İlk Sovyet birlikleri, karanlık çöktüğünde ağır topçu ateşi desteğinde köprüyü geçtiler.Al caer la noche y bajo un intenso bombardeo de artillería, las primeras tropas soviéticas cruzaron el puente.
Angel ekibi karanlığın güçleri ile savaşmaya geri döner.«Continente Servidor») para derrotar a las fuerzas de la oscuridad.
25 Nisan 1974'teki Karanfil Devrimi'nin önde gelen isimlerinden birisiydi.Este fue un antecedente de la Revolución de los Claveles que ocurrió el 25 de abril de 1974.
4 karanlık ustadan 3.sü.Sombras tenebrosas (4.3) 13.
Tek başına iblislerle, vampirlerle, karanlıkla yüzleşmek onun işidir.Sólo los demonios, las brujas o los vampiros pueden llegar a él.
O zaman yazdığı lirikler kanlı ve karanlıktı.Inspirado por Carcass a la vez, las letras eran sangrientos,brutales y oscuros.
Betty bazı güller ve Jane bazı karanfiller getirdi.Betty ha portato delle rose e Jane dei garofani.
Çok karanlıktı.Era molto buio.
Açıkça görmek için çok karanlık.È troppo buio per vedere bene.
Erkek kardeşim karanlıktan korkmadığını söylüyor.Mio fratello dice che non ha paura del buio.
Gözlerinde derin bir uçurumun karanlığı vardı.Nel profondo dei tuoi occhi c'era uno scuro abisso.
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.La "nuova oscurità" allude alla natura chiusa dei loro store di applicazioni.
Bu nedenle birçok kişi karanlık ve sessiz bir oda arar.Molti cercano una stanza buia e tranquilla.
Gece gökyzünün karanlık olması optik astronomide çok önemli bir faktördür.L'oscurità del cielo notturno è un importante fattore nell'astronomia ottica.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Il loro conflitto gettò il mondo in una nuova oscurità, e la Bestia aveva in abominio l'oscurità.
Yom Kippur, tam bir oruçtur yani gün batımından ertesi gün karanlık çökene kadar tutulur.Yom Kippur è un digiuno completo, dal tramonto, prima del crepuscolo, alla notte seguente.
Dediler ki 'bunu çekemeyiz, gerçekten çok karanlık bir yol.'Dissero: "Non vogliamo essere definiti dei pervertiti!"
John Raffles — Bulstrode'un karanlık geçmişine ve Lydgate'in geleceğine ışık tutabilen kilit isim.John Raffles — È l'uomo custode del passato oscuro di Bulstrode, e indirettamente del futuro di Lydgate.
1611 yılı bu nedenle Kalmar tarihinin en karanlık yılı olarak bilinmektedir.Il 1611 viene menzionato come l'anno più buio della storia di Kalmar, ma non fu l'unico.
Daha sonraları Devimon, Etemon, Myotismon ve Karanlık Efendilere karşı savaştı.Compare anche per combattere contro Devimon, Etemon, Myotismon ed i Padroni delle Tenebre.
Yürü, atıl devir karanlığı.Ulgu, Reame dell'Ombra.
Er ya da geç ışık sizi aydınlatacak ve bu gizlendiğiniz karanlıktan çıkacaksınız”."Dall'oscurità entrerai nella luce, dalla luce tornerai nell'oscurità.
Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.La camera da letto dovrebbe essere al buio e silenziosa, e ben aerata.
Eva ve Walther, Beckmesser seranadına başladığı zaman, daha karanlık olan köşelere çekilirler.Mentre Eva e Walther stanno nascosti, Beckmesser comincia la sua serenata.
Bu keşif karanlık enerjinin varlığını teyit etmektedir.Questo risultato supporta la prova dell'esistenza dell'energia oscura.
Mumya olmasına rağmen karanlıktan korkar.Chi ha paura del buio?
Ya aydınlık ya da karanlık."Luce e buio.
Ancak, gece gökyüzü karanlıktır.Fra poco sarà buio.
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.L'abitazione era trasandata, vecchia e buia.
Ancak tanımlanan dünya bir ütopya değil, kara, karanlık bir ütopyadır.Una sagoma che a mio parere non è nera ma di fuoco.
