karanlığa ile cümle
karanlığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.摩 西 向 天 伸 杖 、 埃 及 遍 地 就 烏 黑 了 三 天
Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.摩西 向 天伸杖 、 埃及 遍地 就 烏 黑 了 三天
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Alltså höll folket sig på avstånd, under det att Mose gick närmare till töcknet i vilket Gud var.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Also trat das Volk von ferne; aber Mose machte sich hinzu in das Dunkel, darin Gott war.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Assim o povo estava em pé de longe; Moisés, porém, se chegou �s trevas espessas onde Deus estava.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Da holdt Folket sig i Frastand medens Moses nærmede sig Mulmet, hvori Gud var.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Entonces el pueblo se mantuvo a distancia, y Moisés se acercó a la densa oscuridad donde estaba Dios
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Il popolo si tenne dunque lontano, mentre Mosè avanzò verso la nube oscura, nella quale era Dio
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.In stalo je ljudstvo oddaleč, Mojzes pa se je približal temi, v kateri je bil Bog.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Ja kansa pysyi taampana, mutta Mooses lähestyi pimeyttä, jossa Jumala oli.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.백성은 멀리 섰고 모세는 하나님의 계신 암흑으로 가까이 가니라
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Le peuple restait dans l`éloignement; mais Moïse s`approcha de la nuée où était Dieu.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Ľud tedy stál zďaleka, a Mojžiš sa priblížil k mrákave, kde bol Bôh.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Poporul stătea în depărtare; iar Moise s'a apropiat de norul în care era Dumnezeu.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Så blev folket stående langt borte, og Moses gikk nær til mørket hvor Gud var.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Stał tedy lud z daleka; a Mojżesz przystąpił do ciemnej mgły, w której był Bóg.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Távol álla azért a nép, Mózes pedig közelebb méne a felhõhöz, melyben az Isten vala.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Tedy stál lid zdaleka; Mojžíš pak přistoupil k mrákotě, kdež byl Bůh.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Tetapi orang-orang itu tetap berdiri jauh-jauh, dan hanya Musa mendekati awan gelap di tempat Allah hadir
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Vậy , dân_sự đứng cách tận xa , còn Môi-se đến gần đám mây đen_kịt có Ðức_Chúa_Trời ngự ở trong .
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Vậy, dân sự đứng cách tận xa, còn Môi-se đến gần đám mây đen kịt có Ðức Chúa Trời ngự ở trong.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Και εσταθη ο λαος μακροθεν ο δε Μωυσης επλησιασεν εις την ομιχλην οπου ητο ο Θεος.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.И стоял народ вдали, а Моисей вступил во мрак, где Бог.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.Така людете стояха надалеч. А Моисей се приближи пре мрака, гдето беше Бог.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.ויעמד העם מרחק ומשה נגש אל הערפל אשר שם האלהים׃
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.فوقف الشعب من بعيد واما موسى فاقترب الى الضباب حيث كان الله
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.於 是 百 姓 遠 遠 的 站 立 . 摩 西 就 挨 近 神 所 在 的 幽 暗 之 中
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.於是 百姓 遠遠 的 站立 . 摩西 就 挨近 神 所在 的 幽暗 之中
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Abych pak čeho i očekával, hrob bude dům můj, ve tmě usteli ložce své.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Ako čakam, da dobim v šeolu dom, ako sem si v temoti postlal ležišče,
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,A sírnak mondom: Te vagy az én atyám; a férgeknek pedig: Ti vagytok az én anyám és néném.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Aunque espere, el Seol será mi casa; tenderé mi cama en las tinieblas
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,C`est le séjour des morts que j`attends pour demeure, C`est dans les ténèbres que je dresserai ma couche;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Cînd Locuinţa morţilor o aştept ca locuinţă, cînd în întunerec îmi voi înălţa culcuşul;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Hanya dunia mautlah yang kuharapkan, di sanalah aku akan tidur dalam kegelapan
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,I keby som niečo očakával, jednako bude hrob mojím domom; vo tme si usteliem svoju ložu.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Jeźlibym czego oczekiwał, grób będzie domem moim, a w ciemnościach uścielę łoże moje.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Jos kuinka toivon, on tuonela asuntoni; minä levitän vuoteeni pimeyteen,
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,내 소망이 음부로 내 집을 삼음에 있어서 침상을 흑암에 베풀고
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Når jeg håper på dødsriket som mitt hus, reder i mørket mitt leie,
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Nej, huru jag än bidar, bliver dödsriket min boning, i mörkret skall jag bädda mitt läger;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Nếu tôi trông cậy âm phủ làm nhà tôi, Nếu tôi đặt giường tôi tại nơi tối tăm;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Nếu tôi trông_cậy âm_phủ làm nhà tôi , Nếu tôi đặt giường tôi tại nơi tối_tăm ;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Se eu olhar o Seol como a minha casa, se nas trevas estender a minha cama,
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Se posso sperare qualche cosa, la tomba è la mia casa, nelle tenebre distendo il mio giaciglio
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,vil jeg håbe, får jeg dog Bolig i Døden, jeg reder i Mørket mit Leje,
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Wenn ich gleich lange harre, so ist doch bei den Toten mein Haus, und in der Finsternis ist mein Bett gemacht;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Εαν προσμενω, ο ταφος ειναι η κατοικια μου εστρωσα την κλινην μου εν τω σκοτει.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Ако очаквам преизподнята за мое жилище, Ако съм постлал постелката си в тъмнината,
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,Если бы я и ожидать стал, то преисподняя – дом мой; во тьме постелю я постель мою;
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,אם אקוה שאול ביתי בחשך רפדתי יצועי׃
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,اذا رجوت الهاوية بيتا لي وفي الظلام مهدت فراشي
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,我 若 盼 望 陰 間 為 我 的 房 屋 . 若 下 榻 在 黑 暗 中
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,我 若 盼望 陰間為 我 的 房屋 . 若 下榻 在 黑暗 中
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Allerdings hat sie sich nicht zurückhalten für lang.
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Aprì la porta della camera da letto e gridò a gran voce nel buio,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Cô kéo mở cánh cửa của phòng ngủ và hét lên một tiếng nói lớn vào bóng tối,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Dia membuka pintu kamar dan berteriak dengan suara keras ke dalam kegelapan,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Ea a tras deschide uşa dormitorului si a strigat cu glas tare în întuneric,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Ela abriu a porta do quarto e gritou em voz alta para a escuridão,
İlgili Sayfalar