Ana içeriğe geç
Sözlük

kararı ile cümle

kararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kararımız karardır, sefere çıkacağız.Hingewischt, beim nächsten Male weg.
Bu bildirge Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 478 sayılı kararıyla geçersiz sayıldı.Diese Annexion wurde in der Resolution 478 des UN-Sicherheitsrates für „null und nichtig“ erklärt.
Lenin hakkında idam kararı çıkarıldı.Prozess für gegen Lenin.
Türk yetkililerce, Bezmen hakkında Kırmızı bülten ile arama kararı çıkartılarak aranmaya başlanmıştır.Während ihrer Tätigkeit dort forschen sie, wie sie zum roten Stier gelangen können.
NOT: Gruptan ayrılma kararı almıştır.Die Vereinigung löste die Aikokusha ab.
Ölümünden 490 yıl sonra öldürme kararını veren aynı kilise tarafından azize ilan edilmiştir.Er wurde bald nach seinem Tod 992 als Heiliger verehrt.
İstifanın hemen sonrasında, emekliliğe ayrılma kararı aldı.Bald nach dessen Amtsantritt trat er in den Ruhestand.
Görüşmelerin sonunda serbest seçimlerin yapılması kararı alınır.Natürlich müssen Wahlen frei sein.
Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız.Bald erreicht ihn der nächste Befehl.
Mahkeme kararıyla serbest kalır.Das Gericht ist in seiner Entscheidung dabei frei.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.Ein Haftprüfungstermin am 30. November bestätigte diese Entscheidung.
Bu nedenle bir sonraki Dünya Kupası'na 16 yerine 24 takımın katılması kararı alınmıştır.Weiter warb er mit der Idee, die Europameisterschafts-Endrunde mit 24 statt 16 Teilnehmern durchzuführen.
Bu kararın 1985 yılında alındığından da söz eder.Er behauptete, dass 1985 ein entsprechender Beschluss gefasst wurde.
30 şüpheli için gözaltı kararı yazdı, ancak Emniyet Müdürlüğü savcının talimatını uygulamadı.Frisch gibt an, dass er den Polizisten nicht erschossen hätte, trotzdem erlässt der Staatsanwalt Haftbefehl.
Sırbistan ve Rusya kararı yasa dışı olarak nitelemişlerdir.Libysches Parlament für illegal erklärt.
Nihai kararını veriyor; " Hayır.Seine Antwort darauf lautete: „Definitiv nein.
Sonunda ilişkisini sürdürmekte zorlanacağı kararına varır ve Binbaşı von Crampas'ı düelloya çağırır.Auch wegen der Vernachlässigung durch den Ehemann beginnt sie eine Affäre mit Major von Crampas.
Haklarında tutuklama kararı verilen kişilerden hiçbiri henüz yakalanamamıştır.Keiner der für die Hinrichtungen Verantwortlichen wird verurteilt.
Erdoğan kararı temyiz etti.Erdoğan versprach Aufklärung.
Bu kararı Konstantinopolis, saray nezdinde protesto etti.Konstanze protestierte am Hof in Konstantinopel gegen diese Entscheidung.
Grup, 3. albümünü 2014 yılı içerisinde her ay tek parça çıkartılacak şekilde yayınlama kararı almıştır.Laut Han Han kommt es im Durchschnitt jeden Monat zu einer Löschung in seinem Blog.
İsrail Anayasa Mahkemesi, 8’e 1 çoğunlukla Komitenin kararını geri çevirdi .Das Oberste Gericht hob die Entscheidung mit einer Mehrheit von acht zu einer Stimmen auf.
O zamandaki iletişim şartlarıyla Charles'in bu kararı fazla yayılmadı.Nur das mit der Emanzipation hat Charles noch nicht so recht begriffen.
Maalesef, bu kararı onun çöküşüne neden oldu.Diese Tat aber hat ihr Verderben zur Folge.
Kendi kararıdır.)Sein einziger (?)
Yeni aracı Ford Focus olarak adlandırma kararı 1998 başlarında alınmıştır.Als Nachfolger lässt sich die Anfang 1999 eingeführte Stufenheckvariante des Ford Focus betrachten.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1769 sayılı kararı ile kurulmuştur.Die Resolution wurde vom Sicherheitsrat der Vereinten Nationen an dessen 3069.
Konsey üyesi 15 ülke de kararı destekledi.Mindestens 15 Senatoren müssen der Anfrage zustimmen.
Bu olaydan sonra, geri kalan üyeler grubu dağıtma kararı almıştır.Die restlichen Bandmitglieder beschlossen daraufhin die Auflösung der Gruppe.
Türk hükümeti kararı tepkiyle karşıladı.Die Regierungsseite nahm mit Genugtuung das Urteil auf.
Hazine gelirinin yarısının kesilmesi kararı alındı.Die Hälfte seines Vermögens wurde eingezogen.
Kral, bu kararı tanımadı.Der König hat die Wahl jedoch nicht anerkannt.
Daha sonra iki şirket birleşme kararı almışlardır.Daraufhin nahmen beide Vereine Fusionsgespräche auf.
İşte bu toplantıda 12 Mart günü hükümete muhtıra verilmesi kararı alındı.Diese Petition sollte am 4. März dem Senat übergeben werden.
Sandıkta sonuç olarak 'evet' kararı çıktı.Auf dem Rathausplatz der Stadt wurde eine entsprechende „Resolution“ beschlossen.
Jurinin bu kararına halk tepki gösterdi.Die Bürgerinitiative kritisierte diese Jury.
Sonrasında kendini okumaya verdi ve bir yazar olma kararını aldı.Dann begann er ein Jurastudium, nach diesem entschied er sich, Schriftsteller zu werden.
2005'te hükûmetin kararıyla özelleştirildi.Schließlich wurde sein Gesuch 2005 vom Obersten Gerichtshof zurückgewiesen.
Fakat hafifletici nedenler dolaysıyla idam kararı hapis cezasına çevrildi.Wegen Verfahrensfehlern wurde das Todesurteil in eine Haftstrafe umgewandelt.
Uluslararası Ornitoloji Kongresi de bu kararı 2011 yılında almıştır.Diesem Vorschlag folgte der International Ornithological Congress im Jahr 2012.
1993 - İsrail ve Vatikan karşılıklı olarak birbirlerini tanıma kararı aldılar.Im August 1993 näherten sich die PLO und Israel einander an.
Şimdiki adını ise, köy heyetinin ortak kararıyla almıştır.Diese erhielt dadurch ihren jetzigen Namen.
İtiraz KararıUrteilsvollstreckung.
Hamas da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararını reddetti.UN-Sicherheitsrat stimmt für Waffenruhe in Syrien.
Bu kararın yasal olarak uygulanması CHP'nin yapacağı kongreye kalmış; orada karar alınması gerekmiştir.Sie haben die Macht, Ihr Veto gegen den Kongress einzulegen, und genau das haben Sie getan.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kararın onaylandığı duyuruldu.Die Wahl muss allerdings noch vom Präsidenten Wladimir Putin bestätigt werden.
1973 yılında boşanma kararı almışlardır.Im Jahre 1973 wurde die Ehe geschieden.
Ali ise kararını vermiştir Almanya’ya gidecektir.Dennoch entschließt sich Emma, nach Deutschland zurückzufahren.
KCK eylemsizlik kararı aldı.Der KSC hatte Einspruch gegen die Spielwertung eingelegt.
Eski aşıklar, birbirlerini görünce tekrar bir araya gelme kararı alırlar.Und wenn Gott es wolle, würden sich beide eines Tages wieder begegnen.
Birleşmiş Milletler 1949'da Libya'nın bağımsız bir ülke olması gerektiği kararını aldı.Gemäß dem Beschluss der Vereinten Nationen von 1949 wurde Libyen Ende 1951 ein unabhängiges Königreich.
1940 yılında Mareşal Philippe Pétain'e tam yetki veren kararı destekledi.Im Juli 1940 stimmte er der Übertragung außerordentlicher Vollmachten auf Marschall Philippe Pétain zu.
Bu kararı takiben, her iki ülke arasında yeniden diplomatik ilişkiler kurulmuştur.Nach dem Krieg mussten die diplomatischen Beziehungen zwischen den Ländern wieder neu geordnet werden.
1 Ağustos 2012 tarih ve 2012/3511 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Bitlis Valiliğine atanmıştır.Unter dem Aktenzeichen 28 O 1065/11 gab das Landgericht Ende Mai 2012 der Klage statt.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun ES-10/L.22 sayılı kararı ^ Albayrak, Hakan (7 Aralık 2017).United Nations: General Assembly, Res. A/ES-10/L.22 vom 19. Dezember 2017.
Mahkeme Seki'nin yakalama kararını tutukluluğa çevirmiştir.Gray vertagt die Sitzung zur Urteilsbesprechung.
Her iki memur Valilik kararıyla görevden uzaklaştırıldı.Die beiden Kommissare werden aufgrund ihres eigenmächtigen Vorgehens vom Dienst suspendiert.
Roxane manastıra kapanma kararı alır.Schließlich überredet Rochus sie sogar dazu, das Kloster zu verlassen.
Avukatların yaptığı itiraza rağmen mahkeme kararı uygulanmış ve 29 Ocak 1983 tarihinde idam edilmiştir.Seine Berufung gegen die Verurteilung wurde abgelehnt, und er wurde am 29. Januar 1983 erhängt.
1990 yılı Aralık ayında Hükümet, Alman Volkswagen Group ile iş birliği kararı aldı.Mai 1990: Die Arbeitsgruppe erhält personelle Unterstützung aus dem Bundesumweltministerium.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod