karaciğer ile cümle
karaciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Karaciğer solunum yapıyor.The liver is doing respiration.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.You could now start doing surgery everywhere, on the gut, on the liver, on the heart, on the brain.
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.He takes the liver when he harvests the foie gras, he sticks them in this jar and he confits it.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var."There's a three centimeter mass in the liver."
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi."It's in the liver, in the breast, in the prostate."
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.You see a CT scan where cancer is in the liver.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.It was in her brain, in her lungs, in her liver.
Ben Moly Lee. tüm tahılları, karaciğeri, organik etleri, cevizi ve tohumları verebiliriz.These foods include whole grains, liver, grass fed organic meats, nuts, and seeds.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.So, for example on the left panel, top panel, you see a liver.
Kontrast maddeyi bu organa, hücreleri alınmış karaciğere veriyoruz.We're injecting the contrast into the organ into this decellularized liver.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.We perfuse the outside of the liver with the patient's own liver cells.
Ve böylece işlev gören karaciğerler yaratıyorsunuz.And we can then create functional livers.
Özellikle de karaciğerlerinden elde edilen yağ nedeniyle önemliydiler.They were very important, for the oil out of their liver.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.A third of the basking shark's size is their liver, and it's full of oil, gallons of oil.
Doktorlar geçen hafta hayatını kaybeden dört hastadan alınan karaciğerleri alıcılara naklettiler.They transplanted four livers last week from deceased patients to the recipients.
Bu hafta ayrıca: Bosna-Hersek canlı bir bağışçıdan ilk karaciğer naklini gerçekleştirdi.Also this week: Bosnia and Herzegovina carries out its first liver transplant from a live donor.
Şu anda, ülkede sadece böbrek ve karaciğer nakli yapılıyor.At present, only kidney and liver transplants are performed.
Ra, Rb, and Rn sırasıyla böbrek, karaciğer dirençleri ve diğer arterler vardır.Ra, Rb, and Rn are the resistances of the renal, hepatic, and other arteries respectively.
PAS boyama uygulanmış glikojen depolama hastalığında karaciğer.Liver in glycogen storage disease, PAS stain
Zar lipidlerindeki değişiklikler abetalipoproteinemi ve karaciğer işlev bozukluğunda görülür.Alterations in membrane lipids are seen in abetalipoproteinemia and liver dysfunction.
Bazen korpus olarak da adlandırılan gövde kısmı alt karaciğerin yüzeyinde bir depresyonda bulunur.The body lies in a depression in the surface of the lower liver.
Karaciğer, safra sistemi, pankreas ve duodenum.The gall-bladder and bile ducts laid open.
Animasyonda insan karaciğeri ve segmentleri.Shape of human liver in animation. Eight subsegments by Couinaud labelled.
V ila VIII segmentleri karaciğerin sağ kısmını oluşturur:[1]Segments V to VIII make up the right part of the liver:[1]
Kanser genellikle karaciğer, safra kanalı, mide ve duodenuma yayılır.The cancer commonly spreads to the liver, bile duct, stomach, and duodenum.
Her iki böbrek tıkanmış ve karaciğer damarlarında çok fazla kan içeriyordu.There was congestion in the second half of the duodenum.
IGF-1, başlıca karaciğer tarafından üretilmektedir.IGF-1 is produced primarily by the liver.
Hem karaciğer hem de akciğer metastazı varsa, her ikisinin de rezeksiyonu yapılabilir.If there are both liver and lung metastases, a resection of both can be attempted.
Karaciğer metastazektomisiLiver metastasectomy
Yunanca karaciğer hepar ve -ektomi Yunanca ektomundan gelir, “çıkarmak”. [ alıntı gerekli ]In Greek liver is hepar and -ectomy comes from the Greek ektomē, "to remove."[citation needed]
Karaciğerin en sık görülen primer malign tümörü hepatosellüler karsinomdur .The most common primary malignant tumour of the liver is the hepatocellular carcinoma.
Kronik hepatit B karaciğer biyopsisinde görülen buzlu cam hepatositler .Ground glass hepatocytes as seen in a chronic hepatitis B liver biopsy.
Deri altı yağ eksikliği, karaciğer ile orantısız ince ve küçük bir vücuda yol açar.A lack of subcutaneous fat leads to a thin and small body out of proportion with the liver.
Normalde doğumda fetüsün beyni karaciğer ağırlığının 3 katıdır.Normally at birth the brain of the fetus is 3 times the weight of its liver.
