kararını ile cümle
kararını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ali ise kararını vermiştir Almanya’ya gidecektir.以此為契機,玉井終於下定前往德國的決心。
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devir kararını haksız buldu.本案歐洲人權法院直接裁定不受理,而根本沒有實質審理該案。
Aldıkları Türkiye'ye göç kararını Pakistan'daki Türkiye Büyükelçiliği'ne ileterek yardım talebinde bulunurlar.为解决这个问题,团体头领提议以移民身份前往土耳其,并向土耳其驻巴基斯坦大使馆提出协助请求。
Aynı gün Parlamento seçimlerin Mart 1994'te yapılacağı kararını alır.同一日,人民代表大会宣布将于1994年3月进行议会及总统选举。
Bane kararını verdi.브루나이는 기권했다.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.8월 30일 연구진은 문제의 원인을 결정했습니다.
416–420: Yezdigirt'in eski kararını feshetmesi ve Hıristiyanların zulme uğraması.416–420: 야즈데게르드 초기의 명령을 뒤엎고 기독교 박해하다.
Bunları düşünerek zaman kaybetmeden ayrılma kararını verdim, kararımdan da mutluyum." demiştir.나는 당신정도로 수완가가 아니라서 충분히 시간을 들인 다음에야 판단을 하기 때문에 뒤에 후회하는 일이 적다.」고 지적했다.
Endonezya, FIFA'nın İsrail'le tarafsız sahada oynamaları yönündeki kararını reddettiği için çekildi.אינדונזיה פרשה לאחר שפיפ"א דחתה את בקשתה לשחק מול ישראל במיקום נייטרלי.
Mahkeme kararını açıkladığında salonda arbede çıktı.כולנו היינו בחצר כאשר נעשתה ההכרזה.
Tutuklandı, fakat kitabın beraat kararını kanıtlayarak serbest bırakıldı.הוא נעצר, אך שוחרר משהתגלתה זהותו.
Doug’un bekarlığa veda patisindeki gibi olaylar olmasın diye bekarlığa veda partisi yapılmaması kararını alır.דודה ג'ודית מכינה ארוחה מדומה לחג ההודיה, כדי להבטיח שכלום לא ישתבש.
Kararını değiştirmek ister.שינה את דעתו.
26 Şubat - İstanbul Belediyesi, evlerdeki kafeslerin kaldırılması kararını aldı.26 באוגוסט – מתקבלת החלטה של הסובייט העליון על כך שניתן לבנות בתים פרטיים באופן עצמאי.
Eveline – Genç bir kadın, bir denizciyle İrlanda'dan kaçma kararını değerlendirir.Евелин – Млада жена се чуди дали да напусне Ирландия с един моряк.
27 Ağustos Raw bölümünde Triple H, emekli olmayı düşündüğünü ama henüz kesin kararını vermediğini söyledi.В RAW на 27 август, Трите Х щеше да говори за евентуалното си напускане, но не взе твърдо решение.
416–420: Yezdigirt'in eski kararını feshetmesi ve Hıristiyanların zulme uğraması.416 – 420: Преследване на сасанидските християни след като Яздегерд отменя своята по-ранна заповед.
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Населението реши да направи нова църква.
2002 yılında, Belarus Anayasa Mahkemesi izin pullarının anayasal olmadığı kararını belirtmiştir.Naime, 2002. godine bjeloruski Ustavni sud je u svojoj odluci proglasio te žigove neustavnim.
Ancak Teutberga Dazlak Karl’a sığındı ve Papa I. Nikolas kilise meclisinin kararını bozdu.No, supruga mu je pobjegla kod Karla Ćelavog, a onda je papa Nikola I. još poništio odluku crkvenog sinoda.
Angloamerikan sisteminde jüri kararını vermek üzere mahkeme salonundan çekilir.V anglo-americkom súdnictve ich úlohu preberá porota.
Kararını değiştirmek ister.A tak radšej zmenil svoje rozhodnutie.
Erişim tarihi: 3 Temmuz 2011. ^ "Bağımsızlar kararını açıkladı".Jeho posledný prípitok na onen 4. júl znel: ´Navždy nezávislosť!´ (Independence Forever!).
Ayrılmalarının kararını Rabin imzaladı.Biskupi cisárovo rozhodnutie odsúhlasili.
