Ana içeriğe geç
Sözlük

karan ile cümle

karan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, karanlıkta tek başınaydı.She was alone in the dark.
Onlar karanlıkta yalnızdı.They were alone in the dark.
İlk iki oda karanlıktı, üçüncüsünde ise bir ışık vardı.The first two rooms were dark, in the third there was a light.
Çimlere uzanıp karanlık gökyüzüne doğru baktık.We lay down on the grass and stared at the night sky.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
Bu gece dışarısı zifiri karanlıktı.It was pitch-dark outside tonight.
Tom karanlık bir sokakta öldürüldü.Tom was killed in a dark alley.
Tatoeba'nın karanlık yönünü kesinlikle keşfettim.I just discovered the dark side of Tatoeba.
Karanlığı boşa çıkaran ışık da gölgeler yaratır.The light that casts away the darkness also creates shadows.
Çevremizdeki karanlık simsiyahtı.The darkness around us was pitch-black.
Ormanda hava karanlıktı.It was dark in the forest.
Karanlıktan sonra Tom'un tek başına çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark by himself.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya gitmemesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he shouldn't go out after dark.
Karanlıktan sonra tek başıma burada olmama izin verilmiyor.I'm not allowed to be here by myself after dark.
Tom karanlıkta yolunu el yordamıyla aradı.Tom felt his way in the dark.
Tom karanlıktan korkar.Tom is scared of the dark.
Tom karanlıkta yalnız oturuyordu.Tom sat alone in the dark.
Tom karanlıkta ortadan kayboldu.Tom vanished into the darkness.
Yakında karanlık olacak.It'll be dark soon.
Mağaralar karanlık.Caves are dark.
Karanlıktan sonra Park Caddesi'nde yalnız yürümenin tehlikeli olduğunu duydum.I've heard that it's dangerous to be walking alone on Park Street after dark.
Böyle karanlık bir yerde ne yapıyorsun?What are you doing in a dark place like that?
Geceler neden bu kadar karanlık?Why are the nights so dark?
Tom karanlık odaya girdi ve ışıkları açtı.Tom went inside the dark room and switched on the lights.
Tom bir el feneri ile karanlık odada etrafa bakındı.Tom looked around the dark room with a flashlight.
Tom karanlık odaya girip lamba anahtarını çevirdi.Tom entered the dark room and flipped the light switch.
Tom'un karanlık bir sırrı var.Tom has a dark secret.
Bu büyük bir karanlık sır değil.It's not a big dark secret.
Bodrum zifiri karanlıktı.The basement was pitch black.
Mağaranın içi zifiri karanlık.It's pitch black inside the cave.
Bodrumda zifiri karanlık var.It's pitch black in the basement.
Artık dışarısı zifiri karanlık değil.It's no longer pitch black outside.
Tom sigara içerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark, smoking.
Neden burada karanlıkta oturuyorsun?Why are you sitting here in the dark?
Tom karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark.
Neden karanlıkta oturuyorsun?Why are you sitting in the dark?
Tom ne olduğu hakkında düşünerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark thinking about what had happened.
Ben odaya girdiğimde ve ışıkları açtığımda Tom karanlıkta oturuyordu.Tom was just sitting in dark when I entered the room and turned on the lights.
Karanlık hala vadiyi kaplamış.Darkness still covered the valley.
Bizi karanlıktan aydınlığa götür.Lead us from darkness to light.
Bu oda hava karanlık.It's dark in this room.
Akşam karanlığında, yirmi dokuz kişilik bir grup o otele geldi.At nightfall, a group of twenty-nine came into that hostelry.
Oldukça karanlıktı.It was pretty dark.
Gerçekten karanlıktı.It was really dark.
Yang aydınlık iken, Yin karanlıktır.The yin is dark, while the yang bright.
Ofis karanlık.The office is dark.
Tom'un ofisi karanlık.Tom's office is dark.
Tom karanlıkta yalnızdı.Tom was alone in the dark.
Karanlık benim yararıma çalışacak.The darkness will work to my advantage.
Pek çoğu, geceleri karanlıktan korkarlar.Many are afraid of darkness at night.
Karanlık sokakta dikkatlice aşağıya doğru yürüdüm.Tom walked cautiously down the dark alley.
Burada bir karanlık var.There is a darkness.
Karanlıkta bütün renkler birdir.All colours will agree in the dark.
Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Böyle karanlıkta nasıl bir şey görebiliyordu?How could he see anything in such darkness?
Artık dışarısı karanlık.It's now dark outside.
Bir saat içinde karanlık olacak.It'll be dark in an hour.
Ben karantina altındayım.I'm under quarantine.
Tom'u karanlıkta tutmak adil değildir.It isn't fair to keep Tom in the dark.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
karan ile cümle - Sayfa 5 - karan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App