karaciğer ile cümle

karaciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Pełna oleju wątroba rekina zajmuje 1/3 ich ciała.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Tretina veľkosti tohto žraloka je pečeň plná oleja.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Třetinu velikosti žraloka velikého tvoří jeho játra, která jsou plná oleje.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Um terço do tubarão-frade é o fígado, cheio de óleo.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Un tiers de la longueur du requin pèlerin est constitué de son foie, et il est plein d'huile.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Το 1/3 του σώματός τους είναι συκώτι, γεμάτο λάδι.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.Треть туловища гигантской акулы занимает печень, и она полна масла.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.שליש מגודלו של הכריש הגדול הוא הכבד, והוא מלא בשמן.
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.ثُلث وزن سمك القرش المُتشمس وهي مليئة بالزيت
Büyük camgözlerin vücudunun üçte biri karaciğerdir ve yağ ile doludur.肝臓から何ガロンもの油が得られます
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.A questo punto possiamo inserire le cellule nel fegato conservando le ramificazioni dei vasi sanguigni.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Chúng tôi sẽ phủ đầy khung xương này với tế bào, mà vẫn bảo vệ những mạch máu.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Depois, podemos impregnar o fígado com células, preservando a árvore de vasos sanguíneos.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.En dan kunnen we die lever weer laten volgroeien met cellen, en zo de bloedvatenboom behouden.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.그런 다음 이 간에 세포를 재주입할 수 있습니다. 전체 혈관 구조를 그대로 유지하면서 말입니다.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Możemy wtedy zapełnić ją ponownie innymi komórkami, zachowując naturalne naczynia krwionośne.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Pak můžeme zalít játra novými buňkami, zachovajíc cévní systém.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Şi apoi putem re-îmbiba ficatul cu celule, păstrând arborescenţa vaselor sanguine.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Wir perfundieren die Leber dann wieder mit Zellen, und erhalten damit den Gefäßverlauf.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Y entonces podemos volver a inundar el hígado de células preservando el árbol de vasos sanguíneos.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Και έπειτα μπορούμε να διαποτίσουμε ξανά το ήπαρ με κύτταρα, διατηρώντας το αγγειακό δένδρο.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Затем мы можем сделать перфузию печени клетками, сохранив дерево кровеносных сосудов.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.И тогава може отново да запълним черния дроб с клетки, запазвайки разклоненията на кръвоносните съдове.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.ואז ניתן להזליף עליו תאים תוך שימור של עץ כלי הדם.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.بعد ذلك نقوم بإعادة ملء الكبد بالخلايا، محافظين على تفرعات الأوعية الدموية.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.再び細胞で埋めます 最初 患者自身の血管細胞を
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,Khái niệm về tế bào da, tế bào não, tế bào gan.
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,피부세포 아이디어, 두뇌세포 아이디어, 간 세포 아이디어들이
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,la idea de las células de la piel, de las células cerebrales, de las células hepáticas.
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,l'idea delle celllule epidermiche, cerebrali, del fegato.
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,l'idée de cellules de la peau, l'idée de cellules du cerveau, l'idée de cellules du foie.
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,הרעיון של תאי עור, הרעיון של תאי מוח, הרעיון של תאי כבד.
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,فكرة خلايا الجلد , فكرة خلايا العقل , فكرة خلايا الكبد .
Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi,それらの細胞が組み合わさっているのです
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Diciamo che taglio il fegato in questo punto.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Digamos que voy a cortar el hígado por aquí.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Disons que je vais découper le foie ici.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Imaginemos que corto o fígado, aqui.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Katakanlah saya akan memotong organ hati di sini.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.예를들어, 여기 간을 절개해보죠.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Nu snijd ik de lever weg.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Povedzme, že urobím rez takto cez pečeň.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Powiedzmy, że interesuje mnie wątroba. Powiedzmy, że interesuje mnie wątroba.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Řekněme, že se chystám rozříznout játra přesně zde.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Sagen wir, ich mache einen Schnitt gleich hier an der Leber.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Să zicem că incizez ficatul aici.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Tôi sẽ cắt lá gan ở ngay đây.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Ας υποθέσουμε ότι πρόκειται να κόψω το συκώτι εδώ.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Предположим, мне нужно сделать надрез на печени, вот так.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Ще разрежа черния дроб точно тук.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.נניח שאני רוצה לחתוך את הכבד בדיוק כאן.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.دعونا نقول انني سوف اقطع الكبد هنا تماما.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.肝臓を切断してみましょう
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,간 이식수술을 성공적으로 집도한 토마스 스타즐과 바로 그 다음 해에,
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,שערך את השתלת הכבד המוצלחת הראשונה בעולם ב-1967, וסר רוי קאלן
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,والذي أجرى أول عملية زراعة كبد ناجحة في العالم في عام 1967 والطبيب روي كالن
Dünyadaki ilk karaciğer naklini 1967'de yapan kişi ve Sir Roy Calne,成功させた医師です もう一人は ロイ・カーン氏 翌年に イギリスで初めての
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Alkohol uszkadza wątrobę, co prowadzi do raka.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Als je drinkt, beschadig je je lever, met leverkanker tot gevolg.
Eğer içki içerseniz, karaciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da karaciğer kanseri oluşur.Dacă bei, îți distrugi ficatul și atunci apare cancerul hepatic.

İlgili Sayfalar