Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ale synové království vyvrženi budou do temností zevnitřních. Tamť bude pláč a škřipení zubů.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››ale synovia kráľovstva budú vyvrhnutí do zovnútornej tmy; tam bude plač a škrípanie zubami.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ale synowie królestwa będą wyrzuceni w ciemności zewnętrzne, tam będzie płacz i zgrzytanie zębów.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››a sinovi kraljestva bodo vrženi v zunanjo temo: tam bo jok in škripanje z zobmi.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ez ország fiai pedig kivettetnek a külsõ sötétségre; holott lészen sírás és fogaknak csikorgatása.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Iar fiii Împărăţiei vor fi aruncaţi în întunerecul de afară, unde va fi plînsul şi scrîşnirea dinţilor.``
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››나라의 본 자손들은 바깥 어두운 데 쫓겨나 거기서 울며 이를 갊이 있으리라
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mas os filhos do reino serão lançados nas trevas exteriores; ali haverá choro e ranger de dentes.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Men Rigets Børn skulle kastes ud i Mørket udenfor; der skal der være Gråd og Tænders Gnidsel."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››men rikets barn skal kastes ut i mørket utenfor; der skal være gråt og tenners gnidsel.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››men rikets barn skola bliva utkastade i mörkret därutanför; där skall vara gråt och tandagnisslan.»
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mentre i figli del regno saranno cacciati fuori nelle tenebre, ove sarà pianto e stridore di denti»
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mutta valtakunnan lapset heitetään ulos pimeyteen; siellä on oleva itku ja hammasten kiristys."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối tăm ở ngoài, tại đó sẽ có khóc lóc và nghiến răng.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối_tăm ở ngoài , tại đó sẽ có khóc_lóc và nghiến răng .
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››pero los hijos del reino serán echados a las tinieblas de afuera. Allí habrá llanto y crujir de dientes
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сини царства будуть повикидані у темряву надвірню: там буде плач і скриготаннє зубів.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сыны царства извержены будут во тьму внешнюю: там будет плач и скрежет зубов.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а чадата на царството ще бъдат изхвърлени във външната тъмнина; там ще бъде плач и скърцане със зъби.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››אבל בני המלכות המה יגרשו אל החשך החיצון שם תהיה היללה וחרוק השנים׃
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››واما بنو الملكوت فيطرحون الى الظلمة الخارجية. هناك يكون البكاء وصرير الاسنان.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟 有 本 國 的 子 民 、 竟 被 趕 到 外 邊 黑 暗 裡 去 . 在 那 裡 必 要 哀 哭 切 齒 了
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟有 本國 的 子民 、 竟 被 趕到 外邊 黑暗 裡 去 . 在 那 裡 必要 哀哭 切齒了
Ama gezegenleri geçtiklerinde... ...açık uzayın soğuk karanlığında... ...milyar yıl kalabilirler.하지만 행성을 한번 지나게 되면 춥고 진공인 별들의 공간에서 10억년을 위해 그들은 견디어 낼것입니다.
Ama gezegenleri geçtiklerinde... ...açık uzayın soğuk karanlığında... ...milyar yıl kalabilirler.Mais quand ils en sortiront, ils erreront à jamais... dans le vide glacé de l'espace interstellaire.
Ama karanlık bir tarafları var.Aber sie werden auch eine dunkle Seite haben.
Ama karanlık bir tarafları var.Ale jest też ciemna strona.
Ama karanlık bir tarafları var.Dar ele vor avea o parte întunecată.
Ama karanlık bir tarafları var.De lesz egy sötét oldaluk is.
Ama karanlık bir tarafları var.하지만 그것들도 어두운 단면을 가지고 있습니다.
Ama karanlık bir tarafları var.Maar ze hebben ook een donkere kant.
Ama karanlık bir tarafları var.Ma avranno un lato oscuro.
Ama karanlık bir tarafları var.Mais elles auront leurs côté sombre.
Ama karanlık bir tarafları var.Mas vão ter um lado negro.
Ama karanlık bir tarafları var.Men de kommer att ha en nackdel.
Ama karanlık bir tarafları var.Nhưng chúng cũng có mặt xấu.
Ama karanlık bir tarafları var.No budú mať aj odvrátenú tvár.
Ama karanlık bir tarafları var.Pero tendrán un lado oscuro también.
Ama karanlık bir tarafları var.Но есть и обратная сторона медали.
Ama karanlık bir tarafları var.Те обаче ще имат и тъмна страна.
Ama karanlık bir tarafları var.אבל יהיה להן צד אפל.
Ama karanlık bir tarafları var.ولكن سيكون لها جانب سلبي
Ama karanlık bir tarafları var.互いに関連しあう世界では 卓越した技術は
Ama karanlık olduğu için ışıklar yanana kadar hangilerinin düştüğünü bilmiyorsun.Het is donker, je kunt niet zien welke kegels omgevallen zijn voordat het licht aangaat.
Ama karanlık olduğu için ışıklar yanana kadar hangilerinin düştüğünü bilmiyorsun.어두워서 어느 핀이 넘어졌는지는 불이 켜진 이후에 알 수 있죠.
Ama karanlık olduğu için ışıklar yanana kadar hangilerinin düştüğünü bilmiyorsun.Namun karena gelap, anda tidak dapat melihat pin mana yang jatuh hingga ada cahaya,
Ama karanlık olduğu için ışıklar yanana kadar hangilerinin düştüğünü bilmiyorsun.זה חשוך, אי אפשר לדעת אילו נפלו עד אשר האור חוזר,
Ama karanlık olduğu için ışıklar yanana kadar hangilerinin düştüğünü bilmiyorsun.الظلام حالك، فأنت لا تستطيع رؤية أي هدف تم إسقاطه حتى تعود الإضاءة،
Ama karanlık olduğu için ışıklar yanana kadar hangilerinin düştüğünü bilmiyorsun.灯りがついてからやっと効果がわかる
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Ale vy, bratia, nie ste vo tme, aby vás ten deň zachvátil ako zlodej.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Ale vy, bratří, nejste ve tmě, aby vás ten den jako zloděj zachvátil.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Broeders, u leeft echter niet in het donker. Die dag zal u niet overvallen als een dief.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Dar voi, fraţilor, nu sînteţi în întunerec, pentruca ziua aceea să vă prindă ca un hoţ.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Ihr aber, liebe Brüder, seid nicht in der Finsternis, daß euch der Tag wie ein Dieb ergreife.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.형제들아 너희는 어두움에 있지 아니하매 그 날이 도적같이 너희에게 임하지 못하리니
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Lecz wy, bracia! nie jesteście w ciemności, aby was on dzień jako złodziej zachwycił.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Mais vous, frères, vous n`êtes pas dans les ténèbres, pour que ce jour vous surprenne comme un voleur;
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Mas vós, irmãos, não estais em trevas, para que aquele dia, como ladrão, vos surpreenda;
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Ma voi, fratelli, non siete nelle tenebre, così che quel giorno possa sorprendervi come un ladro
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.Men I, brødre, er ikke i mørket, så dagen skulde komme over eder som en tyv;