karanlığa ile cümle

karanlığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Hän lähetti pimeyden ja pimensi kaiken, eivätkä he vastustaneet hänen sanojansa.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Han sände mörker och lät allt bliva mörkt; och de stodo icke emot hans ord.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Han sendte mørke og gjorde det mørkt, og de var ikke gjenstridige mot hans ord.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.han sendte Mørke, så blev det mørkt, men de ænsede ikke hans Ord;
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Il envoya des ténèbres et amena l`obscurité, Et ils ne furent pas rebelles à sa parole.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.여호와께서 흑암을 보내사 어둡게 하시니 그 말씀을 어기지 아니하였도다
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Mandò le tenebre e si fece buio, ma resistettero alle sue parole
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Mandou � escuridão que a escurecesse; e foram rebeldes � sua palavra.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Ngài giáng xuống sự tối tăm và làm ra mờ mịt; Còn họ không bội nghịch lời của Ngài.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Ngài giáng xuống sự tối_tăm và làm ra mờ_mịt ; Còn họ không bội_nghịch lời của Ngài .
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Posłał ciemności, i zaćmiło się, a nie byli odpornymi słowu jego.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal je temé in omračil je deželo, in nista se upirala besedi njegovi.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal tmu, a zatmělo se, aniž odporná byla slovu jeho.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal tmu a zatmil, a nesprotivili sa jeho slovám.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.tétséget bocsátott és elsötétítette [azt, ]és azok nem engedetlenkedtek az õ rendeleteinek.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Εξαπεστειλε σκοτος, και εσκοτασε και δεν ηπειθησαν εις τους λογους αυτου.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Той изпрати тъмнина и причини мрак, Дано не се възпротивят на думите Му*.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.שלח חשך ויחשך ולא מרו את דבריו׃
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.‎ارسل ظلمة فاظلمت ولم يعصوا كلامه‎.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.他 命 黑 暗 、 就 有 黑 暗 . 沒 有 違 背 他 話 的
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.他 命 黑暗 、 就 有 黑暗 . 沒有違背 他 話的
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.A partir de musaraignes miniscules, les tanrecs se sont habitués à l'obscurité.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Aus winzigen Spitzmäusen entwickelten sich an die Dunkelheit angepasste Tenreks.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Az apró cickányok és... tanrekek hozzászoktak a sötéthez.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Como las pequeñas musarañas, o los tenrecs, adaptados a la oscuridad.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Dai piccoli toporagni, tenrecidi abituati al buio.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Dari tikus-tikus tanah yang mungil, landak-landak yang terbiasa pada kegelapan.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.De minúsculos musaranhos [vieram] tenrecídeos, habituados à escuridão.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.텐렉으로 부터 그것들은 어둠에 적응했습니다.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Päästäisistä tuli tanrikeja, jotka olivat tottuneet pimeään.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Począwszy od małych ryjówek, kretojeży nawykłych do ciemności.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Pornind cu cârtițe și arici obișnuiți în întuneric.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar. Yeni formlar yarasalar oldu.Từ những con chuột chù nhỏ xíu đến Tenrec, đã quen với bóng tối.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Z maličkých piskorov sa stali tenreky, zvyknuté na tmu.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.Από μικροσκοπικά ποντίκια [ήρθαν] τα θηλαστικά tenrec, συνηθισμένα στο σκοτάδι.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.От мънички земеровки, тенреците се приспособили към тъмнината.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.טנרקים שהסתגלו לחשכה.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.التينريكس (نوع من الثديات تعيش فى أفريقيا) معتادين على الظلام.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.コウモリが登場しました そして ジャコウネコ
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Då räckte Mose sin hand upp mot himmelen, och ett tjockt mörker kom över hela Egyptens land i tre dagar.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Da rakte Moses sin Hånd op mod Himmelen, og der kom et tykt Mørke i hele Ægypten i tre Dage;
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.És kinyujtá Mózes az õ kezét az ég felé, és lõn sûrû setétség egész Égyiptom földén három napig.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Estendeu, pois, Moisés a mão para o céu, e houve trevas espessas em toda a terra do Egito por três dias.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.In Mojzes iztegne roko proti nebu, in bila je gosta tema po vsej deželi Egiptovski tri dni.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.I vztáhl Mojžíš ruku svou k nebi, a byla tma přehustá po vší zemi Egyptské za tři dni.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.I wyciągnął Mojżesz rękę swą ku niebu, i były ciemności gęste po wszystkiej ziemi Egipskiej przez trzy dni.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Ja Mooses ojensi kätensä taivasta kohti, ja koko Egyptin maahan tuli synkeä pimeys kolmeksi päiväksi.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.모세가 하늘을 향하여 손을 들매 캄캄한 흑암이 삼일 동안 애굽 온 땅에 있어서
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Moise şi -a întins mîna spre cer; şi a fost întunerec besnă în toată ţara Egiptului, timp de trei zile.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Mosè stese la mano verso il cielo: vennero dense tenebre su tutto il paese d'Egitto, per tre giorni
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Mozes stak zijn hand uit naar de hemel en het werd aardedonker in het land, drie dagen lang!
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Musa mengangkat tangannya ke atas, dan selama tiga hari seluruh tanah Mesir diliputi gelap gulita
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Så rakte Moses sin hånd op mot himmelen, og det blev et tykt mørke i hele Egyptens land i tre dager.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Und Mose reckte seine Hand gen Himmel; da ward eine dicke Finsternis in ganz Ägyptenland drei Tage,
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Vậy , Môi-se giơ tay mình lên trời , bèn có sự tối_tăm rất dày trong ba ngày tại xứ Ê - díp-tô ;
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Vậy, Môi-se giơ tay mình lên trời, bèn có sự tối tăm rất dày trong ba ngày tại xứ Ê-díp-tô;
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.И Моисей простря ръката си към небето; и настана тъмнина по цялата Египетска земя за три дена.
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.Моисей простер руку свою к небу, и была густая тьма по всей землеЕгипетской три дня;
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.ויט משה את ידו על השמים ויהי חשך אפלה בכל ארץ מצרים שלשת ימים׃
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.فمدّ موسى يده نحو السماء فكان ظلام دامس في كل ارض مصر ثلاثة ايام.
İlgili Sayfalar