Diğer beyler de bu kararı kabul ederler.他のグループはそれを考慮する。
Üç adanın Amerikan doları kullanması kararı Kasım 2008'de alındı.アメリカ・ドルの導入は2008年11月に決まった。
34 sanık için beraat kararı verildi.うち、起訴されたのは34名。
Daha sonra ise ANAP'a geçme kararı aldı.その後は燃料補給のためダンツィヒへ向かう予定であった。
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.これを解決するため、再び公会議が行われた。
Her bir görev için ihtiyaç duyulacak kuvvet yapısı ve organizasyon üye ülkelerin ortak kararı ile belirlenir.各任務のために必要な部隊と機関は参加国によって一般合意される。
Kararımı bugün verdim.今はその決心が付きました。
Ardından 6 Aralık 1917 tarihinde Finlandiya Parlamentosu bağımsızlık kararını onayladı.1917年12月6日、フィンランド議会はフィンランド独立宣言を採択した。
Görüşmelerin sonunda serbest seçimlerin yapılması kararı alınır.午後は自由選択科目を選択できる。
Gerektiğinde ölçüler yönetim kurulu kararı ile değiştirilebilmektedir.協議団の決定も、局長権限で変更することが出来る。
Nihai kararını veriyor; " Hayır.決め台詞は「まいうー」。
Burada sadece üç karşılaşmada oynatılmasının ardından takımdan ayrılma karari aldı.しかし、彼はわずか3試合後にチームを離れることになった。
Türkiye ayrıca NATO'yu acil olarak toplanmaya çağırmış, toplantıda ise Türkiye'ye destek kararı çıkmıştır.彼はトルコを亡命先に選び、トルコは彼の亡命を受け入れた。
23 Eylül'de toplanan Birleşik Krallık Bakanlar Kurulu, Doğu Trakya'yı Türkiye'ye terk etme kararı verdi.9月23日、イギリスは閣議で東トラキアをトルコに譲ることを決定した。
26 Mayıs'ta İngiliz birlikleri anavatana dönme kararı aldı.5月26日、イギリス軍は港へ撤退した。
Ertuğrul'un obadan ayrılma kararı ile Gündoğdu'nun yanında durmuştur.クルーゼ隊配属当時はアスランと不仲であった。
1963'te hakem heyeti kararıyla başpehlivanlığa yükseldi.1963年に最高裁で死刑が確定した。
Ancak 12 Ocak 1965 Baksan bölgesinin Yüksek Sovyeti Başkanlık Kurulu Kararı ile yeniden kuruldu.1965年1月26日、ソビエト連邦最高会議幹部会により制定された。
Asil Nadir hakkında çıkarılan yakalama kararı ile 17 Aralık 1990 tarihinde tutuklandı.常に敬服の対象だった母が、1997年8月17日に亡くなった。
Onlara yardım etme kararı aldı.がサポートをすることが決まった。
Bu kararın ardından Türk Telekom, YouTube'a erişimi engelledi.この決定を受けトルコの通信サービス最大手、トルコ・テレコムはすぐにYouTubeへのアクセスを規制した。
Jüri, karara vardıktan sonra duruşma salonuna döner ve kararı açıklar.陪審団が席に戻り、評決を発表する。
Saruman’ın tavsiyesiyle Ak Divan, Dol Guldur’a saldırmama kararı aldı.ガンダルフの進言をサルマンは受け入れてドル・グルドゥアを攻めることを決定した。
Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar.そして屋敷をうろつき、母親の椅子に座り、母親の声でしゃべった。
Clive'ın bu kararı hayatını değiştirecektir.クラウドは経済を変えるのか?
Verilen bu ikinci kararı da Askerî Yargıtay eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozdu.残りの2人については、医師の診断書を提出した正当な欠席であるため処分はされなかった。
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.スネーフリートはオランダ本国を離れ、植民地オランダ領東インドに行くことを決めた。
Babasının üzerinde bir seyahat yasağı ve varlıklarını dondurma kararı verilmişti.EU域内の資産凍結と渡航禁止の措置を受けた。
Ertesi yıl, ABD Yüksek Mahkemesi, alt mahkeme kararının temyizini duymayı reddetti.一年後アメリカ合衆国最高裁判所は、この判決に同意した。
Ayrıca mahkeme, kitabın toplanmasına gerek olmadığı kararına varmıştır.裁判所は受信料を払う必要はないと判決を下した。
Türkmenler seçimlere katılmama kararı aldılar.しかし、島人は留まることを選んだ。
1991 - Alman Parlamentosu, ülkenin başkentini Bonn'dan tekrar Berlin'e taşıma kararı aldı.1991年 - ドイツ連邦議会が、首都をボンからベルリンに戻すことを決定。
Güneş batıp etraf kararır.太陽、太陰なり。
Fransa'da hükümet kararıyla haftalık çalışma saati 35 saatle sınırlandırılmıştır.一週間の労働時間は政府によって40時間に制限されている。
Ben-Gurion 14 Mayıs 1948'de İsrail Devleti'nin kurulma kararının 6 ya karşı 4 oyla kabul edilmesini sağladı.ベン=グリオンは1948年5月14日、イスラエル国家の設立を宣言した。
Haklarında tutuklama kararı verilen kişilerden hiçbiri henüz yakalanamamıştır.現在に至るも彼を殺害した犯人は逮捕されていない。
Amerikan yasalarına göre jürinin kararı (suçlu ya da suçsuz) oybirliği ile alınmalıdır.陪審制のあるアメリカ合衆国では、有罪か無罪かを、陪審員が決定する。
(İngilizce) (Fransızca) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 186 sayılı kararı (tam metin)(→国連安保理決議1776)。
Ayrıca ailesinin özellikle de karısının bu kararı hakkında ne düşündüğünü sorar.両親も彼女に期待しているらしく本人もその期待に答えたいと考えている。
Asya'da mı yoksa Avrupa'da mı olduğu tartışma konusu olan Bakü'de, Ali Han'ın kararı “Asyalı” olmaktır.『Asian』(アジア人)や『Asia』(アジア)という語をめぐる解釈でヨーロッパ諸言語には混乱が生じている。
Mordor'a gitme kararı almışlardır.モルドにとどめをさした。
Seyirci kararına göre kazanan takım belirlendi.そして審査員の採点によって勝利チームが決まった。
2008 Ocak'ta genel seçimlere gidilmesi kararı alınmıştır.1998年の総選挙で圧勝する。
Ayrılmalarının kararını Rabin imzaladı.解散詔書を閣議決定。
Güney hakkında 27 Ocak 2003'te gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.6月27日に東京地方裁判所から破産手続開始決定を受けた。
Ceza ve Fuchs, 2009'un başında tekrar bir araya gelme kararı almıştır.福島和可菜 2009年春初出場。
1855'e kadar kentteki Yahudilerin sayısı 700'ü buldu ve aynı yılın sonunda sinagogu inşa etme kararı verildi.1800年には75人のユダヤ人が暮らしており、1805年にシナゴーグが建設された。
Savaş'ın kulüpteki geleceği ilgili kararı yine teknik ekibimiz verecek."将来は航空関係の技術士官に向ける道もあろう」と言った。
Bu gelişmelerin sonucunda Haim 2012 yılında tam zamanlı profesyonel bir grup olarak devam etme kararı aldı.2012年オフ、新卒の橋本竜馬がプロ契約を結び、チームとしては久々のプロ選手となった。
Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesinin de bu yönde bir kararı bulunmamaktadır.ニュルンベルク国際軍事裁判、最終判決。
Rick, Hershel'in kararını yeniden gözden geçirmesi hususunda Hershell'e yalvarır.ケンシロウがユリアにふさわしい男かどうかを見極めるため、あの手この手でケンシロウの怒りを誘う。
Bu kararın ardından Beşiktaş, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) başvurmuştur.その後、スーダンがCAS(スポーツ仲裁裁判所)に控訴。
1964'te PepsiCo ile birleşme kararı alındı.1964年にはクストシヤと合併した。
Sandıkta sonuç olarak 'evet' kararı çıktı.そのために『まあだだよ』への出演が決まった。
3. Perde: Hava kararır, yağmur başlar.途中、雷鳴が轟き、雨が降り出してくる。
9 Haziran 2015 tarihinde mahkeme kararıyla kapatılmıştır.完全な判決は2010年7月9日に下された。
Nuh dedi: “Allah’ın merhamet ettiği dışında hiç kimse için Allah’ın kararından kurtaracak yoktur.”故孟子云:“虽有恶人斋戒沐浴,则可以事上帝。
Maalesef, bu kararı onun çöküşüne neden oldu.不幸地,這一決定卻令他垮台。
Ancak Lynch bu kararı umursamadı ve finansal kayıtlarını mahkemeye bildirmesi için gelen celbi yanıtlamadı.然而Lynch无视了这场诉讼,并没有回应关于她财政记录的传票。
(İngilizce) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararı (tam metin)参见欧盟条约第355条(1)款。