Ana içeriğe geç
Sözlük

karan ile cümle

karan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Karanlık bulutlar ufuk üzerinde toplandı.Dark clouds gathered over the horizon.
Burada hava çok karanlık.It's very dark in here.
Karanlıktan korkarım.I'm scared of the dark.
Bazen karanlıktan korkuyorum.Sometimes I'm scared of the dark.
O zamana kadar karanlıktı.It was dark by then.
Bodrumda hava karanlık.It's dark in the basement.
O, ertesi sabah çok erkenden uyandığında, hava hala karanlıktı.When she woke next morning, very early, it was still dark.
Anahtarları karanlıkta el yordamıyla aradı.I groped around in the dark for keys.
El fenerim için karanlıkta etrafı yokladım.I groped around in the dark for my flashlight.
Kediler gerçekten karanlıkta görebilir mi?Can cats really see in the dark?
Gerçekten karanlıktan korktuğumu düşünüyor musunuz?Do you really think I'm afraid of the dark?
Kasabaya virüs bulaştı ve şimdi karantinaya alındı.The town was infected by the virus and is now quarantined.
Tom Mary'yi karanlıktan sonra tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.Tom warned Mary not to go out by herself after dark.
Köprünün altı çok karanlıktı.It was pretty dark under the bridge.
Polisler karanlık gölü aradı.Police searched the murky lake.
Burada karanlıkta tamamen tek başınıza oturarak ne yapıyorsunuz?What are you doing sitting here in the dark all by yourself?
Orası çok karanlık.It's very dark in there.
Birkaç saat içinde karanlık olacak.It'll be dark in a few hours.
Neden burası bu kadar karanlık?Why is it so dark in here?
Madenin içi çok karanlıktı.It was very dark inside the mine.
Akşam karanlığında gerinme egzersizleri yapmayı seviyorum.I like doing stretching exercises at dusk.
Sochi'de karanlık geceler var.There are dark nights in Sochi.
Soçi kentinde karanlık geceler vardır.There are dark nights in the city of Sochi.
Flaş çalışmıyordu, bu yüzden o karanlıkta resim çekemedi.The flash wasn't working, so he couldn't take a picture in the dark.
Yalnızca sen, karanlığı aydınlık yapabilirsin.Only you, can make the darkness bright.
Turistler karanlıktan önce yolculuklarını bitirmeli.Travelers should finish their journey before dark.
Bu sokak karanlıktır.This street is dark.
Bu sokak karanlık.This street is dark.
Şafaktan hemen önce her zaman karanlıktır.It's always darkest just before dawn.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.Only months into their marriage, Mary began to see a darker side to Tom.
Yatak odam karanlık.My bedroom is dark.
O karanlık bir sırrı saklıyordu.She was hiding a dark secret.
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Karanlık madde doğrudan görülemez.Dark matter cannot be seen directly.
Karanlık maddenin neyden yapıldığını bilmiyorum.We don't know what dark matter is made of.
Burası gerçekten karanlık. Hiçbir şey göremiyorum.It's really dark here. I can't see anything.
Gece çok karanlık.The night is so dark.
Tom karanlık sonrasına kadar buraya gelmedi.Tom didn't get here until after dark.
Çok karanlık bir geceydi.It was a very dark night.
Gittiğimiz karanlık yerlerden korkuyorum.I am afraid of the dark places we go.
Tom karanlıkta oturuyordu, sigara içiyordu.Tom was sitting in the dark, smoking a cigarette.
Tom karanlıkta oturuyordu, puro içiyordu.Tom was sitting in the dark, smoking a cigar.
Ben karanlıktan sonra mezarlık tarafında yürümekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid walking by the cemetery after dark.
Karanlıktan korkmak için bir neden göremiyorum.I have never seen any reason to be frightened of the dark.
Onlar gecenin karanlığında sessizce sıvıştı.They stole away quietly in the dark of night.
Orası her zaman karanlık.It's always dark there.
Bodrum, çirkin, karanlık ve pis kokulu.The basement is ugly, dark, and smelly.
En karanlık gece bile sona erecek ve güneş doğacak.Even the darkest night will end and the sun will rise.
Karanlıktı ve bir şey göremedim.It was dark and I couldn't see anything.
Neden her şey bu kadar karanlık?Why's everything so dark?
Bir şimşek çakması aniden karanlık gece manzarasını aydınlattı.A flash of lightning suddenly lit up the dark nocturnal landscape.
Bir mum yakmak karanlığı lanetlemekten daha iyidir.It is better to light a candle than to curse the darkness.
Bu derin bir karanlıktı.It was a deep darkness.
Sokak karanlıktı.The street was dark.
Cadde karanlıktı.The street was dark.
Hiçbir şey bir kara delikten daha karanlık değildir.Nothing is darker than a black hole.
Neptün, karanlık, soğuk ve çok rüzgarlıdır.Neptune is dark, cold, and very windy.
Odanın içi çok karanlıktı.It was very dark inside the room.
En karanlık saat, şafaktan hemen öncedir.The darkest hour is just before dawn.
Köpekler karanlıkta görürler.Dogs see in the dark.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod