Ana içeriğe geç
Sözlük

kararı ile cümle

kararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.I'll let Jim decide which way to send it afterwards.
İşte annemin bu kararımda büyük yardımı dokundu.Now, my mother helped me figure that one out. (Laughter)
Barış uzlaşması imzalanana kadar ayrılmama kararındaydık" dedi.We were not going to leave until the peace accord was signed."
Bunu göz kararı tahmin edebilirsiniz.You can kind of eyeball it and estimate.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.But there was a third advantage that we got by doing this move that was unexpected.
Ve bizim bu kararı kimin vereceğini belirleyecek uluslararası bir mekanizmamız olmayacaktır.And we'll have no international mechanism to figure out who makes the decision.
CDO'lara yatırım kararını alanlar aynen bu kişiler.And they're the very ones who invested in these CDOs.
'Kararı düşünün,' Kral jüri söyledi.'Consider your verdict,' the King said to the jury.
'Kararı düşünün' diye düşük, titreyen bir sesle, jüri söyledi.'Consider your verdict,' he said to the jury, in a low, trembling voice.
'İlk Cümle - daha sonra kararı!' Saçma 'Alice yüksek sesle söyledi.'Sentence first--verdict afterwards.' 'Stuff and nonsense!' said Alice loudly.
Bu kararı alamazdım.I could make that decision.
Ayrıca göz kararı da bu kenarın en uzun kenar olduğunu söyleyebiliriz.And we can also eyeball it and say, oh, that's definitely the longest side of this triangle.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.This real sense of alienation from the part of us that made a decision we regret.
Bu analizi yapıp yatırım kararı alan insanlar haricinde, başka bir yatırımcı grubumuz daha var.There might be a whole other class of investors here, say this guy.
O zaman bizden istediği ölçümü göz kararıyla yapabiliriz.That looks pretty good. Then we could eyeball what they asked us to do.
İlgilendiğin için sağ ol... ...ama her şey bitti ve ben kararımı verdim.Thank you for your concern But I've thought it over and made my decision
Eğer sonsuza kadar sizi etkileyecekse doğru kararı vermek istersiniz, öyle değil mi?You really want to get the decision right if it's for all eternity, right?
Bu kararı bu kadar kolay almamalıydım.I shouldn't have made the decision so easily.
Bu da kararımızı etkiledi.So that influenced on our decision.
Biz de düşündük ve kararımızı verdik:So we thought for a while and decided:
Bunu göz kararı da anlayabilirsiniz.And you can eyeball it.
Hayır, bu senin kararındı.No. That was your decision.
Ve tüm mal varlığını Kraliyet Ailesi'ne verme kararı aldı.And also decided to give his estate to the Imperial family.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.In other words, at point of purchase, we might be able to make a compassionate choice.
"Her zaman kendi kararımı değiştirerek durumumu daha iyi hale getirebilirim." diyecektir.They say "well, I can always improve my scenario by changing my, by changing what I wanna do".
Bu 50,000 bireysel parçadan oluşan bir oyun. Buna başalama kararı aldığımda çıldırmış olmalıyım.I was crazy when I decided to start it, but I'm in the middle of it now.
Kararın sonucunda kimlerin çıkarı olduğunu bilmeliyiz.We do need to know who has a stake in trying to shape the outcome of a decision.
- Kararımı.- My verdict.
- Ve kararınız?- And that is?
- Kararını verdin mi?- You've made up your mind?
Yani, başlangıçta teknolojilerini satma kararı vermelerini anlıyorum.I mean, I understand that their decision was to sell their technology.
Ya kendi kültürlerini yaratmak yerine o kararı verselerdi? Dünya nasıl olurdu?What if they made that decision versus to build their own culture?
Kararı veren ben miyim?Who's deciding?
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Explosion of joy that this verdict had come back this way.
On gün sonra, vücuduma dönme kararını verdim ve iç kanamam durdu.After 10 days, I made the decision to return to my body, and the internal bleeding stopped.
Arınmak benim kararımdı kendim için yaptımIt was my decision to get clean I did it for me
Yani ilk hareket bu torbaya olacak. Ardından buna mı diğerine mi geçeceğinizi sizin kararınız.So your first move has to be to this bag, and then you can choose to move to this bag or this one.
Ez.) ... kararını söyle.Squash.) ... yes to decide.
-Peki bu kararı nasıl veriyorsunuz?- And how can you make that call?
-Çünkü kararı veren benim -Buradasın değil mi?Because I'm the one making it. Are you here or aren't you?
Kararını verdin o zamanYou've made up your mind then.</i>
Biz de yeteneklerimizi birleştirme kararı aldık.And we decided to combine our skills.
Stella kesin kararını verdi oğlum.Stella made her choice, my son.
Bir örnek bu, Al kararını değiştiriyor, Bill inkar etmeye devam ediyor.This move was one example and this is a move by Al, what Bill's deny to consent.
Nash dengesine ulaşmamız için, sadece birisinin kararını değiştirebiliyor olması gerek.Because Bill can have again by change of strategy holding Al's strategy constant.
Al'ın kararı sabit kalırken, Bill kararını değiştirerek karlı çıkabilir.So holding Al's strategy in the confession - that is not a Nash equillibrium.
Eğer Bill'in kararının sabit olacağını varsayarsak, Al kendi durumunu iyileştirebilir.If we assume Bill is constant in his confession can Al improve his scenario.
Bill'in kararı sabit kalıyor,Now let's look at from Al's point of view and we're holding Bill constant.
Bill itiraf etmişti, kararını değiştirip inkar ederse cezası 3 yıldan 10 yıla yükselecek.But by doing that he will go from 3 years in prison to 10 years in prison.
Yani ne Al ne de Bill diğerinin kararı sabitken kendi kararını değiştirerek avantaj sağlayamıyor.And so no participant can gain neither Al nor Bill holding the other one constant.
NASA'nın bir kısmı projeyle ilgilenmişti ama NASA'daki merkez projeyi tamamen bitirme kararı aldı.And one part of NASA was interested in it, but the headquarters in NASA, they killed the project.
Çünkü, çoğunluğun kararına . etki eden Aristo önermesine karşı çıkıyordu.It's interesting because he rejected the Aristotelian premise underlying the majority's opinion.
Nihayetinde en doğru cevap yurttaşların kararıdır.It's right that the final choice is left to the citizens.
Kararını ver.Anyhow, it's your judgment call.
Liderinize saygı gösterin, bir şey tartışılıyorken kararı onlar alabilirler.Respect your lead, they can make the decisions when something is being argued upon.
Tüm dünya ortaklaşa bu kararı almamız mümkün değildir.But we can't make that decision as a global community.
Son kararın mı?Is that your final answer?
Hava kararıyordu.It was getting dark.
Çok bilgeydi, çünkü yapacağım şeyi biliyordu ama kendi kararımı kendim vermiş gibi hissettim.Very wise man, because he knew I would,
Sistemin kararı ise; "Yazın okulları açamazsın."The system decides you can't run schools in the summer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod