karada ile cümle
karada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Longen stelde hen in staat om op het land te ademen.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Lungen ermöglichten es ihnen an Land zu atmen.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Lungor möjliggjorde, för dom, att andas på land.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Paru-paru memungkinkan mereka untuk bernapas di darat.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Plămânii le-au făcut posibilă respirația pe uscat.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Plíce umožňovaly dýchat na souši.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Pljuča so jim omogočila dihanje na kopnem.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Płuca pozwoliły im oddychać na lądzie.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Pulmões, permitiu respirar em terra.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Οι πνεύμονες τους επέτρεψαν να αναπνέουν στην ξηρά.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Белите дробове им позволявали да дишат на сушата.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.Легкие позволили им дышать на земле.
Akciğerler sayesinde karada nefes alabiliyordu.הריאות אפשרו להם לנשום על פני האדמה.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Aber insgesamt ist es auf dem Land ziemlich selten.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Dar pe pământ în general sunt destul de rare.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Jednak genaralnie, umiejętność ta na lądzie jest rzadka.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.그러나 일반적으로는 육지에는 발광이 흔치 않죠.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Maar over het algemeen is het zeldzaam aan land.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Ma in generale, sulla terra, e' un fenomeno molto raro.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Mais de manière générale, c'est vraiment rare sur la terre ferme.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Tetapi umumnya, di daratan, mereka jarang sekali ditemukan.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Но в целом, на земле это не распространено.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.Но като цяло на сушата се среща наистина рядко.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.אבל באופן כללי זה נדיר על יבשה.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.ولكن في العموم هو نادر حقا على اليابسة.
Ama genelde bu durum, karada oldukça nadir.海では 生物発光するほうが 普通です
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.그러나 빠른 속도로 토지와, 담수, 인과 바다의 경계치에 접근하고 있습니다.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.land, water, fosfor en de oceanen.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.-men vi närmar oss snabbt- -vad gäller mark, vatten, fosfor och hav.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.אך אנו מתקרבים במהירות בקרקע, במים, בזרחן ובאוקיינוסים.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.و لكننا نقترب بسرعة نحو حدود الأراضي، المياه، الفوسفور و المحيطات.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.こういうことが分かれば 人類は新しい考え方で
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Dla tych którzy żyją na lądzie, było trudno być z dala od domów.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Für alle auf dem Festland: Es war nicht einfach von zu Hause weg zu sein.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.육지에 사는 사람들에겐 섬 생활은 힘든일이었죠.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Para aquellos que viven en el continente, fue duro estar lejos de casa.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Pentru cei care locuiesc pe continent, a fost greu sa fie departe de casă.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Per quelli tra voi che vivono sulla terraferma, era difficile stare lontani da casa.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Pour ceux qui vivent sur le continent, ça a été dur de rester loin de chez eux.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Voor wie op het vasteland woonde, was zolang weg van huis zwaar om dragen.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.Для тех, кто живёт на материке, было нелегко находиться вдали от дома.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.За онези, които живеят на континента, беше трудно да са далеч от дома.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.עבור אלו שהיו רחוקים מארץ מולדתם, הייתה זו תקופה קשה.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.و بالنسبة للمقيمين في أرض الوطن، يبدو البعد عنه امراً شاقاً.
Ana karada yaşayanlarımız için evden uzak olmak oldukça zordu.ハワイや軍部の皆さんからは 親身なサポートや穏やかな頼もしさ
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.남극의 언 땅 밑으로 흐르는 물보다 따뜻하고 그 온기가 얼음을 통해 전해집니다.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.Woda pod lodem jest cieplejsza niż zamarznięty grunt. Ciepło oceanu przenika przez pokrywę lodową.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.חמים יותר מהאדמה הקפואה של אנטארקטיקה, והחום הזה מועבר דרך שכבת הקרח.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.أكثر حرارة مقارنة مع الأرض المتجلدة تحت القارة الجنوبية وتنتشر هذه الحرارة خلال الثلج المتراكم.
Antarktika'daki donmuş karadan daha sıcaktır ve bu sıcaklık buz kütlesi ile iletilir.その暖かさは氷を通して伝わります そのため 北極の気温は
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanDie Zusammenhänge zwischen den Umweltbelastungen weisen auf systemrelevante ökologische Risiken hin
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanÎn cazul în care a fost posibil, acest lucru a fost subliniat în raport.
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanKraje potencjalnie kandydujące do UE
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanPosibles países candidatos a la UE
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanPovezave med pritiski na okolje kažejo na sistemska tveganja za okolje
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanTämä on tuotu raportissa esiin aina kun se on ollut mahdollista.
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, SırbistanTam, kde je to možné, je to v správe zdôraznené.
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistanπρόοδο ως προς την επίτευξη των περιβαλλοντικών στόχων (
Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan) ( еС и страните кандидатки
Aslen çekirgede karada yaşayan bir karides ve beslenme düzenimize girebilir.De fapt, lăcusta este crevetele de uscat şi s-ar încadra bine în dieta noastră.