Dört gün sonra da, milletvekillerinin büyük çoğunluğu Şam Hükumeti'ne bağlanma kararı aldı.أخذ الأغلبية العظمى من أعضاء مجلس الشعب بعد أربع أيام قرارا بالارتباط بحكومة الشام.
Sandıkta sonuç olarak 'evet' kararı çıktı.من آثاره: «شرح الهداية» في الفقه.
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.معتبرة أن الفائدة المتوقعة من ذلك الاختبار لا تفوق المخاطر المحتملة.
İlgili Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın kararına uydu.وكانت المحكمة القضائية العليا الخامسة بديار بكر والوثيقة الصلة بالموضوع تمتثل لقرار المحكمة العليا.
Bu yeniden mahkeme kararı ise Kasım 2005 tarihinde aynı heyet tarafından iptal edilmiştir.وقد أعيد تنصيبه في ذات المنصب على خلاف إرادته مجدداً عام 2005.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.وتم تأسيس لجنة خاصة لمعالجة هذه القضايا.
Fransa'da hükümet kararıyla haftalık çalışma saati 35 saatle sınırlandırılmıştır.كان قانون 35 ساعة لأسبوع العمل مثيرًا للجدل في فرنسا.
Enver Paşa, bu kararın "Ermenilerin Ruslar ile iş birliği yapacağına dair kaygı" üzerine çıktığını ifade etti.وشرح أنور باشا هذا القرار بأنه "خوفًا من التعاون مع الروس".
Çift 2008 yılında boşanma kararı aldı.واتخذ الزوجان قرار الإنفصال في عام 1988.
Kararın önemli noktaları şunlardır: Çatışmalara son verilmesi.وما كان أهم من ذلك بالنسبة إليهم هو نهاية القتل.
Bakanlar Kurulu kararıyla 2011 yılı Haziran'ında kurulmuştur.وقد أقر مجلس الوزراء مشروع القانون في يونيو 2011.
İmparator ivedi bir eylemde bulunmadı fakat ertesi yılın olayları müdahele etme kararı verdirdi.لم يأخذ الإمبراطور أي إجراء فوري ولكن الأحداث التي جرت في العام التالي أقنعته بالتدخل.
1948 yılında kendisine yöneltilen bütün suçlamalara takipsizlik kararı verildi.في عام 1968 تم تسريح ثاين من جميع الاتهامات المرسلة اليه فيما يخص الحادثة.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.سنحاول أن يكون الانطلاق قريبًا...
Aziz Yıldırım kararı."حل اللغز المقدس"".
Bunun üzerine Alman Genelkurmayı İtalya'ya yardım etme kararı aldı.بعد خسارة كل من برقة، طلبت إيطاليا المساعدة الألمانية.
Bu kararı onaylamamış ama etkisi olmamıştır.على الرغم من ذلك، لا يعتقد أن هذا قد أثر على أدائه.
Senatus bu kararı almıştır.واتخذ المجلس قرارًا بالتأكيد على ذلك.
2007 yılında da Yargıtay Bordeaux İstinaf Mahkemesi'nin kararını onaylamıştır.في 19 نيسان 2005، أيدت محكمة الإستئناف في بوردو الحكم.
2 Şubat - DİSK genel grev kararı aldı.فبراير : جبهة التحرير تعلن إضرابا شاملا.
MHP grubu Erdoğan'ı aday gösterme kararı aldı"."كوبر يعلن قائمة منتخب مصر أمام أوغندا".
Başbakanlık, satış kararını 10 Şubat 1995'te iptal etti.رفض عرض الرئيس في 16 فبراير.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.في 30 سبتمبر من نفس السنة، استمع لأقواله في قضية فساد أخرى.
OKW'nin kararıyla Akdeniz ve Kuzey Afrika'ya Alman birliklerini yollamasına karar vermiştir.لذلك أصدر قراره بإرسال قوات ألمانية إلى شمال أفريقيا وتكوين فيلق أفريقيا.
O kaltağın işini bitirmek istiyorsanız doğru kişiyi buldunuz, kararınızı hemen verin” der.""إن تحولت رغبتك للعدالة، فاختر لجارك ما تختار لنفسك"، من أقوال بهاء الله.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı.وهذا أدى إلى أزمة مالية وسياسية ضخمة حيث دخلت أيرلندا مرحلة ركود.
Hava kuvvetleri, bünyesine kadınları almama kararı alsa da 1994 yılında bu karar kaldırılmıştır.وعلي الرغم من أخذ قرار بعدم ادراج النساء في القوات الجوية، الا أن هذا القرار قد ألغي في عام 1995.
Cvent, Inc v bir 2010 kararında.سيت كوم 2010 ضيف شرف.
Kararı ayrıca geride bıraktığı tüm bağları koparacağı anlamına da geliyordu.وهم الآن يأملون في تدمير ما تبقى منه.
Türkmenler seçimlere katılmama kararı aldılar.حزب النور كان مؤيدا للقرارات.
Sorunuza gelirsek; bu sadece benim kararıma bağlı bir şey değil.هذا شأنك، ولكن ليس على حسابي..
