kararını ile cümle

kararını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Lo misero sotto sorveglianza, finché fosse deciso che cosa fare per ordine del Signore
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít , con_gái của Ðiệp - ri , thuộc về chi_phái Ðan .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít, con gái của Ðiệp-ri, thuộc về chi phái Ðan.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Och de satte honom i förvar, för att de skulle få hans dom bestämd efter HERRENS befallning.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Og de satte ham i Varetægt for at få en Kendelse af HERRENs Mund.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.On le mit en prison, jusqu`à ce que Moïse eût déclaré ce que l`Éternel ordonnerait.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Puseram-no, pois, em detenção, até que se lhes fizesse declaração pela boca do Senhor.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.und legten ihn gefangen, bis ihnen klare Antwort würde durch den Mund des HERRN.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Y lo pusieron bajo custodia, hasta que fuesen recibidas instrucciones exactas de parte de Jehovah
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Και εβαλον αυτον εις φυλακην, εωσου φανερωθη εις αυτους η θελησις του Κυριου.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.и посадили его под стражу, доколе не будет объявлена им воля Господня.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.И туриха го под стража, догде им се обяви от Господа, какво да му сторят .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.ויניחהו במשמר לפרש להם על פי יהוה׃
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.فوضعوه في المحرس ليعلن لهم عن فم الرب
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監 裡 、 要 得 耶 和 華 所 指 示 的 話
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監裡 、 要 得 耶和華 所 指示 的話
Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladıktan sadece bir gün sonra tekrar itirz etti.Le procureur fit appel de l'acquittement, le lendemain même de la décision de la 12e Cour d'Appel.
Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladıktan sadece bir gün sonra tekrar itirz etti.Y el 24 de enero de 2013, el tribunal dictó una sentencia a cadena perpetua para Pinar Selek.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.A számtalan kritika hatására a kormány úgy döntött, hogy visszavonja az indiai filmek tilalmának feloldását.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.Из-за большого потока критики, правительство решило отменить решение по снятию запрета на индийское кино.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.نظراً للانتقادات الشديدة تراجعت الحكومة عن قرارها برفع الحظر عن استيراد الأفلام الهندية.
Al itiraf etmişti ve kararını değiştirmeyecek.Ал зізнається, тож Біл зараз у стані 4 зізнається.
Al'ın açısından baktığımızda, eğer durum I'deyse, kararını değiştirerek daha iyi bir sonuç elde edebilir mi?Zůstáváme v tomto rohu, předpokládáme, že Bill se přiznává.
Ama buradaki şirket, 10 tane hisseye sahip olma kararını almış.A něco z toho umažu. ... Takže když v tomhle příkladu...smažu toho ještě víc. ...
Ama buradaki şirket, 10 tane hisseye sahip olma kararını almış.Así que en este ejemplo, es importante escribir el número de acciones que tienes.
Ama buradaki şirket, 10 tane hisseye sahip olma kararını almış.E vamos apagar um pouco isso. Então, se neste exemplo - deixe-me realmente apagar mais.
Ama buradaki şirket, 10 tane hisseye sahip olma kararını almış.ここに1から10まで書きます。 これが10株です。
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Jeśli jednak umrze, zanim się zdecydujesz, nie będę mógł nic zrobić.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Jos hän kuolee ennen kuin päätät- -minä en voi auttaa.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Ma se lei muore prima che tu prenda la tua decisione, non potrò più fare nulla.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Mas se ela morrer antes de tomares uma decisão, não haverá nada que eu possa fazer.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Men hvis hun dør, før du bestemmer dig, - - er der ikke noget, jeg kan gøre.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Men om hon dör innan du bestämmer dig- -finns det inget jag kan göra.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Pero si muere antes de que te decidas no habrá nada que pueda hacer.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Αλλά αν πεθάνει πριν πάρεις απόφαση, τότε δεν θα μπορώ να κάνω τίποτα.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Но если она умрёт до того, как ты примешь решение, то я ничего не смогу сделать.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Aber Dinge verliefen nicht reibungslos, als sie ihrer Mutter ihre Entscheidung mitteilte.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Ale neproběhlo to úplně hladce.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Pero las cosas no fueron fáciles cuando Mehri le comunicó a su madre su decisión.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Τα πράγματα όμως δεν εξελίχτηκαν και τόσο ομαλά, όταν η Mehri είπε την απόφασή της στη μητέρα της.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Мать Мехри очень огорчилась, впервые услышав о решении дочери.
