oyun başlamak üzere.They're dimming the lights. The play is about to begin.
Bu, ülkemizin geleceği için hayati bir karar.This is a vital decision for the future of our country.
Karar vermeden önce düşünmek için biraz zaman istiyorum.I'd like some time to consider before I make a decision.
Nereye park edeceğime karar vermede sorun yaşıyorum.I'm having trouble deciding where to park.
Benim gördüğüm iç karartıcıydı.What I saw was depressing.
Tom'un kararsız olduğunu düşünüyorum.I think Tom is unstable.
Benim kararlarımı kabul etmek istememen çok kötü.It's too bad you don't want to accept my decisions.
Ben zaten bu kararımdan pişmanım.I regret this decision already.
Korkunç bir karar verdim.I made a horrible decision.
Şimdi ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz gerekiyor.Now we need to decide what we should do.
O büyük bir karardı.It was a big decision.
O zor bir karardı.It was a hard decision.
O zor bir karar mıydı?Was it a hard decision?
Bu kolay bir karardı.It was an easy decision.
Biz sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.We finally decided to hand him over to the cops.
O sigarayı bırakmaya karar verdi.She decided to stop smoking.
Ne yapacağıma karar vereceğim.I'll decide what to do.
Ona sonra karar vereceğim.I will decide that later.
Kim karar verdi?Who made the decision?
Bu iyi bir karardı.That was a good decision.
Hava kararmadan önce eve dön.Come back home before night falls.
Bu karar nasıl alındı?How was that decision made?
Bu zor bir karar değildi.It wasn't a hard decision.