Çeka 20 Aralık 1917 tarihinde Sovnarkom'un (Sovyetler Birliği hükümeti) kararıyla kuruldu.تم إنشاء المينوسكا في 10 أبريل 2014 حسب القرار 2149 (أنظر هنا) الصادر عن مجلس الأمن التابع للأمم المتحدة.
Aynı yılın sonunda ABBA, müzikal çalışmalarını bir süreliğine askıya alma kararı aldı ve dinlenmeye çekildi.في نهاية عام 1982، قررت الفرقة أن تتوقف لفترة من الراحة.
Ancak kararın açıklanmasından iki saat sonra vali tarafından affedildiler.تم تنفيذ حكم الاعدام بالمتهمة بعد اسبوعين من النطق بالحكم.
Avrupa Birliği, 1981'de Yunanistan ve 1986'da İspanya ve Portekiz ile bütünleşme kararı aldı.وانضمت اليونان للمجموعة عام 1981م، والبرتغال وإسبانيا عام 1986م.
Kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi.من المحرج للغاية إزالة هذه الأرض الصلبة من تحت أقدامنا.
Osmanlı devleti, Batı Avrupa ülkelerine devamlı elçi gönderme kararı aldı.تقرر إرسال سفراء دائمين من الدولة العثمانية إلى الدول الغربية.
Gazetede imzalı yazı yayımlamama kararı alınmıştı.وقد أوقف عن الكتابة في هذه الصحيفة.
Türkiye bu kararı reddetti.ورفضت روسيا القرار في وقت لاحق.
Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi.[5][3]
Bir grup Fransız denizci, görünüşe göre Paris]]'i açık bir şehir olarak ilan etme kararından haberdar değildi.Um grupo de marinheiros franceses não foram informados da decisão de fazer de Paris uma "cidade aberta".
Bu kararın ne etki edeceğini hayal bile edemezlerdi..Porém elas não poderiam imaginar quais seriam as conseqüências deste ato.
Onların kararı bizim kararımızdır.A decisão foi minha.
29 Mayıs'ta, İsrail Yüksek Mahkemesi, itirazını reddetmiş ve Bölge Mahkemesi idam kararını onamıştır.Em 29 de Maio, o Supremo Tribunal de Israel rejeitou o apelo e confirmou a sentença do Tribunal Distrital.
2012 Temmuz ayında VTB United Ligi Yönetimi kesin kararını verdi.Em julho de 2012, o Conselho da VTB United League deu uma decisão definitiva.
Şarkıcı, aldığı kararı, Twitter'daki hesabı üzerinden "Alejandro is on the radio.Através de sua conta no Twitter, a cantora comentou sobre a decisão, "'Alejandro' está na rádio.
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.Eles concluem que os benefícios potenciais do teste não superam os danos esperados.
Bu bildirge Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 478 sayılı kararıyla geçersiz sayıldı.Tal declaração foi considerada nula e sem validade pela Resolução 478 do Conselho de Segurança da ONU.
Endonezya, FIFA'nın İsrail'le tarafsız sahada oynamaları yönündeki kararını reddettiği için çekildi.A Indonésia desistiu após a FIFA ter rejeitado seu pedido de enfrentar Israel em campo neutro.
Yıllar sonra Greçko, kendisinin de bu kararın doğru olduğunu düşündüğünü söyleyecekti.Anos depois, Greckho disse numa entrevista que ele também achara que esta tinha sido a melhor decisão.
Piyano solosu sırasında, hava kararır ve grup üyeleri beyaz giysiler içinde görünür.Durante o solo de piano, o céu escurece e a banda é mostrada em roupas brancas.
Valentina, bu olaydan sonra Jose Miguel ile olan evlilik kararından cayar.Valentina interrompe os planos de casamento com José Miguel por causa disso.
White'ın odasına silahlı saldırı olduktan sonra ailesi Kokomo'dan ayrılma kararını aldı.Quando uma bala trespassou a sala de estar da casa dos White, a família decidiu deixar a cidade de Kokomo.
Güvenlik Konseyi kararı Fransa, Lübnan ve Birleşik Krallık tarafından önerildi.A resolução do Conselho de Segurança foi proposta pela França, Líbano e Reino Unido.
Ermenilerin çoğu direnmekten vazgeçti ve Roma tarafından atanacak bir prensi kabul etme kararı aldı.Nesta época, a maioria dos armênios já havia abandonado a resistência e aceito príncipe imnposto por Roma.
9 Nisan 1609'da Endülüs Müslümanlarının ülkeden sürülmesi kararı alındı.A 9 de abril de 1609 tomou-se a decisão de expulsar os mouriscos.
"Benim Kararım".Foi minha escolha.”
Fakat savcılık, tahliye kararına itiraz ederek tutukluluğunun devamını talep etti. ^ "Nihat Akdoğan kimdir?Na sua humilhação foi tirado o seu julgamento; Quem contará a sua geração?
Mayıs ortasında hükümetten hapisteki altı Yahudinin serbest bırakılması kararı çıktı.Em meados de maio, o governo enviou ordens para libertar os seis restantes prisioneiros judeus.
Weber Paşa kararında ısrar etti.O general Weber insistiu no pedido.