Hiçbiri düşmanların öyle istekli değildi Belirmeye karanlık çehresiyle, Ölüm saldırısını bitirmeden.Nessuno dovrebbe entrarci fino alla morte di Rabo, secondo le sue intenzioni.
Karanlık Vala Morgoth yenildiği zaman,Eönwë kalan 2 Silmaril'i aldı ve bunları sakladı.Quando Morgoth fu sconfitto, Eönwë prese i due Silmaril che Morgoth aveva ottenuto e li tenne al sicuro.
Öldürülme sebebi karanlıkta kaldı.Viene quindi conservata al buio.
Yılan Bulutsusu ise Karanlık At'tan Rho Ophiuchus bulutsusu'na kadar uzanır.La Nebulosa Serpente si estende invece dal Cavallo Nero fino al complesso nebuloso di ρ Ophiuchi.
4 karanlık ustasından ilki.Avventura nei primi quattro livelli dell'Inferto dantesco.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Le sue origini si perdono nella notte dei tempi.
Karanlık madde görülemez çünkü parlak değildir ve ışığı yansıtmaz.La materia oscura non può essere visualizzata in quanto non emette né riflette luce.
Karanlıkta göz mercekleri çok büyür.All'ombra cresce molto stentata.
Ve karanlık lord çocugu dengi olarak işaretleyecek.Il giorno del Signore verrà come un ladro ...
Ancak, karanlık madde ve karanlık enerji dahil değilidir.In altre parole, cosa sono la materia oscura e l'energia oscura?
Mirjana Karanović (d.28 Ocak 1957; Belgrad), Sırp aktris.Mirjana Karanović (Belgrado, 28 gennaio 1957) è un'attrice serba.
Bu noktadan sonrası karanlık.Dopo questo periodo il personaggio diventa oscuro.
Sonunda, 12 Kasım gecesi, Taliban güçleri gecenin karanlığında gizlenerek Kabil şehrini terk ettiler.Nella notte del 12 novembre 2001 le forze talebane, col favore dell'oscurità, abbandonarono Kabul.
İri gözleri karanlıkta görmesine yardımcı olur.I suoi occhi di notevoli dimensioni gli permettono di vedere meglio al buio.
Karanlık Krallık.Il principe del buio.
Karanlık madde ve karanlık enerjinin doğası hâlâ tam olarak bilinmemektedir.Le proprietà dell'energia oscura e della materia oscura sono in gran parte sconosciute.
Kuz/Guz kelimesi; soğuk, kuytu, karanlık demektir.Battere i denti - Avere freddo o avere paura.
Karanlık: Timmy'nin düşmanıydı.Darklaser: Un altro nemico di Timmy.
Zamanla o aslan uyanmış ve karanlık yanı kendisini belli etmiştir.Allora tu ti svegli, e ti accorgi di quel che ha fatto.
Çağlayanların sıralandığı bu alana çevrede karanlık-içi denilir.Così resuscitati vanno nel Mondo dell'Oscurità.
Benim serüvenim ise evrene dâhil olan ölümü ve karanlığı şiire buyur etmemle başlar."Sento la morte che mi artiglia di continuo ora la gola ora le reni.
Kazuya artık eskisine göre daha karanlık bir kişidir.Ma Kazuya appare in una forma molto diversa dal normale.
Dışarıya çıkıp karanlıkta yürümeye başlar.Così cominciò a frugare nel buio.
Karanlık maddenin varolduğu varsayılmakta, ancak ne olduğu konusunda çok az açık bilgi vardır.Si deve sottolineare che esistono poche informazioni veramente attendibili su quanto accaduto.
Gum 19 bulutsusu nispeten karanlıktır.Il cielo ha nuvole scure.
Bir takım Jedilar Güç'ün aydınlık yüzüne tamamen zıt olan yeni bir Güç keşfetmişti: Güç'ün Karanlık Yüzü.Le sue lacrime si plasmarono in una nuova fonte di potere, l'Occhio della Vita.
Bu büyü, yaptığım bütün karanlık büyülerin ötesinde.Lungi da me questa strega!
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.In genere sono più diversificati alle latitudini più elevate e in acque profonde.
Bu emre göre çekilme gece karanlığında ve sessizlik içinde yapıldı.Era proibito muoversi in città di notte o senza illuminazione.
Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık.Braccata di continuo dall'Oscuro.