karanlıkta ile cümle
karanlıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.She groped for the light switch in the dark.
O, karanlıkta kayboldu.She disappeared in the dark.
O, karanlıktan korkar.She's afraid of the dark.
O, karanlıktan korkuyor.She's afraid of the dark.
Annem karanlıktan sonra dışarı çıkmamam gerektiğinde ısrar ediyor.My mother insists that I should not go out after dark.
Işık söndü ve biz karanlıkta kaldık.The light went out and we were left in the dark.
O karanlıktan çok korkar.She is terrified of the dark.
Karanlıktan fırlayan köpekten dolayı şoka girdim.I was shocked by the dog that sprang out of the darkness.
Çocuklar bazen karanlıktan korkarlar.Children are sometimes afraid of the dark.
Çabuk, lambayı söndür, karanlıkta saklanmak istiyorum.Quick, turn off the lamp, I want to hide in the darkness.
Kediler karanlıkta görür mü?Do cats see in the dark?
Karanlıktan korkar mısın?Are you afraid of the dark?
Karanlıkta görmek biraz zordur, değil mi?It's kind of difficult to see in the dark, isn't it?
Tom hizmetçilerine karanlıkta yemek yedirdi.Tom made his servants eat in the dark.
Tom karanlıktan korkuyor.Tom is afraid of the dark.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.Driving in the dark feels like flying!
Karanlıkta bir şekil gördüm.I saw a shape in the dark.
Ben karanlıktan korkuyorum.I'm afraid of the dark.
Baba benimle kal! Karanlıktan korkarım.Stay with me, dad! I'm afraid of the dark.
Karanlıktan korkuyorum.I have a fear of the dark.
Bir çocuk karanlıktan korkar.A child is afraid of the dark.
Çocuk karanlıktan korkuyor.The child is afraid of the dark.
Baykuşlar karanlıkta görebilirler.Owls can see in the dark.
Çocuk karanlıktan korkardı.The boy was afraid of the dark.
Delikanlı karanlıktan korkuyor.The boy is afraid of the dark.
O karanlıkta parlıyor.It glows in the dark.
Köpekler karanlıkta görebilirler.Dogs can see in the dark.
Tom karanlıkta bacak bacak üstüne atarak oturdu.Tom sat cross-legged in the dark.
Tom karanlıkta oturdu.Tom sat in the darkness.
Onları sonsuza dek karanlıkta saklayamayız.We can't keep them in the dark forever.
Burada karanlıkta bırakılmak istemiyorum.I don't want to be left here in the dark.
Karanlıkta hareket eden bir şey gördüm.I saw something moving in the dark.
Neden karanlıkta yalnız oturuyorsun?Why are you sitting alone in the dark?
Karanlıkta burada yalnız oturarak ne yapıyorsunuz?What're you doing sitting here alone in the dark?
Tom Mary'yi beklerken karanlıkta yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone in the dark waiting for Mary.
Ben her zaman karanlıktan nefret ettim.I've always hated the dark.
Karanlıktan korkmadığını umuyorum.I hope you're not afraid of the dark.
Karanlıkta okuma.Gözlerin için iyi olmaz.Don't read in the dark. It's not good for your eyes.
Tom karanlıkta duruyordu.Tom stood in the dark.
Tom masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.Tom turned off his desk lamp and sat in the dark thinking about what he should do.
Tom, Mary'nin karanlıkta kayboluşunu izledi.Tom watched Mary disappear into the darkness.
Mekan boştu. O, bir kutunun arkasına saklanmış bir kedi dışında, karanlıkta yalnızdı.The place was empty. She was alone in the darkness, except for a cat hiding behind a box.
O, karanlıkta yalnızdı.He was alone in the dark.
O, karanlıkta tek başınaydı.She was alone in the dark.
Onlar karanlıkta yalnızdı.They were alone in the dark.
Karanlıktan sonra Tom'un tek başına çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark by himself.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya gitmemesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he shouldn't go out after dark.
Karanlıktan sonra tek başıma burada olmama izin verilmiyor.I'm not allowed to be here by myself after dark.
Tom karanlıkta yolunu el yordamıyla aradı.Tom felt his way in the dark.
Tom karanlıktan korkar.Tom is scared of the dark.
Tom karanlıkta yalnız oturuyordu.Tom sat alone in the dark.
Tom karanlıkta ortadan kayboldu.Tom vanished into the darkness.
Karanlıktan sonra Park Caddesi'nde yalnız yürümenin tehlikeli olduğunu duydum.I've heard that it's dangerous to be walking alone on Park Street after dark.
Tom sigara içerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark, smoking.
Neden burada karanlıkta oturuyorsun?Why are you sitting here in the dark?
Tom karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark.
Neden karanlıkta oturuyorsun?Why are you sitting in the dark?
Tom ne olduğu hakkında düşünerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark thinking about what had happened.