Aylarca süren kavgadan sonra Tom ve Mary fit olmaya karar verdi.After months of fighting, Tom and Mary decided to call it quits.
Bu Tom'un kararı değil.It's not Tom's decision.
Karaciğer artık çalışmıyor.The liver is no longer functioning.
Burada bir karanlık var.There is a darkness.
Neden Tom'la Boston'a gitmemeye karar verdin.Why did you decide to not go to Boston with Tom?
Tom'a güvenmeye karar verdim.I've decided to trust Tom.
Mesajınız en az on karakterden oluşmalıdır.Your message should be at least ten characters long.
Tom'un verecek zor bir kararı var.Tom has a difficult decision to make.
Mary yerine Tom'u işe almaya karar verdiler.They decided to hire Tom instead of Mary.
Geminin kaptanı rota değiştirmeye karar verdi.The captain of the ship decided to change course.
Tom Mary'ye gerçeği söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary the truth.
Tom'u kovmaya karar verdim.I've decided to fire Tom.
Bazen doğru karar verip vermediğimi merak ediyorum.Sometimes I wonder whether or not I made the right decision.
Kendi kararlarımı verebilecek yaştayım.I'm old enough to make my own decisions.
Kendi kararlarımı alacak kadar büyüdüm.I'm old enough to make my own decisions.
Daha sonra karar vereceğiz.We will decide later.
Karar vermek için sadece 24 saatim kaldı.I only have 24 hours left to decide.
Karar vermek için sadece 24 saatin kaldı.You only have 24 hours left to decide.
Bebeğiniz için bir isim üzerinde karar verdiniz mi?Have you decided on a name for your baby?
Karanlıkta bütün renkler birdir.All colours will agree in the dark.
Verecek başka bir kararımız daha var.We have another decision to make.
Peki, bize katılmaya karar verdin mi?So, have you decided to join us?
Karakalem çizimi yağlıboyadan daha kolay, ama ikisi de düşündüğümden daha zor.Charcoal drawing is easier than oil painting, but both are harder than I thought.
O kadar karamsar mı geliyorum?Do I sound that pessimistic?
Kararlılık başarı için bir anahtardır.Determination is a key to success.
Hey, kara bak!Hey, look at the snow.
Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Jack'in antrenörü eğitime geç kaldığı için onu bankta tutmaya karar verdi.Jack’s coach decided to keep him on the bench for being late to training.
O akıllıca bir karar.That's a wise decision.
Onun doğum günü için ona ne vereceğinize karar verdiniz mi?Have you made up your mind about what you are going to give Mary for her birthday?
Onun kararı benim için.That's for me to decide.
Cadılar Bayramı kıyafetinin ne olacağına karar verdin mi?Have you decided what your Halloween costume will be?
O, yurt dışına çakmaya karar verdi.She decided to go abroad.
Nazik ama kararlı ol.Be gentle, but firm.
Böyle karanlıkta nasıl bir şey görebiliyordu?How could he see anything in such darkness?
Bir karaoke barda asla şarkı söylemeyeceğim.I'll never ever sing in a karaoke bar.
Karamsarlığa gerek yok.There's no need for pessimism.
Boşanmamaya karar verdik.We've decided not to get divorced.
Evlenmemeye karar verdik.We've decided not to get married.
Tom olanlar hakkında şikayet etmemeye karar verdi.Tom has decided not to complain about what happened.
Tom'un yaptığı aynı şeyi yapmaya karar verdim.I decided to do the same thing Tom did.
Yemek için Tom'un sipariş ettiği aynı şeyi sipariş etmeye karar verdim.I decided to order the same thing to eat that Tom did.
Tom Mary'nin yaptığı hataları yapmamaya kararlı.Tom is determined not to make the same mistakes Mary did.
Karar vermenin size düştüğünü sanmıyorum.I don't think it's up to you to decide.
Motosikletimi satmamaya karar verdim.I've decided not to sell my motorcycle.
Tom artık Boston'da yaşamamaya karar verdi.Tom has decided not to live in Boston anymore.
Tom artık Mary'yi görmemeye karar verdi.Tom has decided not to see Mary anymore.
O evi satın almamaya karar verdik.We've decided not to buy that house.
Aynı şeyi yapmaya karar verdim.I decided to do the same thing.
Fransızca çalışmaya başlamaya karar verdim.I've decided to start studying French.
Fransızca okumaya karar verdim.I've decided to start studying French.
Fransızca okumamaya karar verdim.I've decided not to study French.
Tom okuldan ayrılmamaya karar verdi.Tom has decided not to drop out of school.
Tom'u işten kovmamaya karar verdik.We've decided not to fire Tom.
Tom'u işe almaya karar verdik.We've decided to hire Tom.
Basit bir karardı.It was a simple decision.
Boston'a taşınmaya karar verdim.I've decided to move to Boston.
Sadece Boston'a taşınmaya karar verdim.I've just decided to move to Boston.
Tom arabasını satmamaya karar verdi.Tom has decided not to sell his car.
Tom her zamankinden daha kararlı görünüyor.Tom looks more determined than ever.