27 Aralık 2007'de Los Angeles mahkemesi boşanma kararı verdi.La sentenza di divorzio si tenne presso la Corte Superiore di Los Angeles il 27 dicembre 2007.
20 Ekim 2005'te Roche, Oseltamivir üretim lisanslarını diğer ilaç firmalarına satma kararı verdiğini açıkladı.Il 20 ottobre 2005, Hoffmann-La Roche deciderà di autorizzare altre società a fabbricare Oseltamivir.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.A questo scopo è stata creata una commissione speciale.
Hikâyenin sonunda Tsubasa mezun olur ve futbol hayatını Brezilya'da devam ettirme kararı alır.E alla fine ha fatto la stessa scelta di Tsubasa: quella di andare a giocare in Brasile.
Leonidas'ın buradaki kararı pek çok tartışmaya neden olmuştur.Questa convinzione di Giuliana ha dato adito a diverse controversie.
Sonrasında kendini okumaya verdi ve bir yazar olma kararını aldı.In seguito decise di abbandonare gli studi per diventare uno scrittore.
İncelemeler sonucunda da okulun tekrar yapılması kararı alınmıştır.Sorge la questione da cosa verrà salvata la scuola.
Liglerin tescil edilmesini takiben ise seçimli olağanüstü kongre kararı alınmıştır.Verificare la validità delle firme per la convocazione dei congressi straordinari.
6 Eylül - Hindistan'da eşcinsellik, Yüksek Mahkeme kararıyla suç olmaktan çıkartıldı.L'11 dicembre 2013, l'omosessualità è tornato ad essere considerata un reato criminale dalla Corte suprema.
"AK Parti Samsun'da Yılmaz ile yola devam kararı aldı".Voglio uscire vivo il giorno di San Valentino."
Unvan 14 Nisan 1961'de Yüksek Sovyet Presidyum Kararı ile kuruldu.Il titolo fu istituito per decreto del Presidente del Soviet Supremo il 14 aprile 1961.
Sanıklar, kararı temyiz etti.I condannati fecero appello.
Daha sonraki yıl Bofors 40mm topunu kullanma kararı aldılar.In precedenza è stato utilizzato anche il Bofors 40 mm.
Harekata geçme meselesi, Savaş Konseyi'nin kararına bağlıydı.La mossa aveva bisogno ancora dell'approvazione del Consiglio di sicurezza.
Bunun üzerine Pakistan Ordusu yeniden operasyon kararı almıştır.Tuttavia, il governo del Pakistan promise di ripristinare il sito.
Şirket 1998'de yeni bir otomobil üretme kararı aldı.Il batterista decise quindi di fondare un nuovo progetto nel 1988.
İtiraz KararıContestazione immediata
4 yıl sonra boşanma kararı alan Özay, 6 yıl sonra 2015 yılında boşanabildi.Nel 2003 sposa Arik Weinstein per poi divorziare dopo 2 anni, nel 2005.
2007 yılında erken seçim kararı alınması akabinde genel seçimlere katılamamıştır.Decise quindi di non correre alle elezioni parlamentari anticipate del 2007.
Cristina İsviçre'ye gitme kararı alır.Ginevra entra a far parte della Svizzera.
1995'te gruptan ayrılma kararı verdi.Nel 1995 lascia il gruppo.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.L'atto venne infine approvato.
Angel onun kararını değiştirir ve ona son anlarında yanında olacağını söyler.Marissa gli dice però con un filo di voce di rimanere con lei in quel momento finale.
ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı ekonomik yaptırım uygulama kararı almışlardır.Stati Uniti e Comunità Economica Europea impongono sanzioni economiche contro l'apartheid.
Birinci mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uydu.Ai sensi della sentenza della Corte Costituzionale nr.
11 Şubat 1971'de Senato kararı ile fakülteye çevrilmiştir.L'11 giugno 1497 la chiesa è stata elevata a collegiale.
Beraat kararı Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından da onanmıştır.Le accuse furono poi respinte dal 5° Circuito della Corte d'Appello.
Estado Novo rejimi hükümet kararı ile yedi kasabayı şehir statüsüne geçirdi.Durante il periodo dittatoriale dello Estado Novo il regime elevò al grado di città 7 centri abitati.
2005'te hükûmetin kararıyla özelleştirildi.Nel 2005 il verdetto della Corte Europea dei Diritti dell'Uomo. .
Kararını değiştirmek ister.Dovrò decidermi a cambiarlo.
Seçim kararı 1 Nisan 1923 tarihinde alındı.La sentenza è stata emanata durante la stessa legislatura il 23 di aprile.
2007 yılında da Yargıtay Bordeaux İstinaf Mahkemesi'nin kararını onaylamıştır.Il 19 aprile 2005 la Corte d'appello di Bordeaux ha confermato la sentenza.
Toplantıda liglerin Türkiye Futbol Federasyonu tarafından tescil edilmesinin beklenmesi kararı alınmıştır.Il referendum dev'essere indetto, se lo richiede l'Assemblea federale.
Bu noktadan sonra Müdür Yardımcısı olayı bizzat kendisi çözme kararı alır.Inaspettatamente, il cane gli fornirà la soluzione per il caso.
İtalya, Almanya'nın yanında savaşa girme kararı aldı.L'Ungheria decide di continuare la guerra a fianco della Germania.
Bu kararı kraliçeye bildirip onaylamasını istediler.La regina apparentemente approvò la loro relazione.
Üç yıl süren dava sonucunda Danıştay, santral kurulması kararını iptal etti.Il lavoratore ha tempo 3 settimane per impugnare il licenziamento.
(İl Özel İdaresi'nin danışma organı) Kamulaştırma kararı alır.(Come giudice della decisione) ^ Art.
Genç bununla barışmayıp intikam alma kararını alır.Il giovane diviene furioso e medita vendetta.
Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar.Fa visita alla madre in ospedale e si scusa con lei.
Daha sonra yapılan duruşmalar, 2004 yılında Yargıtay'ın beraat kararı ile sonuçlandı.Tale esito divenne definitivo con la sentenza d'appello dell'anno successivo.
1993 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamu Yararına Dernek olarak onaylanmıştır.Infine, nel 1993, i Consigli furono resi direttamente eleggibili.
Danimarka polisi üyelerini tutuklama kararı verdi.In Danimarca, uscì con il titolo Politiets Fangarme.
Güvenlik Konseyi kararı Fransa, Lübnan ve Birleşik Krallık tarafından önerildi.La risoluzione del Consiglio di Sicurezza è stata proposta da Stati Uniti, Francia, Libano e Regno Unito.
2 Şubat - DİSK genel grev kararı aldı.Il 20 dicembre il soviet di Mosca proclamò lo sciopero generale.
Ancak kısa sürede, kararını değiştirdi ve yerine patricius Liberius'u atadı, sonra seferi de iptal etti.White rifiutò e mise al suo posto Tito Ortiz che nel frattempo aveva cambiato idea.
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.In breve tempo il matrimonio verrà annullato.
Bu olaydan sonra turnuvalardan çekilme kararı aldı.Successivamente si ritirò dal torneo.
Bu Cemiyet sonunda Heyet-i Temsiliye kararıyla kapatıldı.Quest'ultima si concluse in modo positivo con l'assedio di Cadice.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Il giorno seguente si decide ad uscire.
Geri dönmek ya da yola devam etmek arasında tereddüt yaşar ise de devam kararı alır.Una volta che il sopravvissuto tornerà camminare o ad interagire, essi voleranno via.
Beraat ettikten sonra idare mahkemesi kararıyla görevine geri döndü.A seguito di una richiesta di perdono viene riammesso alla facoltà.
Grup bu kararım konusunda gerçekten çok destekleyiciydi.L'opinione pubblica fu molto turbata da questa sentenza.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.In tribunale, si dichiarerà colpevole e sarà condannato a 5 anni di reclusione.
Bunun üzerine Honda, Civic Type-R'ın üretimini durdurma kararını aldı.Per questo motivo, la Lincoln decise di far uscire di produzione K-Series.
Bunun üzerine dava Yargıtay'a götürüldü ve Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu.Venne sequestrato dalla procura e il giudice ne impose la distruzione del negativo.
Kararımı verdim.Я принял решение.
Kararı öğretmenimize bırakalım.Оставим решение за нашим учителем.
Her şey sizin kararınıza bağlı.Всё зависит от вашего решения.
O senin kararın.Это твоё решение.