Ana içeriğe geç
Sözlük

karacı ile cümle

karacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Tế bào gan, tế bào thần kinh, tế bào tuyến tụy -- chúng ta vẫn chưa thể nuôi cấy những loại tế bào này.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Ηπατικά κύτταρα, νευρικά κύτταρα, παγκρεατικά κύτταρα -- δεν μπορούμε να τα καλλιεργήσουμε ακόμα και σήμερα.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Нервные клетки, клетки печени, поджелудочной железы - их мы не можем вырастить даже сегодня.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Чернодробните клетки, нервните клетки, клетките на панкреаса - все още не можем да ги отглеждаме и до днес.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.תאי כבד, תאי עצב, תאי לבלב לא ניתנים לגידול גם היום.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.خلايا الكبد، الخلايا العصبية، الخلايا البنكرياسية -- حتى الآن لا يمكننا زراعتها خارج الجسم.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.これらの細胞は今でも育てられません そして第三の難問は脈管です
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Chúng tôi rắc phần bên ngoài gan tế bào gan của bệnh nhân
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Ensopamos a parte externa do fígado com as células do fígado do doente.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.그 다음으로 간의 외부 표면에 환자 자신의 간 조직 세포를 도포하죠.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Nous perfusons l'extérieur du foie avec les propres cellules du foie du patient.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Perfundimos el exterior del higado con las células del hígado del paciente.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Perfuzăm învelişul ficatului cu propriile celule ale ficatului pacientului.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Permeiamo l'esterno del fegato con le cellule del fegato del paziente.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Täytämme maksan ulkopuolen potilaan omilla maksasoluilla.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Vi overhælder ydersiden af leveren med patientens egne lever celler.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Vi täcker utsidan av levern med patientens egna leverceller.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.We doortrekken de buitenkant van de lever met de eigen levercellen van de patiënt.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Wir durchspülen die Außenseite der Leber mit den eigenen Leberzellen des Patienten.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Zevnějšek jater pokryjeme pacientovými jaterními buňkami.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Z zewnątrz rozprowadzamy komórki wątroby.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Καλύπτουμε το εξωτερικό του συκωτιού με τα κύτταρα του συκωτιού του ίδιου του ασθενή.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Ми заливаємо зовнішню поверхню печінки печінковими клітинами пацієнта.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Мы покрываем внешнюю часть печени так же клетками печени пациента.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Обливаме външната страна на черния дроб със собствените чернодробни клетки на пациента.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.עם תאי הכבד של החולה עצמו. ואנחנו יכולים ליצור כבדים מתפקדים.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.نتخلل الجزء الخارجي للكبد بخلايا كبد المريض نفسه
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.一面に散布します 肝臓を機能させるようにします
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Ficatul vostru stă aşa.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Hati Anda duduk seperti itu.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.여기 간이 이렇게 있는데
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Seu fígado está posicionado desse modo.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Su hígado está sentado como ese.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Wątroba będzie położona tutaj.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Печень находится здесь.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Печінка знаходиться тут.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.Тука е червият дроб.
Karaciğeriniz böyle oturuyor.الكبد هو الجلوس على مثل ذلك.
Karaciğerinize sığınıyorlar.Beássák magukat a májadba.
Karaciğerinize sığınıyorlar.Ils s'enfoncent dans votre foie.
Karaciğerinize sığınıyorlar.Se meten a tu hígado.
Karaciğerinize sığınıyorlar.Ze graven zich in je lever.
Karaciğerinizin ve böbreklerinizin toksinleri kanınızdan atabilmesi için sülfüre ihtiyacı var.El hígado y el riñón necesitan azufre para poder remover toxinas del torrente sanguíneo.
Karaciğerinizin ve böbreklerinizin toksinleri kanınızdan atabilmesi için sülfüre ihtiyacı var.הכבד והכליות שלכם זקוקים לגפרית כדי שיוכלו לסלק רעלנים ממחזור הדם.
Karaciğerinizin ve böbreklerinizin toksinleri kanınızdan atabilmesi için sülfüre ihtiyacı var.解毒を行うために硫黄が必要です キャベツ類は硫黄が多く含まれています
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Hati berhubungan dengan hati.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Hepática ocupa el hígado.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Hepática significa que estamos falando do fígado.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Hepatic se ocupă cu ficatul.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.간동맥은 간과 연결된 동맥을 얘기하는 거에요
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Wątrobowa, czyli musi być związana z wątrobą.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Печінкова артерія має справу з печінкою.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.Термин печеночный означает, что данный сосуд имеет дело с печенью.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.שנמצאים בבטן.
Karaciğer, karaciğer ile ilgilenir.ويتناول الكبد الكبد.
Karaciğer kurtlarının zekâ seviyesinin, petunya ile havuç arasında olduğunu ileri sürerim.Állítom, hogy a lándzsás métely az intelligencia tekintetében valahol a petúnia és a répa között van.
Karaciğer kurtlarının zekâ seviyesinin, petunya ile havuç arasında olduğunu ileri sürerim.Aș afirma că inteligența unui vierme de gălbează e undeva între petunie și morcov.
Karaciğer kurtlarının zekâ seviyesinin, petunya ile havuç arasında olduğunu ileri sürerim.Eu acrescento que a inteligência daquele parasita se situa algures entre uma petúnia e uma cenoura.
Karaciğer kurtlarının zekâ seviyesinin, petunya ile havuç arasında olduğunu ileri sürerim.Ik stel dat de intelligentie van een leverbot ongeveer hier is ergens tussen petunia en wortel.
Karaciğer kurtlarının zekâ seviyesinin, petunya ile havuç arasında olduğunu ileri sürerim.제 생각에 란셋 흡충의 지적 능력이란 것은 저 아래쯤 페튜니아와 당근 사이쯤에 있을 겁니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod