Ancak kararın açıklanmasından iki saat sonra vali tarafından affedildiler.Hij werd na twee minuten naar de tribune gestuurd door de scheidsrechter.
10 Mart 2014 tarihinde mahkeme kararıyla tahliye edildi.Op 23 mei 2015, spreekt de rechtbank haar vrij.
2005 yılında Yargıtay, dosyada evrak eksiklikleri olduğu gerekçesiyle kararı usul yönünden bozdu.In het hoger beroep in 2005 werd deze uitspraak verworpen wegens onvoldoende bewijs.
Çünkü Dalberg burada yaşama kararı almıştı.Thibron kwam hierbij om het leven.
Taliban rejiminin sona ermesinin ardından 2002'de hakkındaki men kararı kaldırıldı.Na de verkiezingen in 2002 kwam er een eind aan het bewind van de KANU.
Siyasi partilere hazine yardımı yapılması kararı alındı.De Wet subsidiëring politieke partijen is ingetrokken.
8 Haziran - 500 tır şoförü Bulgaristan'a gitmeme kararı aldı.Op 8 juni 2012 besloot de Nederlandse regering echter toch kabinetsleden naar Oekraïne te sturen.
Parti üyelerinin çoğunluğu buna karşı çıktı ve Eflak'ı kararını geri çekmeye zorladılar.De meerderheid van het parlement was echter tegen hem en de Duitsers dwongen hem af te treden.
Bu noktadan sonra Müdür Yardımcısı olayı bizzat kendisi çözme kararı alır.Direct hierop besloot de Raad van Commissarissen zelf hun functie ter beschikking te stellen.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devir kararını haksız buldu.Het Europese Hof voor de Rechten van de Mens bepaalde dat het proces oneerlijk was verlopen.
Delil yetersizse sürgün veya beraat kararı veriliyordu.Voor veroordeling was een bekentenis of een betrouwbare getuigenverklaring nodig.
Sonrasında kendini okumaya verdi ve bir yazar olma kararını aldı.Na zijn opleiding rechten besloot hij om auteur te worden.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Voor Hem moeten wij straks verschijnen.
Türk hükümeti kararı tepkiyle karşıladı.De gemeente Rotterdam reageerde verheugd op het vonnis.
Aziz Yıldırım kararı."De “Heilige bron”.
Sezon sonunda ise sözleşmesini uzatmayacağını açıkladı ve Sivasspor'dan ayrılma kararı aldı.Onnodig te zeggen dat hij na de oorlog een veroordeling opliep en uit Dudzele verdween.
Son kararın nedir?Wat is je eindbestemming?
Tom'un evlenme kararı ailesini şaşırttı.Toms beslissing om te trouwen verbaasde zijn familie.
Dünya benim için kararıyor.De wereld wordt donker voor mij.
Kararınız çok tartışılabilir.Uw besluit is heel betwistbaar.
Kararınız çok şüpheli.Uw besluit is heel betwistbaar.
Kararımı verdim.Ik heb mijn besluit genomen.
Hava kararıyor.Het wordt donker.
Ben kararımı aldım.Ik heb mijn besluit genomen.
Bu benim kararım değil.Dit is niet mijn beslissing.
Bu benim kararım.Dit is mijn beslissing.
Bu senin kararına bağlı.Dat hangt van jouw beslissing af.
Bir grup Fransız denizci, görünüşe göre Paris]]'i açık bir şehir olarak ilan etme kararından haberdar değildi.Ponieważ Grupy francuskich marynarzy nie zostały poinformowane o decyzji o uznania Paryża miastem otwartym.
Onların kararı bizim kararımızdır.To była wasza decyzja.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.1971 – Wojna wietnamska: Australia i Nowa Zelandia wycofały wojska z Wietnamu.
2012 Temmuz ayında VTB Birleşik Ligi Yönetimi kesin kararını verdi.W lipcu 2012 rada ligi VTB podjęła decyzję.
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Po decyzji sądu prokuratura złożyła odwołanie dot. Adriana Newey'a i Patricka Heada.
NOT: Chris Watrin 20.08.2008 tarihinde sağlık nedenleri dolayısıyla gruptan ayrılma kararı aldı.20 sierpnia 2008 r. z powodów zdrowotnych z zespołu odszedł Chris Watrin.
1940 yılında Mareşal Philippe Pétain'e tam yetki veren kararı destekledi.W 1940 roku głosował za przyznaniem pełni władzy marszałkowi Philippe’owi Pétainowi.
"Benim Kararım".On zadecyduje”.
5 Ocak - Adana'nın kurtuluşu 23 Şubat - TBMM, milletvekillerinin müteahhitlik yapamayacakları kararını aldı.Rankiem 7 lutego, nie wiadomo, czy na rozkaz adm.
1948 yılında kendisine yöneltilen bütün suçlamalara takipsizlik kararı verildi.Do 1684 wszystkie jego fałszywe oskarżenia zostały obalone.
İlk olarak Saltholm'a doğru genişletme kararı verildi fakat proje, Danimarka hükümeti tarafından reddedildi.Po wstępnym podjęciu decyzji o rozbudowie na Saltholm, projekt jest zablokowany przez duński parlament.
Ayrıca yeni sınırların güvencesi için uluslararası bir garantiye katılacakları kararındadırlar.Zażyczył sobie również od areny międzynarodowej nowych gwarancji bezpieczeństwa.
9 Haziran 2015 tarihinde mahkeme kararıyla kapatılmıştır.Dekretem z 2 lutego 2015 r. został zlikwidowany.
10 Nisan 1952. s. 5. ^ "Futbol Federasyonunun kararı".10 czerwca 1952 roku Federalny Sąd Apelacyjny 5.
Aynı gün İşçi Vekilleri Sovyetinin seçilmesi ve örgütlenmesi kararı alınır.Tego samego dnia Unia oraz organizatorzy selekcji uzyskali porozumienie.
Bu kararı onun öldürülmesi ile sonuçlandı.Wypadek ten zakończył się jego śmiercią.
Ancak bu kararı ailesinde bir skandal yarattı.Wiadomość o tym wywołała skandal w jej kraju.
Çeviri süreci içerisinde çevirmen kendi kararını kendisi verecektir.Prace te tłumaczka wydawała na własny koszt.
Mahkeme kararını açıkladığında salonda arbede çıktı.W trakcie rozprawy pozwolono jej zabrać głos.
Artık kararını vermişti; hayatı aşkla dans etmekten ibaret olacaktı.Już wtedy wiedziała, że swoją przyszłość wiąże z tańcem.
25 Eylül 2008 tarihinde Avrupa Birliği Konseyi, ACTA destek veren bir kararı kabul etmiştir.25 września odpowiednią rezolucję w tej sprawie uchwaliła Rada Unii Europejskiej.
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
Bu kararın neden verildiği ve neden bu tarihte verildiği tarihçiler arasında tarışma konusudur.Dlaczego i my nie mielibyśmy pójść drogami wytyczonymi przez historię?
Daha sonra avukatlık yapmaya başlarken, kararını değiştirdi ve oyuncu oldu.Później postanowił zostać prawnikiem, ale zmienił zdanie.
6 Eylül - Hindistan'da eşcinsellik, Yüksek Mahkeme kararıyla suç olmaktan çıkartıldı.6 września – indyjski Sąd Najwyższy zdekryminalizował homoseksualizm.
Kararını değiştirmek ister.Pragnęła zmienić ich sytuację.
Bunun üzerine Timur Suriye'ye yürüme kararı aldı.Wydawało mu się, iż obracają się one w kierunku wschodnim - na Zeuchfeld.
Mahkemenin kararına göre: "...Porozumienie w sprawie SOUD -
Genç bununla barışmayıp intikam alma kararını alır.Jego Duch nie może zaznać spokoju i pragnie zemsty.
Josh'a gözaltı kararı çıkmamıştı.Chase nie doczekał wyroku.
Her yıl iki savaş gemisi inşa etme kararı aldı.Podjęto decyzję o budowie dwóch okrętów typu.
Ama Gürcistan yarışmadan çekilme kararı aldı.Ogniewicz wycofała się jednak z rywalizacji.
Geçici gitaristlerle çalan grup, 2002 yılında, yoluna Snot’un gitaristi Mike Smith ile devam etme kararı aldı.Przez cały rok 2002 zespół szukał nowego gitarzysty, którym został ostatecznie Mike Smith.