Dan karakoldan kaçmaya çalıştı.Dan intentó escapar de la comisaría.
Çok geçmeden Semeru adında olağanüstü hıza sahip bir adamın polis karakoluna saldırması vesilesiyle kaçar.Pronto se escapa mientras que un hombre con una velocidad sobrenatural llamado Semeru ataca la comisaría.
Bu arada temizlikçiler karakola baskın yaparlar ve Mona'yı öldürmeyi amaçlamaktadırlar.De repente, la estación es atacada por los limpiadores, que están en busca de Mona.
Karakoldan da polisleri soyarak kaçmayı başarmaktadır.Pero el atleta consigue escapar corriendo de la comisaría.
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir.El cuerpo fue enterrado más adelante en el jardín de la mansión.
Askerliği sonrası Karakol adlı dizide konuk oyuncu olarak yer almıştır.Pisut Praesangeam como funcionario en la estación.
Beldede jandarma veya polis karakolları mevcut değildir.No existe presencia de Comisaria, ni efectivos policiales.
Bir şeyler önemli olan bizi, girdiğinizde, polis istasyonu, aynı polis karakolu.Como es de suponerse, al mismo que ella se va, hay problemas en la estación de policía.
Şehrin alt kısmında ise bir karakol vardır.En su cumbre se encuentra una estación militar.
Jandarma karakolu diğer köylere de hizmet veren tek kuruluştur.Es el único ärm guardián que puede usar otros arms.
Karakola gerek yok.No requiere DirectX.
Bu örgütlerin birisi de ‘Karakol’ örgütüdür.Esta edición incluye las misiones de "Agent One".
Polis karakolunun nerede olduğunu biliyor musunuz?Sapete dove si trova la stazione di polizia?
Kōban (Japonca: 交番), Japonya'nda bulunan küçük mahalle polis karakollarıdır.Un kōban (交番?) è una piccola stazione di polizia di quartiere che si trova in Giappone.
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.I tre agenti si trovano al distretto di polizia.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.Furono creati molti avamposti nelle province orientali per dare la caccia a Talebani e fuggitivi di al-Qāʿida.
Karakoldan da polisleri soyarak kaçmayı başarmaktadır.Il dipartimento di Polizia riesce però a farselo sfuggire.
Haçlı ordusu iç kale etrafına güvenlik karakolları ile bir kordon hattı kurarak şehir içine yerleşti.Allora abbiamo circondato la Zona con un cordone di polizia...
Kıdemli Polis Şefi (警視正 Keishi-sei?): Karakol Amiri (büyük).Signor poliziotto (警察官A Keisatsukan A?)
Mahallede jandarma karakolu bulunmaktadır.Sono presenti gli uffici della Polizia di Frontiera.
Karakol kır yerleşimi: Karakol köyü.Ospiti della puntata: La Rua.
Bana polis karakolunun nerede olduğunu söyle.Скажите, где находится отделение милиции.
Lütfen bana karakolun nerede olduğunu söyleyin.Скажите, пожалуйста, где полицейский участок.
30 Ekim 1914 tarihinde İtalya adayı işgal etti ve burada kendi karakollarını kurdu.30 октября 1914 года остров был оккупирован Италией, которая разместила на нём свой военный пост.
Serbest bırakılan rehineler Riza Park'taki polis karakolunu götürüldüler.Отпущенные заложники были сопровождены в огороженный полицией участок в парке Ризал.
Ayrıca köprünün yakınına Yunan ordusu için bir karakol ile bir de han yapıldı.Кроме того рядом с мостом размещался форпост греческой армии и гостиница.
Karakoldan sağ-salim çıkmak için, burada korkularını yenmelidir.Чтобы вырваться живым из этого «участка», он должен оставить в нём свои страхи.
1921 yılında köye bir jandarma karakolu kurulmuştur.В 1921 году в городе был размещён французский гарнизон.
Mahallede ayrıca polis karakolu bulunmaktadır.Также на улице находится местное отделение полиции.
Karakola komiserlere ifade vermeye gelir, komiserleri de soyarak kaçar.Прибыв в дом полковника, они обнаруживают полицейских.
'Karakolların hepsi yıkılmalıdır.Все постройки разрушаемы.
Askerliği sonrası Karakol adlı dizide konuk oyuncu olarak yer almıştır.Под этой фамилией она устроилась работать в офицерскую столовую.
Bu sırada aynı yolu kullanan araçlar Koçyurdu Karakolunu tarafından durdurulmuş bekletiliyordu.Дорога, по которой я ехал, была забита до отказа.
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.После этого по радио сообщают, что полиция обнаружила тела пяти людей.
Karakola gerek yok.Не нуждаются в базе.
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.Иногда он сам вынужден был скрываться, полиция несколько раз обыскивала его дом.
Günümüzde her ayın 7 ve 20'sinde karakolun ikmali sağlanmakta ve personel değişimi yapılmaktadır.وفي يومنا هذا يتم تزويد المخفر بالوقود وتغير الحماية في اليوم السابع واليوم العشرين من كل شهر.
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.حيث تنقلت بين عدد من مراكز الشرطة وأجبرت على مرافقة الشرطة لتفتيش منزلها ومكتبها.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.أُنشئت عدة مواقع استيطانية في المقاطعات الشرقية للبحث عن الهاربين من طالبان والقاعدة.
Karakola gerek yok.ليس للحركة مركز قيادي.
30 Temmuzda, militanlar, Mısır El-Arish’teki bir polis karakoluna saldırdılar ve altı kişiyi öldürdüler.في 30 يوليو، شن مسلحون هجوما على مركز للشرطة المصرية في العريش، مما أسفر عن مقتل ستة.
En son 1991 yılında da tekrar eski Karakol ismi verilmiştir.ولكنه عاد مرة أخرى بالإسم القديم عام 2011 .
Aras Nehri'nin ayırdığı sınırın güvenliği askeri hudut karakolu ile sağlanmaktadır."رابط جأش الحدود" يتعزّز بقياده القوات البرية".
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.أفاد نشطاء بأن خمسة جثث عثر عليها في الصفيرة.
Nancy ve Glen geç bir vakitte Rod ile konuşmak için karakola giderler.يشاهد بلو وغانسي في رحلة في وقت متأخر بالليل .
Karakolun konumuموقع قسم الشرطة
Mahallede ayrıca polis karakolu bulunmaktadır.Nesta região há uma delegacia de polícia.
Karakol bulunmaktadır, kanalizasyon şebekesi vardır.Está cheia de canais e tem um destacamento de cavalaria.
Bu arada temizlikçiler karakola baskın yaparlar ve Mona'yı öldürmeyi amaçlamaktadırlar.De repente, a estação é atacada por assassinos contratados que procuram Mona.
Eski bina ise İçişleri Bakanlığı'na verilmiş ve karakol olarak kullanılmaya başlanmıştır.Na época, o antigo prédio foi mantido e destinado a escritórios administrativos.
Bu karakol halen ayaktadır.A polícia mantém-se em cima.
Daha sonra bir süre geçici karakol olarak kullanılmış ancak son dönemde terkedilmiş bir halde beklemektedir.Foi utilizado posteriormente como prisão até ao seu abandono definitivo.
Şekerli karakoluna bağlıdır.Het ligt aan het Laukkujärvi.
Portekiz ticaret karakolu 1487'de kuruldu, ancak muhtemelen çok geçmeden kent terk edildi.Een Portugese handelspost werd in Ouadane opgericht in 1487 maar werd vrij snel terug verlaten.
Karakol adı da bu iki kurucu idari üyenin isminden gelmektedir.Zijn naam lijkt op de Nebtynaam van beide heersers.
Taburlara bağlı bölükler ve onlara bağlı sınır karakolları (takım) mevcuttur.Naast de groepen met en zonder -kw- staat het Vedische Parjanya.
Elif’i karakoldan almaya giderler ancak karşılaştıkları manzara herkesi şoke eder.Moltina wordt zo gered uit haar positie, iedereen gaat het wonder bekijken.
Karakol kır yerleşimi: Karakol köyü.Stäbe) – hoofdkwartier of staf.
'Karakolların hepsi yıkılmalıdır.Alle woningen moesten worden afgebroken.
Ancak 1969 yılında karakol kapatılmıştır.In 1969 werd het internaat gesloten.