Genç bununla barışmayıp intikam alma kararını alır.Odchádza, a s ním sa nesie prísaha pomsty.
Yüksek mahkeme de devlet başkanının kararını onayladı.Generálny súdny dvor volil i guvernéra.
Kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi.Odločil se je zapustiti te grozne kraje.
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Po oprostilni sodbi je sledila pritožba proti Patricku Headu in Adrianu Neweyu.
10 Temmuz 2012 tarihinde Yüksek Anayasa Mahkemesi, Başkan'ın kararını geçersiz saydı.Na zasedanju 10. julija istega leta je bila ustava izpopolnjena in zgornja zbornica je bila ukinjena.
İsa'nın ikinci gelişini ve Tanrı'nın insanlığa son ve nihai kararını tasvir eder.Freska upodablja drugi prihod Kristusa in njegovo Sodbo duš.
Artık kararını vermişti; hayatı aşkla dans etmekten ibaret olacaktı.Takrat je odkrila svojo ljubezen do igranja.
Kendisi de rahip olmak ister ve kararını vermek üzere inzivaya çekilir.Savo pasiryžimo neužmiršo ir tapęs kunigu.
Birleşmiş Milletler 1949'da Libya'nın bağımsız bir ülke olması gerektiği kararını aldı.1949 m. Jungtinių Tautų Generalinės Asamblėjos sprendimu Libija iki 1952 m. turėjo tapti nepriklausoma.
Ardından 6 Aralık 1917 tarihinde Finlandiya Parlamentosu bağımsızlık kararını onayladı.1917 m. gruodžio 6 d. susirinkęs Suomijos parlamentas priėmė Nepriklausomybės deklaraciją.
Tutuklandı, fakat kitabın beraat kararını kanıtlayarak serbest bırakıldı.Buvo areštuotas, bet teisėjas pasirūpino, kad būtų paleistas.
Kararını değiştirmek ister.Jie siekė pakeisti padėtį.
Mahkemenin kararını önce savcı, arkasından da sanıklar temyiz etmiştir.Nii süüdistaja kui ka kaitsja kaebasid kohtuotsuse edasi.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.2.Rada ministrov dáva povolenie na začatie rokovaní, prijíma vyjednávaciesmernice auzatvára dohody.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.7.Consiliul de Miniştri, la propunerea negociatorului, adoptăo decizieeuropeanăprivind încheierea acordului.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.7.O Conselho de Ministros, sob proposta do negociador, adopta uma decisãoeuropeia de celebração do acordo.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.Az Unió és a tagállamok fejlesztési együttműködési politikái kiegészítik és erősítik egymást.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.Europaparlamentet skall omedelbart och fullständigt informeras i alla ske- den av förfarandet.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.Ministerineuvosto tekee neuvottelijan ehdotuksesta eurooppapäätöksen sopimuksen tekemisestä.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.A Bíróság határozatát zártülésen hozza meg.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Curtea de Justiţiedelibereazăcu uşile închise.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Domstolen træffer afgørelsefor lukkede døre.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.POLÍTICAS E ACÇÕES INTERNAS
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Trybunał Sprawiedliwości orzeka z wyłączeniem jawności.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Unionin tuomioistuin ratkaisee asian suljetuin ovin.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.A dali jej do vězení, až by jim bylo oznámeno, co s ním Bůh káže učiniti.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Bo miłościwy rok jest, święty wam będzie; co się na polu przedtem zrodziło, to jeść będziecie.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Dali ho pod stráž, aby im bolo oznámené od Hospodina, čo mu urobiť.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.dan menahan dia sambil menunggu keputusan TUHAN mengenai apa yang harus mereka lakukan terhadapnya
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De jongeman werd gevangen gezet in afwachting van Gods beslissing over hem.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De satte ham fast, forat de kunde få avgjørelse ved et ord fra Herren.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.És õrizet alá veték azt, míg kijelentést nyernének az Úr akarata felõl.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.In ga denejo v zapor, dokler ne prejmejo odgovora, kaj veli GOSPOD.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Ja he panivat hänet vankeuteen, kunnes heille ilmoitettaisiin Herran vastaus.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.그들이 그를 가두고 여호와의 명령을 기다리더니
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.L-au aruncat în temniţă, pînă va spune Moise ce va porunci Domnul.