Anlıyorum. Kararını verdin o zamanYa veo, Ya ha tomado su decisión entonces.
Anlıyorum. Kararını verdin o zaman>どういう意味?
Avrupa Parlamentosu 5 Temmuz’da kararını açıkla-Le Parlement européen a rendu son avis le 5 juillet, un avis qui sou-
Avrupa Parlamentosu 5 Temmuz’da kararını açıkla-Návrh Komise nyní prošel první fází spolurozhodovacího procesu.
Avrupa Parlamentosu 5 Temmuz’da kararını açıkla-Navrhnuté Odporúčanie podporil, ale požiadal o určité zmeny a dodatky.
Bakanlar Konseyi,Komite’nin bileşimini belirleyen bir Avrupa kararınıoybirliğiyle kabul eder.A composição do Comité é determinada por decisão europeia do Conselho de Ministros, adoptada por unanimidade.
Bakanlar Konseyi,Komite’nin bileşimini belirleyen bir Avrupa kararınıoybirliğiyle kabul eder.Členovia výboru sú vymenovaní na funkčné obdobie piatich rokov. Ich funkčné obdobieje obnoviteľné.
Bakanlar Konseyi,Komite’nin bileşimini belirleyen bir Avrupa kararınıoybirliğiyle kabul eder.Jego mandat jest odnawialny.
Bakanlar Konseyi,Komite’nin bileşimini belirleyen bir Avrupa kararınıoybirliğiyle kabul eder.PROJET DETRAITÉ ÉTABLISSANT UNECONSTITUTION POURL’EUROPE
Başkan kendisi, kendi kapasitesi gibi işverenin kararını bir pahasına rahat hatalar yapalım çalışan.회장 자신, 그의 능력에서와 같이 고용주는 그의 판단이의 희생 캐주얼 실수를하게 수 직원.
Başkan kendisi, kendi kapasitesi gibi işverenin kararını bir pahasına rahat hatalar yapalım çalışan.יו"ר עצמו, בתוקף תפקידו המעביד רשאי לתת פסק דין שלו לעשות טעויות מזדמנים על חשבון העובד.
Başkan kendisi, kendi kapasitesi gibi işverenin kararını bir pahasına rahat hatalar yapalım çalışan.رئيس نفسه ، الذي بصفته يجوز لصاحب العمل السماح حكمه يخطئ عارضة على حساب أحد موظف.
Başkan kendisi, kendi kapasitesi gibi işverenin kararını bir pahasına rahat hatalar yapalım çalışan.雇用主は彼の判断は、犠牲にしてカジュアルなミスを犯すことを許すことができる 従業員。 また、十分に知っている外にある巡回セールスマン
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.A istotne vykoná i to, čo ustanovil o mne. A podobných vecí je mnoho pri ňom.
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.A vykoná uložení své o mně; nebo takových příkladů mnoho jest při něm.
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.Bizony végbe viszi, a mi felõlem elrendeltetett, és ilyen még sok van õ nála.
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.Bo on wykona, co postanowił o mnie, a takowych przykładów dosyć jest u niego.
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.Ciertamente él completará lo que ha determinado acerca de mí, y tiene en mente muchas cosas semejantes
Benimle ilgili kararını yerine getirir, Daha nice tasarısı vardır.Compie, certo, il mio destino e di simili piani ne ha molti

İlgili Sayfalar