karanlıkta ile cümle
karanlıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün kediler karanlıkta gridir.All cats are grey in the dark.
Karanlıkta doğru yola çıktık.We hit the right road in the dark.
Karanlıkta yolumuzu dikkatle hissetmeliyiz.We must feel our way carefully in the dark.
Karanlıkta bir şekil belirdi.A form appeared in the darkness.
Karanlıkta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the darkness.
Küçük bir nesne karanlıkta hareket etti.A tiny object moved in the dark.
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.Something was stirring in the dark.
Karanlıkta kaybolmaktan korkuyordum.I was afraid of getting lost in the dark.
Karanlıkta bir kırmızı ışık parlıyordu.A red light was glowing in the dark.
Karanlıkta biri adımı seslendi.Somebody called my name in the dark.
Karanlıktan fırlarım.I spring out of the darkness.
Karanlıktan bir soyguncu ortaya çıktı.The robber emerged from the darkness.
Karanlıktan önce döneceğim.I'll be back before dark.
Karanlıktan önce muhtemelen oraya varacağız.We are likely to get there before dark.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Karanlıktan sonra yalnız yürüme.Don't walk alone after dark.
Beth kötü erkek kardeşinden dolayı karanlıktan korkuyor.Beth is afraid of the dark because of her evil brother.
Baykuş karanlıkta görebilir.The owl can see in the dark.
Kediler karanlıkta görebilirler.Cats can see in the dark.
Çocuk karanlıktan korktu.The boy feared the dark.
Oğlan karanlıkta yatmaktan korkar.The boy is afraid to go to bed in the dark.
Beni onun hakkında karanlıkta tutma.Don't keep me in the dark about it.
Küçük çocuk karanlıktan korkuyor.The little boy is afraid of the dark.
Yarasalar genellikle karanlıkta uçar.Bats usually fly in the dark.
Yarasalar genelde karanlıkta uçar.Bats usually fly in the dark.
Bir köpek karanlıkta görebilir.A dog can see in the dark.
Işık karanlıkta parlar.The light shines in the darkness.
Çocuklar karanlıkta dışarı çıkmayı sevmezler.Children don't like to go out in the dark.
Çocuk karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyordu.The child was afraid of being left alone in the dark.
Karanlıktan önce çadırlarımızı kurduk.We set up our tents before dark.
Karanlıktan önce Tokyo'ya varacağız.We will reach Tokyo before dark.
Karanlıkta beyaz bir şey gördük.We saw something white in the dark.
Erkek kardeşim karanlıktan korkmadığını söylüyor.My brother says he isn't afraid of the dark.
Karanlıkta iki kez adımın söylendiğini duydum.I heard my name called twice in the dark.
Karanlıkta yalnız olmaktan korktum.I was scared to be alone in the dark.
Karanlıkta sandalyeyi arıyorum.I am looking for the chair in the dark.
Karanlıktan sonra eve yalnız yürümeyi sevmem.I don't like walking home alone after dark.
Ben karanlıkta lamba anahtarını hissettim.I felt for the light switch in the dark.
Karanlıkta yürümekten korkuyorum.I am frightened of walking in the darkness.
Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Karanlıktan sonra nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.She seldom, if ever, goes out after dark.
Shinji her gün karanlıktan sonra bir yürüyüşe çıkar.Shinji goes for a walk after dark every day.
Karanlıktan önce kampa geri döndük.We came back to camp before dark.
Karanlıktan sonra otele vardılar.They got to the hotel after dark.
Neden kedilerin gözleri karanlıkta parlar?Why do cats' eyes shine in the dark?
Kedilerin karanlıkta görme yetileri vardır.Cats have the ability to see in the dark.
Kedilerin karanlıkta görebildiğini fark ettim.I realized that cats can see in the dark.
Bir kedi karanlıkta görebilir.A cat can see in the dark.
Karanlıkta bir şey arıyordu.He was looking for something in the dark.
O, karanlıkta bir mum yaktı.He lit a candle in the dark.
O, karanlıktan korkardı.He was afraid of the dark.
O, karanlıktan sonra geri döndü.He came back after dark.
Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını arıyordu.He was feeling for the light switch in the dark.
Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.He groped for the doorknob in the dark.
Karanlıkta yolunu hissetti.He felt his way through the darkness.
O, karanlıktan faydalanarak kaçtı.He escaped under cover of the darkness.
Karanlıktan sonra o asla dışarı çıkmaz.He never goes out after dark.
Onlar karanlıkta el yordamıyla ilerliyorlar.They felt their way in the dark.
O, karanlıktan çok korkar.She is very afraid of the dark.