Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Ліки для серця можуть засвоюватися печінкою, а деякі побічні продукти залишаються в жирові.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.תרופה ללב עלולה להתפרק בכבד, וחלק מתוצרי הלוואי עלולים להישמר בשומן.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.فالدواء الذي للقلب يمتص ايضاً في الكبد، وبعض المنتجات الثانوية قد تخزن في الدهون.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.副産物が脂肪に蓄積される可能性があります 再生医学によるモデルを使う実験では これらを見落とすのではないでしょうか?
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.A fost în creierul ei, în plămânii ei, în ficatul ei.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Atingia o cérebro, os pulmões e o fígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Az agyában, a tüdejében és a májában is megjelent a rák.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Był w jej mózgu, płucach, wątrobie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Er war in ihrem Hirn, in ihren Lungen, in ihrer Leber.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Estaba en su cerebro, en sus pulmones, en su hígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Hij zat in haar hersenen, in haar longen, in haar lever.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Il avait atteint son cerveau, ses poumons, son foie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.암은 그녀의 머리, 폐 그리고 간에 있었습니다.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Рак был в ее мозгу, в ее легких, в ее печени.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Той беше в мозъка й, в дробовете й, в черния й дроб.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.זה היה במוח שלה, בריאותיה, בכבד שלה.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.كان السرطان موجود في دماغها و رئتيها و كبدها
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.カルボプラチンタキソール カルボプラチンタキソテール
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.A májban van, a mellben, a prosztatában van.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.C'est dans le foie, dans le sein, dans la prostate.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.'È nel fegato, nel seno, nella prostata'.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Es ist in der Leber, in der Brust, in der Prostata.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Está en el hígado, en el seno, en la próstata.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi."Está no fígado, na mama, na próstata."
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Este în ficat, în sân, în prostată.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Het zit in de lever, in de borst, in de prostaat.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Jest w wątrobie, w piersi, w prostacie.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.간에 있다, 유방에 있다, 전립선에 있다.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.В черния дроб е, в гърдата, в простатата.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Это рак печени, рак груди, рак простаты.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi."זה בכבד, זה בשד, זה בערמונית".
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.انه في الكبد, أو الثدي, أو البروستاتا
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.それだけです
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Játra, plíce, hlavy, oháňky,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,간, 폐, 머리, 꼬리, 콩팥, 고환,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Leber, Lunge, Köpfe, Schwänze,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Le foie, les poumons, la tête, la queue,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Nếu đã làm thế với trái cây và rau quả, chắc chắn chúng ta cũng sẽ làm vậy với động vật.
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Wątroby, płuca, głowy, ogony, nerki, jądra -
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,כבד, ריאות, ראשים, זנבות, כליות, אשכים,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,الكبد، الكليتان، الرؤوس، الأذيال، الرئتان، الأعضاء،
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,腎臓 睾丸 昔はこれらすべては食料であり
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Batang hepatika - itu memberikan oksigen ke hati.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Hepática tronco--suministra oxígeno al hígado.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar. Karaciğer solunum yapıyor.והוא חשוב מאוד בעיכול וכו..
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.복강동맥이 간으로 피를 전달해주면
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Tętnica wątrobowa -- dostarcza utlenowaną krew do wątroby.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Tronco hepático - fornece oxigênio para o fígado.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Trunchiul hepatic - transportă oxigenul la ficat.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Белодробната trunk доставя кислород до черния дроб.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Печеночный ствол доставляет кислород к печени.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Печінковий стовбур доправляє кисень до печінки.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.جذع الكبدي-إيصاله الأكسجين للكبد.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Celule hepatice, nervoase, pancreatice -- nu le putem creşte nici acum.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Jaterní buňky, nervové buňky, buňky pankreatu -- dodnes je nejsme schopni vyprodukovat.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.간 세포, 신경 세포, 췌장 세포 등은 현재도 배양할 수 없습니다.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Komórki wątroby, nerwowe, czy komórki trzustki -- ich hodowla jest niemożliwa nawet dzisiaj.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Leberzellen, Nervenzellen, Pankreaszellen - die können wir selbst heute nicht züchten.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Le cellule del fegato, dei nervi e del pancreas -- non si possono far crescere nemmeno oggi.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Levercellen, zenuwcellen, pancreatische cellen - kunnen we vandaag de dag nog steeds niet kweken.