Ana içeriğe geç
Sözlük

kararı ile cümle

kararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onların kararı bizim kararımızdır.Mutta se on teidän valintanne.
2015 - Amerika'da eşcinsel evlilik mahkeme kararıyla yasal kabul edildi.2015 – Yhdysvaltain korkein oikeus asetti tasa-arvoisen avioliiton lailliseksi kaikissa 50 osavaltiossa.
Walter ve Skyler boşanma kararı almışlardır.George ja Callie päättävät ottaa avioeron.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Tarkka lähde tulossa lähiaikoina.
1991 - Alman Parlamentosu, ülkenin başkentini Bonn'dan tekrar Berlin'e taşıma kararı aldı.1991 – Saksan parlamentti päätti siirtää pääkaupungin Bonnista Berliiniin.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Asiaa selvittämään asetettiin uusi komitea.
Eski aşıklar, birbirlerini görünce tekrar bir araya gelme kararı alırlar.Pipsa lupaa, että he tapaavat vielä toisensa.
Beşiktaş, CAS'a itiraz etmiş, fakat CAS da aynı kararı vermiştir.Tšernova valitti CAS:n päätöksestä, mutta CAS hylkäsi valituksen.
Bu kararını bir faks mesajındaki iki kelime ile duyurdu: "I'm Back" (Geri döndüm).Paluustaan Jordan ilmoitti lehdistötilaisuudessa kahdella sanalla: "I'm back."
France, 2000 yılında Paris Yüksek Mahkemesi tarafından kararı verilmiş bir Fransız davasıdır.Georgia) on Yhdysvaltain korkeimman oikeuden vuonna 1972 antama päätös.
Kararımız karardır, sefere çıkacağız.Juotuamme sen taasen – lähdettiin.
Bu eyalet, İran Meclisi'nin 23 Haziran 2010 tarihli kararıyla, Tahran Eyaleti'nin ikiye bölünmesiyle kuruldu.Se muodostettiin 23. kesäkuuta 2010 parlamentin päätöksellä osasta Teheranin provinssia.
1950 - Amerika Birleşik Devletleri, Kore Savaşı'na asker yollama kararı aldı.1950 – Korean sota: Yhdysvallat päätti lähettää joukkoja taistelemaan Korean sodassa.
Yargıtay kararıyla daha sonra mahkûmiyet süresi 11 yıla indirildi.Valituksen jälkeen tuomiota korotettiin yhteentoista vuoteen.
Bu ilk zaferden sonra silahlı direniş kararı alındı.Sopivalla hetkellä he aloittivat aseellisen vastarinnan.
Onlara yardım etme kararı aldı.Hän halusi auttaa heitä.
Konsil kararına göre iki konsil de çekilecek ve konsil yeni bir papa seçecektir.Kokous päätti erottaa molemmat paavit, ja tilalle valittiin uusi paavi.
Hamas Türkiye’nin kararını övdü .Turkki on antanut Hamasia tukevia lausuntoja.
Bunun üzerine Alman Genelkurmayı İtalya'ya yardım etme kararı aldı.Italia joutui tämän seurauksena pyytämään Saksalta apua.
9 Haziran 2015 tarihinde mahkeme kararıyla kapatılmıştır.Oikeudenkäynti saatiin päätökseen 9.5.2011.
Daha sonraki yıl Bofors 40mm topunu kullanma kararı aldılar.Seuraavana päivänä, 28. heinäkuuta, Bengtskäriin tuotiin 40 mm:n Bofors-tykki.
Bu kararı takiben, her iki ülke arasında yeniden diplomatik ilişkiler kurulmuştur.Maat solmivat diplomaattiset suhteet uudelleen.
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.Hän vetäytyi pian sen jälkeen eläkkeelle.
Çünkü ürünün uygunluk kararı organizasyonun en alt seviyelerinde verilir.Maan­viljelykseen soveltuu parhaiten saaren keskiosa.
Nisan ayında ise TBMM seçimleri 5 Haziran günü yenileme kararı aldı.Kyselyn mukana puolet vastusti kesäkuussa Obaman politiikkaa.
Sonunda Jakobenleri destekleme kararı aldı.Siniset saavat viimeinkin päätösvallan.
Ateşkes kararınca hem İsrail, hem de Hizbullah saldırılarını durdurmuştur.Ehdotus epäonnistui, kun sekä Yhdysvallat että Israel hylkäsivät sen.
Chard bölgede kalıp karakolu savunma kararı alır.Samaan aikaan Heather pääsee poliisiasemalle kuulusteluihin turvaan.
Ancak havada oksitlenerek kararır.Sanat vain riippuvat ilmassa irrallaan.
İngiliz hakem yine aynı şekilde tereddütsüz bir penaltı kararı verdi.Hovioikeus piti Kärkkäisen tuomion ennallaan.
Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.Osapuolet keskustelivat strategisten aseiden supistamisesta puoleen.
Ve de artık bitirme zamanın geldiği kararına vardılar.Silloin tosin tiesin että aikamme alkaa olla ohi.
Yaklaşık 10 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılan Peker, kararı temyiz etti.Pisimmän tuomion, 10 vuotta kuritushuonetta, sai Ryti.
Fakat hafifletici nedenler dolaysıyla idam kararı hapis cezasına çevrildi.Voimakkaiden vastalauseiden johdosta tuomio kuitenkin muutettiin vankeudeksi.
Balçova Yaşamspor yönetimi küme düştükten sonra Liglerden çekilme kararı almış.Vankilassa ollessaan Bracanto päätti lopettaa päihteiden käytön.
Gerekçeli kararını ise Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme’ye dayandırdı.Tämän katsottiin olevan YK:n naisten syrjinnän poistamista koskevan yleissopimuksen vastaista.
12.05.2015 tarihi itibarıyla hakkında mahkeme iflas kararı vermiştir.Väärät sanat rankaisivat 12/2015.
Suriyeli ve Lübnanlı temsilciler ortak bir strateji izleme kararı verdiler.Malesia ja Thaimaa ovat päättäneet yhdessä kehittää kiisteltyä aluetta.
İTÜ'de üç günlük boykot kararı alındı.Bottakselle tuomittiin lopulta kolmen lähtöruudun rangaistus.
1990 - Doğu Almanya ve Batı Almanya ekonomilerini birleştirme kararı aldı.Itä- ja Länsi-Saksan yhdistymistä vuonna 1990 käsitellään artikkelissa Saksan jälleenyhdistyminen.
Türkmenler seçimlere katılmama kararı aldılar.Tämän johdosta turkmeenipäälliköt päättivät pitää kokouksen.
Stalingrad'ı ele geçirme kararı ise cephe hattını daha da uzattı.Se mursi Stalin-linjan ja ylitti Väinäjoen.
Kendi kararıdır.)(Omakustanne.)
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.Välimeren maista Kreikka liittyi jäseneksi vuonna 1981 ja Espanja sekä Portugali vuonna 1986.
İsrail kararı kategorik olarak reddetti.Israel kuitenkin kielsi sen ehdottomasti.
"Benim Kararım".Päätä itse."
Turne sonrası artık rock müziği bırakıp daha elektronik bir müzikle yola devam etme kararı aldılar.Myöhemmin hän ryhtyi soittamaan rock-yhtyeessä rumpuja ennen siirtymistään elektroniseen musiikkiin.
2016'da Iron Maiden sonrası ilk grubu olan Lionheart yeniden bir araya gelme kararı aldı.Alkuvuodesta 2016 Ronnie Starrin alkuperäiset jäsenet ovat pitäneet taas tiivisti yhteyttä...
Mahkemenin kararına göre: "...Vanki vastaa: ”Hyvä on.
Sonraki sezona da bu takımla devam etme kararı aldı.Hän teki kauden jälkeen jatkosopimuksen joukkueen kanssa.
Bundan sonra birlikte katili araştırma kararı alırlar.Niinpä he alkavat keskenään selvittää murhaajaa.
Olaylar böyle gelişirken, yönetim olağanüstü kongre kararı aldı.Perustuslain mukaisesti tämänkaltainen asia siirtyi liittopresidentin päätettäväksi.
15 Ağustos 2008 tarihinde Gürcistan meclisi, Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan ayrılma kararını onayladı.Kuitenkin 25.3.2008 Kiteen kaupunginvaltuusto päätti luopua liitosaikeista.
Kararı temyize götürme niyetini dile getirmişti.Yhtiö ilmoitti valittavansa päätöksestä.
Kararı kırmızı arabadan yana oldu.Hän päätyi punaiseen autoon.
7-9 Ocak 1974: OPEC petrol fiyatlarını 1 Nisan tarihine kadar dondurma kararı alır.7 - 9 Ιανουαρίου 1974 – Ο ΟΠΕΚ αποφασίζει να παγώσει τις τιμές μέχρι την 1η Απριλίου.
Mahkeme beraat kararı verdi.Εκδόθηκαν τα Πρακτικά του Συνεδρίου.
Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir.Ο νόμος πέρασε με πλειοψηφία δύο τρίτων στο κοινοβούλιο.
Bu olaydan sonra, geri kalan üyeler grubu dağıtma kararı almıştır.Μετά την ανάρρωση τους, τα εναπομείναντα μέλη αποφάσισαν να διαλύσουν το συγκρότημα.
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Αμέσως πριν την ρήξη με την Ρώμη, ο Πάπας και οι γενικές σύνοδοι της εκκλησίας αποφάσιζαν το δόγμα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod