karanlığa ile cümle
karanlığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.Og Gud kalte lyset dag, og mørket kalte han natt. Og det blev aften, og det blev morgen, første dag.
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.und nannte das Licht Tag und die Finsternis Nacht. Da ward aus Abend und Morgen der erste Tag.
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.И Бог нарече светлината Ден, а тъмнината нарече Нощ. И стана вечер, и стана утро, ден първи.
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.И назвал Бог свет днем, а тьму ночью. И был вечер, и было утро: день один.
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.ויקרא אלהים לאור יום ולחשך קרא לילה ויהי ערב ויהי בקר יום אחד׃
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.ودعا الله النور نهارا والظلمة دعاها ليلا. وكان مساء وكان صباح يوما واحدا
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.神 稱 光 為 晝 、 稱 暗 為 夜 . 有 晚 上 、 有 早 晨 、 這 是 頭 一 日
Işığa ‹‹Gündüz››, karanlığa ‹‹Gece›› adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.神稱光為晝 、 稱暗為夜 . 有 晚上 、 有 早晨 、 這是 頭一日
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.A világosságról a sötétségbe taszítják, a föld kerekségérõl elüldözik õt.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Dari terang ia diusir ke dalam kegelapan; dari dunia orang hidup ia dienyahkan
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.É lançado da luz para as trevas, e afugentado do mundo.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Er wird vom Licht in die Finsternis vertrieben und vom Erdboden verstoßen werden.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Este împins din lumină în întunerec, şi este izgonit din lume.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Från ljus stötes han ned i mörker och förjagas ifrån jordens krets.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Hắn bị xô đuổi khỏi ánh sáng mà vào tối tăm, Và người ta khu trục nó khỏi thế gian.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Hắn bị xô đuổi khỏi ánh_sáng mà vào tối_tăm , Và người_ta khu_trục nó khỏi thế_gian .
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Hänet sysätään valosta pimeyteen ja karkoitetaan maan piiristä.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Han støtes fra lys ut i mørke, han jages bort fra jorderike.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Hij zal vanuit het licht de duisternis worden ingedreven en uit de wereld worden weggejaagd.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Il est poussé de la lumière dans les ténèbres, Il est chassé du monde.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.그는 광명 중에서 흑암으로 몰려 들어가며 세상에서 쫓겨날 것이며
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Lo empujan de la luz a las tinieblas; lo echan fuera del mundo
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Lo getteranno dalla luce nel buio e dal mondo lo stermineranno
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.man støder ham ud fra Lys i Mørket og driver ham bort fra Jorderig;
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Pehnili ga bodo iz svetlobe v temo in pognali s sveta.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Vyženou ho z světla do tmy, anobrž z okršlku zemského vypudí jej.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Wypędzą go z światłości do ciemności, a z okręgu świata wyrzucą go.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Zaženú ho zo svetla do tmy, áno, vypudia ho, aby blúdil ta preč s okruhu zeme.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Θελει εξωσθη απο του φωτος εις το σκοτος, και θελει εκβληθη απο του κοσμου.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Изгонят его из света во тьму и сотрут его с лица земли.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.Ще бъде изпъден от светлото в тъмното, И ще бъде изгонен от света.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.יהדפהו מאור אל חשך ומתבל ינדהו׃
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.يدفع من النور الى الظلمة ومن المسكونة يطرد.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.他 必 從 光 明 中 被 攆 到 黑 暗 裡 、 必 被 趕 出 世 界
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.他 必 從 光明 中 被 攆到 黑暗裡 、 必被 趕出 世界
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Az a nap legyen sötétség, ne törõdjék azzal az Isten onnét felül, és világosság ne fényljék azon.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Converta-se aquele dia em trevas; e Deus, lá de cima, não tenha cuidado dele, nem resplandeça sobre ele a luz.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Denne Dag vorde Mørke, Gud deroppe spørge ej om den, over den stråle ej Lyset frem!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın."그 날이 캄캄하였었더라면, 하나님이 위에서 돌아보지 마셨더라면, 빛도 그 날을 비취지 말았었더라면,"
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Må den dagen vändas i mörker, må Gud i höjden ej fråga efter den och intet dagsljus lysa däröver.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Måtte den dag bli til mørke! Måtte Gud i det høie ikke spørre efter den, og intet lys stråle over den!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Nech sa obráti ten deň na tmu; nech sa nepýta po ňom Bôh s hora, ani nech nezasvieti naň svetlosť;
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Quel giorno sia tenebra, non lo ricerchi Dio dall'alto, né brilli mai su di esso la luce
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Sea aquel día tinieblas. Dios no pregunte por él desde arriba, ni resplandezca la claridad sobre él
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Se päivä muuttukoon pimeydeksi; älköön Jumala korkeudessa sitä kysykö, älköönkä valonsäde sille paistako.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Ten den ó by byl obrácen v temnost, aby ho byl nevyhledával Bůh shůry, a nebyl osvícen světlem.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Tisti dan – naj postane teman, ne vprašaj po njem Bog od zgoraj, svit mu ne zasij nikdar!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Η ημερα εκεινη να ηναι σκοτος ο Θεος να μη αναζητηση αυτην ανωθεν, και να μη φεγξη επ' αυτην φως.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Да бъде тъмнина оня ден; Бог да го не зачита от горе, И да не изгрее на него светлина.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.День тот да будет тьмою; да не взыщет его Бог свыше, и да не воссияет над ним свет!
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.היום ההוא יהי חשך אל ידרשהו אלוה ממעל ואל תופע עליו נהרה׃
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.ليكن ذلك اليوم ظلاما. لا يعتن به الله من فوق ولا يشرق عليه نهار.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願 那 日 變 為 黑 暗 . 願 神 不 從 上 面 尋 找 他 、 願 亮 光 不 照 於 其 上
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.願那日 變為 黑暗 . 願神 不 從 上面 尋 找他 、 願 亮光 不 照 於 其上
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.(104:28) Послал тьму и сделал мрак,и не воспротивились слову Его.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.A trimes întunerec şi a adus negura, ca să nu fie neascultători la Cuvîntul Lui.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.dan mereka taat kepada perintah-Nya. Lalu TUHAN menjadikan negeri itu gelap gulita
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Envió tinieblas y trajo oscuridad, pero no guardaron sus palabras
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Er ließ Finsternis kommen und machte es finster; und sie waren nicht ungehorsam seinen Worten.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.God stuurde de donkere duisternis en er was geen hand voor de ogen te zien. Maar zij sloegen er geen acht op.
İlgili Sayfalar