karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hava iyice kararıyor. Yakında yağmur yağabilir.It is getting darker. It may rain soon.
Hava kararıyor. Haydi eve gidelim.It is getting dark. Let's go home.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.Don't go out after it gets dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Hava karardıktan sonra gitmesen iyi olur.You had better not go after dark.
Hava karardıktan sonra yalnız yürümeyin.Don't walk alone after dark.
Onlar kötü havaya rağmen arabayla gitmeye karar verdiler.They made up their minds to go by car in spite of bad weather.
Biz nihai bir karar aldık.We've made a final decision.
Toplantıyı önümüzdeki pazara kadar ertelemeye karar verdik.We decided to put off the meeting until next Sunday.
Şimdi toplantı için yer hakkında karar vermek gerekli değil.It isn't necessary to make a decision now about where we'll meet.
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Sigarayı bırakma kararını taktir ediyorum.I applaud your decision to quit smoking.
Avrupa'ya gitmek yerine Amerika'ya gitmeye karar verdim.Instead of going to Europe, I decided to go to America.
Eğer hasta bilinçsiz ise, aile karar verebilir.If the patient is unconscious, the family can make the decision.
Ben tekrar bir köpek bulundurmamaya karar verdim.I've decided not to keep a dog again.
Madem ki yetişkinsin, ne yapacağına karar vermek senin görevin.Now that you are grown-up, it is up to you to decide what to do.
Henüz bir karara vardın mı?Have you arrived at a decision yet?
Henüz ne yapacağına karar verdin mi?Have you decided what to do yet?
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Yakında hava kararacak.It will be dark soon.
Karar hâlâ kararlaştırılmamış.The decision was still in the air.
Henüz karar vermedim ama uçmayı trenle gitmeye tercih ederim.I haven't decided yet, but I prefer flying to going by train.
Henüz karar vermedim ama gitmeden önce sana bildireceğim.I haven't decided yet, but I'll let you know by the time we leave.
Henüz karar vermedim.I haven't made up my mind yet.
Henüz karar vermedin mi?Haven't you decided yet?
Ben henüz karar vermedim.I haven't decided yet.
İlk olarak isim üzerinde karar vermek zorundayız.In the first place we have to decide on the name.
Önce ne yapılacağına karar vermeliyiz.We should determine what is to be done first.
Önce nereye gideceğimize birlikte karar verelim.Let's decide together where to go first.
Margaret ile evlenmeye karar verdim.I made up my mind to get married to Margaret.
Otele vardığımda hava kararmıştı.It was dark when I reached the hotel.
Ben, bildiği her şeyi avukata anlatmaya karar verdi.Ben decided to tell the lawyer everything he knew.
Perry Drake'den bilgi almaya karar verdi.Perry decided to gain information from Drake.
Hiromi korkmasına rağmen, bungee-jumpingi göze almaya karar verdi.Hiromi decided to risk bungee-jumping, even though he was scared.
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Açıkçası, bu karara tamamen katılmıyorum.Just for the record, I totally disagree with this decision.
Partiye katılıp katılmayacağıma henüz karar vermedim.I haven't decided yet whether I will attend the party.
Partiye gitmeye karar vermeme rağmen, bunu dört gözle beklemiyorum.Though I have decided to go to the party, I'm not looking forward to it.
Nancy kendisi için hiçbir şeye karar veremez.Nancy can't decide anything for herself.
O, ne pahasına olursa olsun işi bitirmeye kararlıydı.He was determined to finish the work at any cost.
Her durumda gelmek için kararımızı verdik.We made up our mind to come in any case.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Hangi işe başvuracağıma karar vermedim.I haven't decided which job to apply for.
Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.It was such a fine day that we decided to have a picnic.
Öyle güzel bir gündü ki piknik yapmaya karar verdik.It was such a nice day that we decided to have a picnic.
Öylesine soğuk bir gündü ki dışarı çıkmamaya karar verdik.It was such a cold day that we decided not to go out.
Gökyüzü aniden kararmaya başladı.The sky suddenly began to darken.
Ben hangi yolu seçeceğime karar veremedim.I could not decide which way to choose.
Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.Whichever highway you decide on, it will be crowded with cars and trucks.
Nerede dinleneceğimize karar vermedik.We haven't decided where to take a rest.
Henüz karar veremiyorum.I just can't make up my mind.
Bill'e bir mühendis olmasını karar verdiren nedir?What made Bill decide to be an engineer?
Lütfen son olarak kararını ver.Please make up your mind once and for all.
Sonunda, bir karara vardılar.At last, they came to a decision.
Ne zaman başlayacağımıza karar vermeliyiz.We must decide when to start.
Sonunda, John ve Sue elmayı ikiye bölmeye karar verdiler.At last, John and Sue decided to cut the apple into halves.
Sonunda babasının paylaştığı haberle annesine gitmeye karar verdi.He finally decided to go to his mother with the news his father had shared.

İlgili Sayfalar