Mısır Kara Kuvvetleri, Mısır'ı karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.V tejto funkcií ochráni Egypt pred hladomorom.
Kent hem denizden, hem de karadan kuşatıldı.Prístavné mesto bolo obliehané z mora i pevniny.
Azak Kalesi karadan ve denizden bombalanmaya başlandı.So pa otok neprestano bombardirali iz zraka in z morja.
Sovyet yapımı S-75 Dvina en çok üretilen karadan havaya füze sistemidir.Komatsu pagamino didžiausią pasaulyje buldozerį D575, naudojamą anglies gavyboje.
Böylece, Bizans tarihçilerine göre, adamlarına gemilerini Korint Kıstağı'nda karadan çektirtmeye karar verdi.Pagal įrašus žinoma, kad jis pasiuntė 40 laivų pargabenti kedrą iš Libano.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.남극의 언 땅 밑으로 흐르는 물보다 따뜻하고 그 온기가 얼음을 통해 전해집니다.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.Woda pod lodem jest cieplejsza niż zamarznięty grunt. Ciepło oceanu przenika przez pokrywę lodową.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.חמים יותר מהאדמה הקפואה של אנטארקטיקה, והחום הזה מועבר דרך שכבת הקרח.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.أكثر حرارة مقارنة مع الأرض المتجلدة تحت القارة الجنوبية وتنتشر هذه الحرارة خلال الثلج المتراكم.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.その暖かさは氷を通して伝わります そのため 北極の気温は
Bana katılarak karadan ayrılın ve birkaç anlığına açık okyanuslara dalın.Ik verzoek jullie om samen met mij het land te verlaten en voor een poosje in de oceaan te springen.
Bana katılarak karadan ayrılın ve birkaç anlığına açık okyanuslara dalın.육지에서 발을 떼고, 잠깐동안 바다로 한 번 뛰어 들어 보겠습니다.
Bana katılarak karadan ayrılın ve birkaç anlığına açık okyanuslara dalın.Присоединяйтесь ко мне, мысленно оставив землю, на минуту погрузитесь в открытый океан.
Bana katılarak karadan ayrılın ve birkaç anlığına açık okyanuslara dalın.ולבקש מכם להצטרף אלי, לעזוב את היבשה ולקפוץ לתוך האוקיינוס הפתוח לרגע.
Bana katılarak karadan ayrılın ve birkaç anlığına açık okyanuslara dalın.بأن أطلب منكم الانضمام لي لترك اليابسة والقفز في المحيطات المفتوحة للحظة.
Bana katılarak karadan ayrılın ve birkaç anlığına açık okyanuslara dalın.海の中へ飛び込んでください 地球上の生命圏の9割は海であり
Bu tapınakta karadan kıyıya doğru esen hakim rüzgarlar heykelin dokusunu oldukça ilginç kılardı.Wieją tam silne wiatry, dlatego jej suknia wydaje się tak potargana.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.믿음으로 저희가 홍해를 육지같이 건넜으나 애굽 사람들은 이것을 시험하다가 빠져 죽었으며
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Po veri so Izraelci prešli Rdeče morje kakor po suhem; Egipčani pa so bili, poskusivši to, pogoltnjeni.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Ved Tro gik de igennem det røde Hav som over tørt Land, medens Ægypterne druknede under Forsøget derpå.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Ved tro gikk de gjennem det Røde Hav som over tørt land; men da egypterne prøvde på det, druknet de.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Věrou přešli moře červené jako po suchu; o čež pokusivše se Egyptští, ztonuli.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Vierou prešli Červené more jako po suchej zemi, o čo sa pokúšali aj Egypťania a boli pohltení.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Wiarą przeszli przez morze Czerwone, jako po suszy, o co kusiwszy się Egipczanie, potonęli.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Δια πιστεως διεβησαν την Ερυθραν θαλασσαν ως δια ξηρας, την οποιαν δοκιμασαντες οι Αιγυπτιοι κατεποντισθησαν.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Верою перешли они Чермное море, как по суше, – на что покусившись, Египтяне потонули.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.Вірою перейшли вони Червоне море, як по суходолу; що спробувавши Єгиптяне, потопились.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.те, за които светът не беше достоен, се скитаха по пустините и планините, по пещерите и рововете на земята,
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.באמונה עברו את ים סוף ביבשה אשר נסו מצרים גם המה לעבר בו ויטבעו׃
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.بالايمان اجتازوا في البحر الاحمر كما في اليابسة الامر الذي لما شرع فيه المصريون غرقوا.
