karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kararını pazartesi günü açıkladı.Tom announced his decision Monday.
Tom'un kararı herkesi şaşırttı.Tom's decision shocked everyone.
Tom'un kararı herkesi şaşkınlığa uğrattı.Tom's decision shocked everyone.
Ben karara katılmıyorum.I disagree with the verdict.
Tom bir şey yapmak için kararlı.Tom is determined to do something.
Film bitene kadar kararımı askıya alacağım.I'm going to suspend my judgment until the movie is over.
Bunu bir sır olarak saklamaya karar verdik.We decided to keep it a secret.
Senin kararına mutlak güvenim var.I have absolute confidence in your judgement.
Tom Mary ile kararlı bir ilişki içinde olmak istedi.Tom wanted to be in a committed relationship with Mary.
Tom ve Mary işlere bir şans daha vermeye karar verdi.Tom and Mary decided to give things another chance.
Tom ve Mary çocuk sahibi olup olmayacaklarına henüz karar vermediler.Tom and Mary haven't decided yet whether they'll have children.
"Unu ölçüyle mi koyayım?" "İstersen göz kararı da koyabilirsin.""Should I measure the flour out?" "You can eyeball it if you want."
Tom çok iyi bir karar alıcı değildi.Tom wasn't a very good decision-maker.
Tom karara hiçbir tepki göstermedi.Tom showed no reaction to the verdict.
Karar okunduktan sonra Tom büyük bir rahatlama hissetti.Tom felt great relief after the verdict was read.
Bilim ödülünü kazanan ödül parasını hayır kuruluşuna vermeye karar verdi.The winner of the science prize has decided to give the prize money to charity.
Öğrenmeye kararlıyım.I am determined to learn.
Eğer bizimle kalmaya karar verseydin bu senin odan olurdu.This would've been your room if you'd decided to stay with us.
Tom hava kararmadan önce eve varmak istiyorsa acele etse iyi olur.Tom had better hurry if he wants to get home before dark.
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüş yapmaya karar verdik.Even though it was raining, we decided to take a walk.
Acele etmezsen, oraya hava kararmadan önce varmayacaksın.If you don't hurry, you won't get there before dark.
Tom hemen karar vermek zorunda değil.Tom doesn't have to make up his mind right now.
Tom kararımızdan mutlu görünmüyordu.Tom didn't seem to be happy with our decision.
Tom'un o kararı şimdi vermesine gerek yok.Tom doesn't need to make that decision now.
Tom zaten işini bırakmaya karar verdi.Tom has already decided to quit his job.
Üniversitede Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French in college.
Tom kararını tekrar düşüneceğini söylüyor.Tom says he'll reconsider his decision.
Tom zaten onu yapmamaya karar verdi.Tom has already decided not to do that.
Tom'un çabucak kararını vermesi gerekiyor.Tom needs to make up his mind quickly.
Tom derhal karar vermek zorunda değil.Tom doesn't have to decide right now.
Tom'un şimdi buna karar vermesi gerekmiyor.Tom doesn't need to decide that now.
Neden Fransızca öğrenmeye karar verdin?Why did you decide to learn French?
Tom yeni bir araba satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy a new car.
Tom bugün karar vermek zorunda değil.Tom doesn't have to decide today.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark.
Bunu yapmaya karar verdim.I've made up my mind to do that.
Tom ne yapacağına karar vermesi gerekiyor.Tom needs to decide what to do.
O akıllıca bir karar olurdu.That would be a wise decision.
Tom'un bir karar vermesi gerekiyor.Tom needs to make a decision.
Hava kararmadan döneceğiz.We'll be back before dark.
Tom geri dönmeye karar verdi.Tom decided to turn back.
Tom'u aramaya karar verdim.I've decided to call Tom.
Ben Tom'u aramaya karar verdim.I decided to call Tom.
Neyin saldırgan olduğuna kim karar veriyor?Who gets to decide what's offensive?
Komitenin kararıyla ilgili bize henüz bir bilgilendirme yapılmadı.We haven't yet been informed of the committee's decision.
Kararımı vermekte sıkıntı yaşadım.I had trouble making up my mind.
Tom bir rahip olmaya karar verdi.Tom decided to become a monk.
Tom işten bir gün izin almaya karar verdi.Tom decided to take the day off.
Aşık olduğumu ona söylemeye karar verdim.I decided to tell him that I am in love.
Tom müzikte uzmanlaşmaya karar verdi.Tom has decided to major in music.
Tom ameliyat olmaya karar verdi.Tom has decided to have the surgery.
Tom bir günlük izin almaya karar verdi.Tom has decided to take the day off.
Tom buraya geldiğinde hava kararmıştı.Tom didn't get here until after dark.
Tom, ameliyat olmaya karar verdi.Tom has decided to have the operation.
Tom onu denemeye karar verdiğini söylüyor.Tom says he's decided to give it a try.
Tom ve Mary sonunda evlenmeye karar verdi.Tom and Mary have finally decided to get married.
Ne pahasına olursa olsun başarılı olmaya kararlı.He is determined to succeed at any price.
Büyük nehir, alüvyonla kararmıştı.The great river was dark with silt.
Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.I'm a determined, organized, and responsible person.
Tom şirketin yalnızca isim olarak başkanıdır. Tüm önemli kararları oğlu alır.Tom is the head of the company in name only. His son makes all the important decisions.