İUGG'de ise fetüsün beyni karaciğer ağırlığının 5-6 katıdır.In IUGR, it becomes 5-6 times.
Lin He ve arkadaşları, fare karaciğeri hücrelerinde küçük moleküller görüntülediler.Lin He and coworkers imaged small molecules on mouse liver cells.
Tütün kullanımı en çok kalp, karaciğer ve akciğerleri etkileyen hastalıklara yol açar.Tobacco use leads most commonly to diseases affecting the heart, liver and lungs.
Bu tür elzem karaciğer proteinlere vitellojenin ve koriojenin örnek verilebilir.Examples of such necessary liver proteins are vitellogenin and choriogenin.
Kanopik kavanozlarla, [1] özellikle karaciğeri içeren kavanozlarla ilişkilidir.He is associated with the canopic jars,[1] specifically the one that contained the liver.
Gan-jeonya ( 간저냐 ) - sığır eti veya domuz karaciğerinden yapılır.Gan-jeonya (간저냐) – made of beef or pork liver.
Karaciğer nörotoksisitesiLiver neurotoxicity
Karaciğer şantı, toksisiteye ve kafaya baskıya neden olabilen doğuştan veya edinilmiş bir durumdur.A liver shunt is a congenital or acquired condition that may lead to toxicity and head pressing.
Orta yaşlı ve yaşlı hayvanlar, genç hayvanlara göre karaciğer sirozundan daha sık muzdariptir.[1]Middle-aged and older animals more commonly suffer from liver cirrhosis than younger animals.[4]
Hepatit B virüsü karaciğeri enfekte eder ve hepatit adı verilen bir iltihaplanmaya neden olur.The hepatitis B virus infects the liver and causes an inflammation called hepatitis.
( Embriyoda ise karaciğer, kırmızı kan hücresi üretiminin ana bölgesidir. )(In the embryo, the liver is the main site of red blood cell production.)
Glokom, karaciğer toksisitesi ve anormal kalp ritimleri nadir fakat ciddi yan etkilerdir.Glaucoma, liver toxicity and abnormal heart rhythms are rare but serious side effects.
Bikalutamid karaciğerde hidroksilasyon ve glukuronidasyon ile metabolize edilir.Bicalutamide is metabolized in the liver by hydroxylation and glucuronidation.
Daha sonra karaciğeri, safra kesesini ve dalağı tarif etmeye devam eder.He then goes on to describe the liver, gallbladder, and the spleen.
İshal ve karaciğer enzimlerinde yükselme her iki cinsiyette de görülebilir.Diarrhea and elevated liver enzymes can occur in both sexes.
Madde karaciğer enzimi CYP3A4 tarafından metabolize edilir.The substance is metabolized by the liver enzyme CYP3A4.
Karaciğer, dalak ve pankreastan örnekler almak için sık sık otopsiler yaptı.He often performed autopsies in order to extract samples from the liver, spleen and pancreas.
Laktat ayrıca karaciğer glikojeni için dolaylı bir öncü olarak da kullanılabilir.Lactate can also be used as an indirect precursor for liver glycogen.
Kükürt karaciğeri - kaynaştırma ile oluşur potas ve kükürt.Liver of sulfur – formed by fusing[clarification needed] potash and sulfur.
Ayrıca Piacenza'nın Karaciğerinde de yer alır.She also appears on the Liver of Piacenza.
Altı yıl sonra, karaciğer kanserine yakalandı.Sechs Jahre danach wurde bei ihr Leberkrebs diagnostiziert.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.Sie wird niemals chronisch und führt deshalb auch nicht zu einer dauerhaften Schädigung der Leber.
Uzun süreli hastalığı sonrasında Segar karaciğer hastalığından 43 yaşında öldü.Nur wenige Stunden später starb er im Alter von 43 Jahren an Hirnhautentzündung.
Büyüklüğü ve kanlanışı nedeniyle karaciğer saygı duyulan bir iç organdı.Denn wegen seines hohen und leicht brüchigen Organs war er ein gefragter Sprecher.
Hayatının büyük bölümünde alkole olan ilgisiyle bilinen Pierce, 1869 yılında karaciğer sirozu sebebi ile öldü.Pierce, der vor allem nach dem Ende seiner Zeit im Weißen Haus unter Alkoholismus litt, starb 1869.
Bunun sonucu, Gül'e aynı yıl karaciğer nakli gerçekleştirilmiştir.Hier erschien im folgenden Jahr Bringing Rosa Home.