Ana içeriğe geç
Sözlük

karan ile cümle

karan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Och, nie," powiedział, patrząc w rodzaju diabelsko zabawna "harpooneer jest ciemnej cerze rozdz.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Oh, nein", sagte er und sah eine Art teuflisch lustig ", der Harpunier ist ein dunklen Teint chap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Oh, ne," je dejal on, ki je videti nekako diabolically smešno, "je harpooneer je temno complexioned chap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Oh, no," dijo, mirando a una especie de diabólicamente divertido ", el arponero es un tez morena cap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Oh, non," dit-il, regardant une sorte de drôle diaboliquement, "le harponneur est un teint foncé, chap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Oh, nu", a spus el, cautati un fel de amuzant diabolic ", a harpooneer este o întuneric complexioned cap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Oh, tidak," katanya, tampak semacam lucu kejamnya, "adalah harpooneer sebuah gelap langsat chap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Ồ, không," cho biết ông, tìm kiếm một loại diabolically buồn cười, "harpooneer là một tối complexioned chap.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Ó, nem," mondta, akik egyfajta ördögien vicces, "a harpooneer egy sötét complexioned fickó.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Voi ei", sanoi hän, katsoen eräänlainen pirullisen hauska, "The harpooneer on tumma complexioned kaveri.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."Ω, όχι," είπε, κοιτάζοντας ένα είδος διαβολικά αστεία, "η harpooneer είναι σκούρο complexioned σκάσιμο.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."О, не," каза той, гледайки нещо на дяволски смешен ", harpooneer е тъмно complexioned симпатяга.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."О, нет", сказал он, глядя рода дьявольски смешно ", является harpooneer темно complexioned глава
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."О, ні", сказав він, дивлячись роду диявольськи смішно ", є harpooneer темно complexioned глава
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."הו, לא," אמר, מביט מעין מצחיק שטני, "harpooneer הוא כהה עור בחור.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned."أوه ، لا ،" قال ، وتبحث نوع من مضحكا شيطانية "، ويعتبر harpooneer complexioned الظلام الفصل.
"Ah, hayır," diye bir tür diabolically komik görünümlü, dedi, "harpooneer olan bir karanlık adam complexioned.ダークは、CHAP顔色をした。 彼は餃子を食べることはない、彼は束縛しない - 彼はしかし、ステーキは何も食べない、彼は珍しい'日が好き"。
Akşam olup karanlık çökünce de... ..manastıra geri dönermiş.Λέγε ότι θες, μα το σύστημα έχει και τις αρετές του. Ξέρεις... καμιά φορά λέω στον εαυτό μου...
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Altfel este absolut întuneric în aceste locuri.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Ansonsten ist es dort vollkommen dunkel.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.De otra manera estaría completamente oscuro en estos lugares.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Jinak je na těchto místech naprostá tma.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.그렇지 않으면 완전히 어두운 곳이기 때문입니다.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Nếu không những nơi này hoàn toàn tối om.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Sinon, c'est l'obscurité totale dans ces endroits.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Ugyanis ezek a helyek tökéletesen sötétek.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Verder is het daar compleet donker.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.W przeciwnym razie byłoby zupełnie ciemno.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Διαφορετικά είναι απόλυτα σκοτεινά σε αυτά τα μέρη,
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Иначе е напълно тъмно в тези места.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.Иначе - эти места полностью в темноте.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.שכן אחרת מקומות אלה חשוכים לגמרי.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.و إلا فهذه الاماكن مظلمة تماما.
Aksi halde buralar tamamiyle karanlıktır.深く進めば進むほど水にぶち当たることになります
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Aku mengharapkan bahagia dan terang, tapi kesukaran dan kegelapanlah yang datang
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Bizony jót reméltem és rossz következék, világosságot vártam és homály jöve.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Cuando esperaba el bien, me vino el mal; cuando aguardaba la luz, vino la oscuridad
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Eppure aspettavo il bene ed è venuto il male, aspettavo la luce ed è venuto il buio
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.For jeg ventet godt, men det kom ondt; jeg håpet på lys, men det kom mørke.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Gdym dobrego oczekiwał, oto przyszło złe; a gdym się spodziewał światłości, przyszła ciemność.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Ich wartete des Guten, und es kommt das Böse; ich hoffte aufs Licht, und es kommt Finsternis.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.J`attendais le bonheur, et le malheur est arrivé; J`espérais la lumière, et les ténèbres sont venues.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Jeg biede på Lykke, men Ulykke kom, jeg håbed på Lys, men Mørke kom;
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Kajti čakal sem dobrega, a prišlo je hudo, nadejal sem se svetlobe, a prišla je tema.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Když jsem dobrého čekal, přišlo mi zlé; nadál jsem se světla, ale přišla mrákota.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.내가 복을 바랐더니 화가 왔고 광명을 기다렸더니 흑암이 왔구나
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Niin, minä odotin onnea, mutta tuli onnettomuus; minä vartosin valoa, mutta tuli pimeys.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Preto som s istotou očakával dobré, ale prišlo zlé; nadejal som sa na svetlo, a prišiel mrak.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Se, jag väntade mig lycka, men olycka kom; jag hoppades på ljus, men mörker kom.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Todavia aguardando eu o bem, eis que me veio o mal, e esperando eu a luz, veio a escuridão.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Tôi đợi chờ phước hạnh, tai họa bèn xảy đến; Tôi trông cậy ánh sáng, tăm tối lại tới cho.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Tôi đợi_chờ phước hạnh , tai_họa bèn xảy đến ; Tôi trông_cậy ánh_sáng , tăm_tối lại tới cho .
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Ενω περιεμενον το καλον, τοτε ηλθε το κακον και ενω ανεμενον το φως, τοτε ηλθε το σκοτος.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Когато очаквах доброто, тогава дойде злото; И когато ожидах виделината, тогава дойде тъмнината.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.Когда я чаял добра, пришло зло; когда ожидал света, пришла тьма.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.כי טוב קויתי ויבא רע ואיחלה לאור ויבא אפל׃
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.حينما ترجيت الخير جاء الشر. وانتظرت النور فجاء الدجى.
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.我 仰 望 得 好 處 、 災 禍 就 到 了 . 我 等 待 光 明 、 黑 暗 便 來 了
Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi, Işık umarken karanlık geldi.我 仰望 得好處 、 災禍 就 到 了 . 我 等待 光明 、 黑暗 便 來了
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››aber die Kinder des Reiches werden ausgestoßen in die Finsternis hinaus; da wird sein Heulen und Zähneklappen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod