Onun küçük ışık noktaları, en koyu karanlıklarda göz kırpıyordu.Tiny dots of light, blinking out of him from out of the darkest darks.
Karanlıkta görememenizin nedeni ışığın olmamasıdır.The reason you can't see in the dark is because there is no light.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.But there were witnesses, survivors in the dark.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.From tiny shrews [came] tenrecs, accustomed to the dark.
Geri onun karanlık bodrum beyin içine o dips sonra bir kaç hafta sürecek ve.It last for a few weeks and then she dips back into her dark basement brain.
Işığın olduğu yerde, karanlığın olması gibi...If there is light, there must be a shadow.
Bunlar karanlık çağlar.So, these are the Dark Ages.
Bu konu üzerinde öyle bir karanlık ve gizem var ki...There is so much darkness and secrecy surrounding them.
Karanlık ve fırtınalı bir gece --gerçekten!-- tarih 10 Haziran 1856'yı gösterirken.On a dark and stormy night -- really! -- it was the 10th of July, 1856.
Bunun bir kaç olası cevabı var ve bazıları oldukça karanlık.Well, there are numerous possible answers, some of them quite dark.
"Günahkarlar, gölgelere gizlenir... ...çünkü bazý günahlar, sadece karanlýkta iţlenir."How did it go?
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.It's warm, it's dark, it's moist, it's very cozy.
Her iki şekilde de, sivrisinekler bizi karanlıkta koklayarak buluyorlar.Either way, mosquitos find us in the dark by sniffing us out.
Yakın tarihimizdeki en karanlık anları yaşamaktayız.We are going through the darkest moment in our recent history.
Kara delikler koyu bir gökyüzünde karanlıktır.Now black holes are dark against a dark sky.
Karanlıktı ve bitiktim,It was dark and I was over
Bu posterlerin amacı halka, önlerindeki bu karanlık günlerde güven vermekti.These posters were intended to offer the public reassurance in the dark days that lay ahead.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.And we can only create these out of darkness.
Sadece karanlığı bozuyor.It only spoils the darkness.
Ve ihtiyacımız olmayan yerde de bırakabiliriz ve karanlığı sağlarız.And we can actually leave it out where it's not needed at all and where we can preserve darkness.
Karanlığı koruyup ışığı yapabilirsiniz.So you can preserve the darkness and make the light.
Ve karanlığı koruyabilecek miyiz?And can we preserve the darkness?
Ve bütün bu hikayelerin ve kararsızlığın şekillenişi karanlık ve ışık yüzünden oluyor.And it only embodies all these stories and all this suspense because of the darkness and the light.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper was a real master in creating the narration by working with light and dark.
Orasý karanlýkIt's dark inside
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.As he who lights his candle at mine receives light without darkening me."
Değerli Amerikalılar, savaşın karanlık bulutunun altında on yıldan fazla bir süre yol aldık.My fellow Americans, we have traveled through more than a decade under the dark cloud of war.
Karanlıkta bile... ...her rengi bulabilirsin.Even in the darkness Every color can be found
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.It's dark. High noon on Titan is as dark as deep earth twilight on the Earth.
Gördüğünüz şey ise parlak ve karanlık bölgeler, ve bize de ancak bu kadarı ulaştı.And what you see is bright and dark regions, and that's about as far as it got for us.
Karanlık tarafa geçmezsen...If you will not turn to the Dark side...
Ve bu gördüğünüz ise belli ışık dalga boylarında karanlıkta parlayan hücreler.And what you see here is these cells glowing in the dark under certain wavelengths of light.
Gezegenimiz, engin kozmik karanlığın içinde yapayalnız bir nokta.Our planet is a lonely speck in the great enveloping cosmic dark.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.It's a lobster made of playdough that's afraid of the dark.
Çok hüzünlü, karanlık.Very sad, dark.
İşte bu evrenin büyüklüğünü ve ne kadar karanlık olduğunu gösteriyor.That's how big and how dark the universe is.
Karanlıktan nefret ederim..I hate the dark...
Karanlık olmayan bir yerde uyuyamam.I can't sleep if it's not dark.
Hala bir ağağımız karanlık çağlarda.We still have one foot in the dark ages.
Karanlýkta tavana bakaduruyorsun Kalbinde o eski bilindik boţ hisStaring at the ceiling in the dark Same old empty feeling in your heart
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.I spend most of my time working in the dark; I'm used to that.
Gece gündüz, bu karanlık yerde.Days and nights here in the darkness.
İnsan yaratısının rahmine dönüyormuş gibi... ...çok karanlık, çok tatlı ve çok tanıdık.As if going back to the womb of human creation, so dark, so sweet and so pervadingly familiar.
Aniden bir şeyi fark ettim; tamamen karanlıktaydım.And I suddenly realized something: that I was completely in the dark.
İnsan aklının karanlık çıbanlı yanlarını keşfetmeye başladım.I started exploring the darker abscesses of the human mind.
Çoğu sınıftaki çatılar yıkık durumda, bu yüzden sınıflar yeterince karanlık olmuyor.Often the roofs are broken, so you don't have enough darkness in the classroom to do these things.
Eserleri değişmemiş, eserleri eskisi gibi karanlık olmaya devam etmişler.Not the work, the work was still oftentimes as dark as ever.
Onun arasında ama kendimi hiçbir şey yoktu ve karanlık okyanus.There was nothing but myself between him and the dark ocean.
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?If I spoke, would that motionless and suffering youth leap into the obscurity-- clutch at the straw?
"Bu çok karanlık.""It's dark, too."
"Evet, çok karanlık," dedim.'"Yes, it is very dark," I said.
Bunu yapana kadar ürününüzü karanlıkta geliştirmeye çalışıyor olacaksınız.And until you do that, you're just going to be making products in the dark.
Karanlık, sis ve yağmurda sensörler kullanılabilir.The sensors that are used can see through the dark, the fog and rain.
Ve karanlık bastığında,So that when it gets dark,
Şimdilik karanlık maddenin varlığının deliline bakalım.So for now, let's turn to the evidence for dark matter.
Eğer bu karanlık maddeyi daha doğrudan gözlemleyebilseydik çok iyi olurdu.It would be nice if we could see this dark matter a little bit more directly.
Şimdi, varsayın ki ortaya bir gökada kümesi koydum karanlık maddeyi de unutmayın tamam mı?Now, suppose I put in the middle a cluster of galaxies -- and don't forget the dark matter, OK.
Tamam şimdi, karanlık enerjiye bakalım.OK. So now, let's turn to dark energy.
Buna karanlık enerji deniyor ve evrenin genişlemesine sebep oluyor.We call it dark energy, and it has this effect of causing space to expand.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.But we don't have a good motivation for putting it in there at this point, OK.