Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.That was probably what influenced their decision.
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.It is up to you to decide whether we will go there or not.
Kararımı verdim.I made my decision.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.Life starts when you decide what you are expecting from it.
Kendin karar vermelisin.You must judge for yourself.
Hava kararmadan önce eve dönmen gerekir.You should return home before it gets dark.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Bana planını söylemezsen karar veremem.I can't decide unless you tell me your plan.
Fikrini benimsemeye karar verdik.We have decided to adopt your idea.
Senin kararın bir tartışmaya açık.Your decision is open to some debate.
Ben kararı tasvip etmiyorum.I don't approve your decision.
Sanırım sana katılabilirim ama henüz karar vermedim.I think I might join you, but I haven't decided yet.
Çabucak karar vermezsen, fırsat kaybedilecek.Unless you make a decision quickly, the opportunity will be lost.
Gökyüzü gittikçe karardı.The sky grew darker and darker.
Gökyüzü gittikçe karardı ve rüzgar gittikçe daha sert esti.The sky grew darker and darker, and the wind blew harder and harder.
Gökyüzü kararıyor.The sky is getting dark.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Tatil için nereye gideceğine karar verdin mi?Have you made up your mind where to go for the holidays?
Öğrenciler hükümetin kararına karşı protesto yapıyorlar.Students have been protesting against the government's decision.
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
Dışarıda hava kararıyor.It is getting dark outdoors.
Dışarda hava kararıyor.It is getting dark outside.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Ertesi sabah erken başlamayı kararlaştırdık.We agreed to start early the next morning.
Biz onun kararına güvenebiliriz.We can rely on his judgement.
Biz oyla karar verdik.We decided by vote.
Son kararı ona bıraktık.We left the final decision to him.
Kararlarımızda önyargılarımızdan etkilenmemeliyiz.We should not be influenced in our decisions by our prejudices.
Sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.We finally decided to give him over to the police.
Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Tatil planlarımız hâlâ kararlaştırılmadı.Our holiday plans are still in the air.
Bilim adamı olmaya kararlıyım.I am determined to be a scientist.
Ne söyleyeceğime kararsızım.I'm at a loss for what to say.
Ne yapacağına karar vermek size kalmış.It is up to you to decide what to do.
Ne yapılacağına gelince hiç kimse karar veremedi.Nobody could decide as to what to do.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
Karar verirken kendi motivasyonunu yansıt.Reflect on your own motives when making a decision.
Hiç yeni yıl kararları verdin mi?Did you make any New Year's resolutions?
Bulutlar kararıyor.The clouds are getting darker.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Sağnak yağmura rağmen, o dışarı çıkmaya karar verdi.In spite of the heavy rain, he decided to go out.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Doktor derhal ameliyata karar verdi.The doctor decided to operate at once.
Birinin ne zaman ölmesi gerektiğine bir doktorun karar vermesi doğru mu?Is it right for a doctor to decide when someone should die?
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Hemen başlama kararı aldık.We agree to start at once.
Komite henüz bir karara varmadı.The committee has not yet arrived at a decision.
Komite grevin iptaline karar verdi.The committee decided to call off the strike.
Hava kararmadan önce eve varmak istiyorsan, acele etsen iyi olur.You'd better hurry up if you want to get home before dark.
Hava kararmadan önce eve gel.Come home before it gets dark.
Hava kararmadan otele varmak istiyorum.I want to reach the hotel before it gets dark.
Bütün yapman gereken hava kararana kadar beklemek.All you have to do is wait until dark.
Hava kararıncaya kadar onu bekledim.I waited for her till it got dark.
Hava karardı ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It got dark, and what was worse, it began to rain.
Hava kararmadan önce köye ulaştım.I reached the village before dark.
Hava kararmadan önce gidilecek yere ulaşmak için otobüse bindim.I took the bus in order to reach the destination before it got dark.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Hava kararıyor. Eve gitsen iyi olur.It's getting dark. You'd better go home.