Ana içeriğe geç
Sözlük

kararı ile cümle

kararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kararını yeniden düşünmeni öneririm.I suggest you reconsider your decision.
Bu konudaki kararımı mı sorguluyorsun?Are you questioning my judgment on this matter?
Benim kararımı sorguluyor musun?Are you questioning my decision?
Tom müzik eğitimi almak için Boston'a gitme kararı aldı.Tom decided to go to Boston to study music.
Tom kendisine doğru kararı verdiğini anlattı.Tom told himself that he had made the right decision.
Kararımı söylediğine bağlı olarak verdim.I made my decision based on what you said.
Tom Fransızca öğrenmeye başlama kararı verdi.Tom has decided to start studying French.
Kalmak Tom'un kararıydı.It was Tom's decision to stay.
Bu kararı vermeden önce düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we must think it over before making this decision.
Sadece kararını vermek zorundasın.You only have to make your decision.
Biz kararımızı verdik.We've made our decision.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Hava kararıncaya kadar bekleyeceğiz.We'll wait until it's dark.
Biz kararımızı değiştirdik.We changed our minds.
Kararını yeniden düşünmek isteyebilirsin.You might want to reconsider your decision.
Tom'un alınacak çok önemli bir kararı vardı.Tom had a very important decision to make.
Kış aylarında günler kısalır ve hava daha erken kararır.In winter, the days become shorter and it gets darker earlier.
Sen zaten kararını verdin, değil mi?You've already made your decision, haven't you?
Bu senin kararın, Tom.It's your decision, Tom.
Henüz kararını verme.Don't make up your mind just yet.
Bugün o kararı vermek zorunda mıyız?Do we have to make that decision today?
Tom kararını verdi.Tom has made up his mind.
Tom Avustralya'ya gitmek için kararını verdi.Tom has made up his mind to go to Australia.
Herkes benim kararıma katıldı.Everyone agreed with my decision.
Tom o evi almak için kararını verdi.Tom has made up his mind to buy that car.
Soru kararı kimin vereceğidir.The question is who's going to make the decision.
Kararım kesindir.My decision is final.
Tom'un yapmak için zor bir kararı var.Tom has a tough decision to make.
Tom doğru kararı verip vermediğinden emin değil.Tom isn't sure whether he made the right decision or not.
O, benim değil senin kararın.That's your conclusion, not mine.
Tom kararından pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted his decision.
Tom kendi kararını vermek zorunda.Tom has to make up his own mind.
Tom doğru kararı verdi.Tom made the right decision.
Tom sonunda doğru kararı verdi.Tom made the right decision after all.
Bu Tom'un kararı değil.It's not Tom's decision.
Tom'un verecek zor bir kararı var.Tom has a difficult decision to make.
Verecek başka bir kararımız daha var.We have another decision to make.
Onun kararı benim için.That's for me to decide.
Kendi kararını ver.Make your own decision.
Verdiğin herhangi bir kararı destekleyeceğiz.We'll support any decision you make.
Kararımı değiştirmiyorum.I'm not changing my vote.
Tom sigarayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit smoking.
Bu Tom'un kararı.That's Tom's call.
Senin kararını duymak isterim.I'd like to hear your decision.
Ben senin kararın için bekliyorum.I'm waiting for your decision.
Senin kararını bekliyorum.I await your decision.
Tom o kararı vermek için her hakka sahip.Tom had every right to make that decision.
Bunun benim kararım olmasını istiyorum.I need it to be my decision.
En iyi kararını kullan.Use your best judgment.
Senin kararına hep güvendim.I've always trusted your judgment.
Ben bu kararı kolay bir biçimde vermedim.I didn't make this decision lightly.
Tom kendi kararını verecek kadar yaşlı.Tom is old enough to make up his own mind.
Tom kendi kararını vermek için yeterince yaşlı.Tom is old enough to make up his own mind.
Tom burada çalışmayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit working here.
Gitmek için kararımı verdim.I've made up my mind to leave.
Mahkeme kararı evde.The verdict is in.
Biz onun kararını hoş karşıladık.We welcomed her decision.
Her kararı birlikte alırız.We make every decision together.
Neden bu kararı veren kişi ben olmak zorundayım?Why do I have to be the one who makes this decision?
Doğru kararı verdiğimizi umuyorum.I hope we've made the right decision.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod