Cristina İsviçre'ye gitme kararı alır.Klara finalmente pode viajar para a Suíça.
Kongrede birçok kararın yanı sıra sistemin adında da bir değişiklik yapmıştır.Várias alterações, então, tiveram de ser feitas, a começar pelo próprio título.
Park, iki ülkenin ortak kararı ile 1992 yılında açılmıştır.A linha foi inaugurada em duas etapas durante o ano de 1992.
Kararını değiştirmek ister.Ele decidiu mudar isso.
Kral, bu kararı tanımadı.O rei, porém, não aceitou o pedido.
Ancak Anderson ikna olmaz, kararının kesin olduğunu söyler.Khan não tem certeza se acredita ou não deles.
Haber üzerine 13 Nisan 2007’de Nokta dergisinin binası askeri mahkeme kararıyla basıldı.Consultado em 27 de março de 2013 «Inaugurada nova sala de imprensa da Ressacada».
1993 - İsrail ve Vatikan karşılıklı olarak birbirlerini tanıma kararı aldılar.1993 - Israël en het Vaticaan komen overeen elkaar te erkennen.
Kendi kararıdır.)Een selectie.)
France, 2000 yılında Paris Yüksek Mahkemesi tarafından kararı verilmiş bir Fransız davasıdır.Inc. is een Franse rechtszaak die voorkwam bij het Hooggerechtshof van Parijs in 2000.
Yıllar sonra Greçko, kendisinin de bu kararın doğru olduğunu düşündüğünü söyleyecekti.Ook in de jaren daarna is hij er nog vol van overtuigd dat hij de juiste beslissing heeft genomen.
Bu süreçte grup ismini değiştirme kararı aldı.Na deze periode besloot de groep hun naam te veranderen.
Mahkeme kararı; İdam cezaları o zamanlar senato tarafından onaylanmak zorundaydı.De doodstraf moest worden goedgekeurd door de Senaat op dat moment.
Mordor'a gitme kararı almışlardır.Vandaar marcheren ze naar Mordor.
Bu partiler 2006 yapılan ortak birleşme kongresinde tekrar birleşme kararı almışlardır.Deze partijen hadden al samen een verkiezingscoalitie gesloten in 2006.
Ancak aynı mahkeme 11 Mart 2005 günü aldığı kararla önceki kararı geçersiz ilan etmiştir.Zijn eisen werden op 21 maart dat jaar echter ongegrond verklaard door het hof.
Grup bu kararım konusunda gerçekten çok destekleyiciydi.Steun van het volk was cruciaal in het plan.
ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı ekonomik yaptırım uygulama kararı almışlardır.De EU en de VS willen nieuwe sancties tegen Rusland.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Het geweld moet stoppen zodra het kan.
Fransa'da hükümet kararıyla haftalık çalışma saati 35 saatle sınırlandırılmıştır.Frankrijk heeft de 35-urige werkweek ingevoerd bij wet.
Kutuzov, geri çekilme kararı verir.De Orde van Koetoezov is de orde van de terugtocht.
Lenin hakkında idam kararı çıkarıldı.De censuur werd ingesteld onder Lenin.
İttifak ardından grev daha sonra da silahlı ayaklanma kararı aldı.De regering aanvaardde later ook het stakingsrecht.
Haziran 2004 yılında Yargıtay'ın kararı ile beraat etmiştir.De zaak kwam in juni 2004 voor de rechter.
Sahne kararır, aydınlandığı zaman gece olmuştur.Het terrein is aangelegd en 's avonds verlicht.
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.Uiteindelijk beslist de rechtbank in een gemotiveerd vonnis of arrest.
Konsey üyesi 15 ülke de kararı destekledi.De vijftien leden van de Raad keurden ze unaniem goed.
2002'de, eski kulübü Persepolis'e dönme kararı aldı.In 2007 werd hij weer verhuurd aan zijn oude club Persepolis.
22 Ocak - Yüksek Sağlık Şurası, Türkiye'de "Tüp bebek" yolu ile evlat sahibi olunabileceği kararına vardı.22 - De "Wet op de aanneming van een kind" maakt in België adoptie van minderjarigen mogelijk.
Daha sonraki yıl Bofors 40mm topunu kullanma kararı aldılar.Daarom koos men voor het beproefde Bofors 40 mm luchtafweergeschut.
