karanlığa ile cümle
karanlığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Ella abrió la puerta de la habitación y gritó en voz alta en la oscuridad,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Elle ouvrit la porte de la chambre et a crié d'une voix forte dans les ténèbres,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Hän veti avata ovi makuuhuoneeseen ja huusi suurella äänellä pimeyteen,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Hon drog öppna dörren till sovrummet och skrek med hög röst i mörkret,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Hun trak åbne døren til soveværelset og råbte med høj røst i mørket,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:그녀는 침실의 문을 열고 뽑아과 어둠에 큰소리로 외쳤다
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Ő kinyitotta az ajtót, a hálószoba és kiabált a hangosan a sötétségbe,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Ona otworzyła drzwi sypialni i krzyknął donośnym głosem w ciemność,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Otevřela dveře do ložnice a zařval mocným hlasem do tmy,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Otvorila dvere do spálne a zareval mocným hlasom do tmy,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Potegnila odprta vrata spalnice in zavpil z močnim glasom v temo,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Sie zog die Tür des Schlafzimmers und rief mit lauter Stimme in das Dunkel,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Vendar ona ni sama omejuje pri dolgo. Potegnila odprta vrata spalnice in zavpil z močnim glasom v temo,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Ze trok de deur open van de slaapkamer en riep met een luide stem in de duisternis,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Έβγαλε να ανοίξει την πόρτα της κρεβατοκάμαρας και φώναξε με δυνατή φωνή στο σκοτάδι,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Вона витягла відкрити двері спальні і закричав на весь голос у темряву,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Она вытащила открыть дверь спальни и закричал во весь голос в темноту,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:Тя издърпа отвори вратата на спалнята и извика с висок глас в тъмнината,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:היא פתחה את הדלת של חדר השינה וצעק בקול רם אל תוך החשכה,
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:انها سحبت فتح باب غرفة النوم وصرخ بصوت عال في الظلام ،
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:"是非、見て。それはバケツを蹴りだ。
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Al siervo inútil echadlo en las tinieblas de afuera." Allí habrá llanto y crujir de dientes
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››A niepożytecznego sługę wrzućcie do onych ciemności zewnętrznych, tam będzie płacz i zgrzytanie zębów.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››A toho neužitečného služebníka uvrztež do temností zevnitřních. Tamť bude pláč a škřipení zubů.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››A toho neužitočného sluhu vyhoďte do vonkajšej tmy! Tam bude plač a škrípanie zubami.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Còn tên đầy tớ vô ích đó, hãy quăng nó ra ngoài là chỗ tối tăm, ở đó sẽ có khóc lóc và nghiến răng.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Còn tên đầy_tớ vô_ích đó , hãy quăng nó ra ngoài là chỗ tối_tăm , ở đó sẽ có khóc_lóc và nghiến răng .
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Dan pelayan yang tidak berguna itu, buanglah dalam kegelapan di luar. Di sana ia akan menangis dan menderita!'
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››E il servo fannullone gettatelo fuori nelle tenebre; là sarà pianto e stridore di denti
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››E lançai o servo inútil nas trevas exteriores; ali haverá choro e ranger de dentes.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››És a haszontalan szolgát vessétek a külsõ sötétségre; ott lészen sírás és fogcsikorgatás.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Iar pe robul acela netrebnic, aruncaţi -l în întunerecul de afară: acolo va fi plînsul şi scrîşnirea dinţilor.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››In nepridnega hlapca vrzite v zunanjo temo; tam bode jok in škripanje z zobmi.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Ja heittäkää tuo kelvoton palvelija ulos pimeyteen; siellä on oleva itku ja hammasten kiristys.`
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››이 무익한 종을 바깥 어두운데로 내어 쫓으라 거기서 슬피 울며이를 갊이 있으리라 하니라
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Och kasten den oduglige tjänaren ut i mörkret härutanför.' Där skall vara gråt och tandagnisslan.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Og kast den unyttige tjener ut i mørket utenfor! Der skal være gråt og tenners gnidsel.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Og kaster den unyttige Tjener ud i Mørket udenfor; der skal der være Gråd og Tænders Gnidsel.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Und den unnützen Knecht werft hinaus in die Finsternis; da wird sein Heulen und Zähneklappen.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››А тоя безполезен слуга хвърлете във външната тъмнина; там ще бъде плач и скърцане със зъби.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››І викиньте слугу нікчемного у темряву надвірню: там буде плач і скреготаннє зубів.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››ואת עבד הבליעל השליכו אל החשך החיצון שם תהיה היללה וחרק השנים׃
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››والعبد البطال اطرحوه الى الظلمة الخارجية. هناك يكون البكاء وصرير الاسنان
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››把 這 無 用 的 僕 人 、 丟 在 外 面 黑 暗 裡 . 在 那 裡 必 要 哀 哭 切 齒 了
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››把 這無 用 的 僕人 、 丟 在 外面 黑暗 裡 . 在 那 裡 必要 哀哭 切齒了
- yarım rüyalar batmış gözlerimi açtı ve önce güneş aydınlatılmış bir odada dış karanlığa sarılmış.그것은 - 이복 꿈에 가득한 - 난 내 눈을 뜨게하고, 전에 태양 조명 방에 지금이었다 바깥 어둠에 싸여.
- yarım rüyalar batmış gözlerimi açtı ve önce güneş aydınlatılmış bir odada dış karanlığa sarılmış.זאת - רווי וחצי החלומות - פקחתי את עיני, ואת לפני השמש מואר החדר היה עכשיו עטוף החושך החיצוני.
- yarım rüyalar batmış gözlerimi açtı ve önce güneş aydınlatılmış bir odada dış karanlığa sarılmış.ذلك -- غارق النصف في الأحلام -- فتحت عيني ، وقبل الشمس أضاءت الغرفة كانت الآن ملفوفة في الظلام الخارجي.
- yarım rüyalar batmış gözlerimi açtı ve önce güneş aydınlatılmış bir odada dış karanlığa sarılmış.外側の暗闇に包まれた。 即座私はすべての私のフレームを介して実行ショックを感じた、何も見られることはなかったし、
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Allah menutup jalanku, aku tak dapat lewat, lorong-lorongku dibuat-Nya gelap pekat
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Cestu mou zapletl tak, abych nikoli projíti nemohl, a stezky mé temnostmi zastřel.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Chúa có chận đường tôi , tôi chẳng đi qua được . Ngài có để tăm_tối trên đường_lối tôi .
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Chúa có chận đường tôi, tôi chẳng đi qua được. Ngài có để tăm tối trên đường lối tôi.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.com muros fechou ele o meu caminho, de modo que não posso passar; e pôs trevas nas minhas veredas.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Drogę moję zagrodził, żebym przejść nie mógł, a na ścieszce mojej ciemności położył.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Él ha cercado mi camino, para que yo no pase; sobre mis senderos ha puesto tinieblas
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Er hat meinen Weg verzäunt, daß ich nicht kann hinübergehen, und hat Finsternis auf meinen Steig gestellt.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.God heeft mij de weg versperd en mijn licht veranderd in duisternis.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Hän on aidannut tieni, niin etten pääse ylitse, ja on levittänyt pimeyden poluilleni.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.Han spærred min Vej, jeg kom ikke frem, han hylled mine Stier i Mørke;
İlgili Sayfalar