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.他 們 因 著 信 、 過 紅 海 如 行 乾 地 . 埃 及 人 試 著 要 過 去 、 就 被 吞 滅 了
İman sayesinde İsrailliler karadan geçer gibi Kızıldenizden geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.他 們因 著信 、 過紅 海如行 乾地 . 埃及人 試著 要 過去 、 就 被 吞滅了
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Tetapi tak lama kemudian angin ribut--yaitu angin yang disebut angin Timur Laut--membadai dari darat
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Ale po krátkom čase uderil na ňu búrlivý vietor, zvaný Euroklydon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Dar nu după multă vreme, s'a deslănţuit asupra insulei un vînt furtunos, numit Eurachilon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.얼마 못되어 섬 가운데로서 유라굴로라는 광풍이 대작하니
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Korte tijd later stak echter de beruchte noordooster storm (A) op.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Lecz niedługo potem uderzył na nie wiatr gwałtowny, który zowią Euroklidon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Ma dopo non molto tempo si scatenò contro l'isola un vento d'uragano, detto allora «Euroaquilone»
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mais bientôt un vent impétueux, qu`on appelle Euraquilon, se déchaîna sur l`île.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mas não muito depois desencadeou-se do lado da ilha um tufão de vento chamado euro-aquilão;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men icke långt därefter kom en våldsam stormvind farande ned från ön; det var den så kallade nordostorkanen.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men ikke længe derefter for der en heftig Storm ned over den, den såkaldte "Eurakvilo".
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Men ikke lenge efter kom en hvirvelvind som kalles eurakylon, og kastet sig mot øen;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Mutta ennen pitkää syöksyi saaren päällitse raju tuuli, niin sanottu koillismyrsky.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nemsokára azonban viharos szélvész csapott le oda, mely Észak-keleti szélnek neveztetik.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nhưng cách ít lâu có trận gió dữ tợn gọi là gió Ơ-ra-qui-lôn thổi lên vật vào đảo.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nhưng cách ít_lâu có trận gió dữ_tợn gọi_là gió Ơ - ra-qui-lôn thổi lên vật vào đảo .
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Nicht lange aber darnach erhob sich wider ihr Vornehmen eine Windsbraut, die man nennt Nordost.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Pero no mucho después dio contra la nave un viento huracanado que se llama Euraquilón
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Po neveliké pak chvíli zdvihl se proti nim vítr bouřlivý půlnoční, kterýž slove Euroklydon.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Toda nedolgo potem zaveje od otoka hud veter, ki se imenuje vzhodni sever.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Πλην μετ' ολιγον προσεβαλε κατ' αυτης ανεμος τυφωνικος ο λεγομενος Ευροκλυδων.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.И като минахме на завет под едно островче наречено Клавдий, сполучихме с мъка да запазим ладията;
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Но скоро поднялся против него ветер бурный, называемый эвроклидон.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Та незабаром опісля настиг на них бурний вітер, званий Євроклидон.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.ויהי כמעט אחרי כן ותפגע בה רוח נחשל הנקראה אוריקלידון׃
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.ولكن بعد قليل هاجت عليها ريح زوبعية يقال لها اوروكليدون.
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.不 多 幾 時 、 狂 風 從 島 上 撲 下 來 、 那 風 名 叫 友 拉 革 羅
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.不多幾時 、 狂風 從島 上 撲下來 、 那風 名叫 友拉 革羅