Kararını değiştirmek ister.Hij wilde verandering.
Babasının üzerinde bir seyahat yasağı ve varlıklarını dondurma kararı verilmişti.Zij kregen een reisverbod opgelegd en hun buitenlandse banktegoeden werden bevroren.
"Benim Kararım".En oordeel zelf."
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1769 sayılı kararı ile kurulmuştur.In het verlengde van deze VN-sancties werd verordening nr. 990/93 vastgesteld.
Riley, Organizasyondan ayrılma kararı alır.Dylan besluit het huis te verlaten.
Onlara yardım etme kararı aldı.Daarom besluit hij hem te helpen.
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.Na de oorlog besloot hij met pensioen te gaan.
Sandıkta sonuç olarak 'evet' kararı çıktı.Een optreden in 'Op volle toeren ' bij de TROS was het gevolg.
Şirket 1998'de yeni bir otomobil üretme kararı aldı.In 1988 besluit het bedrijf een nieuwe afdeling op te starten.
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Sonunda yüksek mahkeme kararı 11 hakim hükümdar lehinde ve 1 hakim hükümdar aleyhinde olarak çıktı.Aan het hoofd van de juridische macht stond een Hooggerechtshof met 11 rechters.
Emsal karar bağlayıcılığı ilkesine göre, Yüksek Mahkemenin kararı, diğer tüm mahkemeleri bağlayıcıdır.De beslissingen van het Californische Hooggerechtshof zijn bindend voor alle andere rechtbanken van de staat.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Hierdoor was het makkelijk om Napster stop te zetten na een rechtszaak.
Jüri beş finalisti eleme kararı aldı; Diğer 10 finalde.Een professionele jury koos vijf acts die doorgingen naar de finale.
Müttefikler, Yugoslav Partizanlara tam destek sağlanması kararı aldılar.Daarop besloten de geallieerden de communistische partizanen te steunen.
Bu olaydan sonra, geri kalan üyeler grubu dağıtma kararı almıştır.Achter hen had zich inmiddels een tweede groepje los weten te maken van de groep.
Bu kararı Amy'ye bırakmışlardır.Het werd opgedragen aan Jon.
Kararınızı reddediyorum" diye bağırdı ve küçük bir kahverengi şişe içindeki sıvıyı içti."Ik weet niet eens hoe ik een fles champagne moet ontkurken", zei hij na de huldiging in gebroken Engels.
Bu davalarda kolaylıkla idam kararı verirdi.Hij ontliep hiermee een doodvonnis.
Mecliste seçim kararı alınmasının yanında, anayasada bazı değişikliklere gidildi.Na de val van Soeharto werd de Grondwet op een aantal punten via amendementen aangepast.
12 Eylül 2010 referandumunda evet kararı almıştır.Op 12 september 2013 gaf het Europees Parlement haar goedkeuring aan de verordening.
İtiraz KararıStrafbeschikking
1980'de Jon, Yes'ten ayrıldı ve solo kariyerine odaklanma kararı aldı.In 1983 werd de band ontbonden en Kennedy wijdde zich aan haar solo-carrière.
Rus generalleri, kasabayı tam bir kuşatma altına alma kararı aldılar.Maar de Romeinen vroegen om de volledige overgave van de stad.
Sırbistan ve Rusya kararı yasa dışı olarak nitelemişlerdir.De compagnie en het Verenigd Koninkrijk verklaren de opzegging als onwettig te beschouwen.
Rusya Anayasa Mahkemesi ise Yeltsin’in aldığı kararın anayasaya aykırı olduğuna karar verir.Het Hooggerechtshof oordeelde echter dat Jeltsin buiten de grondwet om had gehandeld.
Oyunlar 4 senede bir gerçekleşmesi kararı alınmıştır.De Spelen worden om de vier jaar gehouden.
2004 - AB, Türkiye ile 3 Ekim 2005'te müzakerelere başlama kararı aldı.2004: In december kondigt de EU aan dat de onderhandelingen met Turkije op 3 oktober 2005 kunnen beginnen.
Binbaşılar, komutası altındaki yüzbaşılarına kararı açıklar.Hebben (meestal) het woord commander in hun naam.
İşçi emeklilerinin çalışabilecekleri kararına varıldı.Voor de pensioenrechten van de ontslagen werknemers was nog geen oplossing gevonden.