Herkes benim kararıma katıldı.Everyone agreed with my decision.
Bugün karar vermemiz gerekiyor.We need to decide today.
Bugün karar vermeliyiz.We should decide today.
Tom o evi almak için kararını verdi.Tom has made up his mind to buy that car.
Tom garip bir karakter.Tom is a strange character.
O kulübe girebilip giremeyeceğini görmeye karar verdi.Tom decided to see if he could get into that club.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out after dark.
Ofis karanlık.The office is dark.
Tom'un ofisi karanlık.Tom's office is dark.
Tom karanlıkta yalnızdı.Tom was alone in the dark.
Tom bir karar vermek zorunda kaldı.Tom had to make a decision.
Tom hızlı bir karar verdi.Tom made a quick decision.
Soru kararı kimin vereceğidir.The question is who's going to make the decision.
Tom kendi kararların verir.Tom makes his own decisions.
Tom'un bazı kararlar alması gerekir.Tom needs to make some decisions.
Tom bazı kararlar vermek zorunda.Tom has got to make some decisions.
Tom kararlı değil.Tom isn't decisive.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapmak için karar verdi.Tom has made up his mind to do what Mary asked him to do.
Soru yapılması gerekenlere kim karar veriyor.The question is who decides what needs to be done.
Kararım kesindir.My decision is final.
Karar kesindir.The decision is final.
Tom Fransızca okumaya karar verdi.Tom decided to study French.
Tom gerçekten gitmesinin gerekip gerekmediğine karar vermekte sorun yaşıyor.Tom is having trouble deciding whether or not he really needs to go.
Tom kararlılıktan yoksun.Tom lacks decisiveness.
55 yaşında, Tom aniden bir sanatçı olmak istediğine karar verdi.At the age of 55, Tom suddenly decided that he wanted to become an artist.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.Tom decided to go shopping by himself.
Bir karar verildi.A decision has been made.
Tom'un yapmak için zor bir kararı var.Tom has a tough decision to make.
Tom doğru kararı verip vermediğinden emin değil.Tom isn't sure whether he made the right decision or not.
Tom oldukça karamsardır.Tom is quite pessimistic.
Tom son derece karamsar.Tom is extremely pessimistic.
Toplantıyı gelecek pazara ertelemeye karar verdik.We've decided to postpone the meeting to next Sunday.
O, benim değil senin kararın.That's your conclusion, not mine.
O gerçek bir karakter.He's a real character.
Tom menüye baktı ve bir balık yemeği sipariş etmeye karar verdi.Tom looked at the menu and decided to order a fish dish.
Bahçede bir kara planaryası buldum.I found a land planarian in the garden.
Mary kararlı bir biçimde "Evet" diye yanıtladı."Yes," replied Mary decisively.
Tom kararlı bir biçimde "Hayır" diye yanıtladı."No," replied Tom decisively.
Karanlık benim yararıma çalışacak.The darkness will work to my advantage.
Tom kararından pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted his decision.
Tom asla karamsar değildi.Tom never was pessimistic.
Tom kendi kararını vermek zorunda.Tom has to make up his own mind.
Alkol karaciğeri tahrip eder.Alcohol destroys the liver.
Tom kendi kararlarını vermek zorunda.Tom has to make his own decisions.
Tom doğru kararı verdi.Tom made the right decision.
Tom hava kararmadan eve varabildi.Tom managed to get home before dark.
Tom hava karardıktan sonra nadiren dışarıya çıkar.Tom rarely goes out after dark.
Sonra karar vereceğiz.We'll decide later.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaya söz verdi.Tom promised not to go out after dark alone.
Tom sonunda doğru kararı verdi.Tom made the right decision after all.
Onun filmleri genellikle güçlü kadın karakterleri ön plana çıkarır.His movies often feature strong female characters.
Mary onu zehirlemeye karar verdi.Mary has decided to poison him.
Bir karar verebilmemizden önce tüm gerçekleri bilmeliyiz.Before we can make a decision, we must have all the facts.
Tom hava kararmadan önce eve ulaşmak istiyor.Tom wants to get home before dark.
Pek çoğu, geceleri karanlıktan korkarlar.Many are afraid of darkness at night.
Karanlık sokakta dikkatlice aşağıya doğru yürüdüm.Tom walked cautiously down the dark alley.
Kıskançlık, Tom'un zihnini karartmaya başlıyor.The jealousy is starting to darken Tom's mind.
Yavru köpeğiniz için bir isim üzerinde karar verdiniz mi?Have you decided on a name for your puppy?
Karar vermek sadece Tom'un biraz zamanını aldı.It only took Tom a moment to decide.