Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şimdiye kadar bulunduğum en güzel tekerlekli karavan.That's the nicest motor home that I've ever been in.
Acele etsen iyi olur, aksi takdirde hava kararmadan önce oraya varamayacaksın.You'd better hurry, otherwise you won't get there before dark.
Acele etsen iyi olur. yoksa, hava kararmadan önce oraya varamayacaksın.You'd better hurry. If you don't, you won't get there before dark.
Tom aptalca bir karar verdi.Tom made a stupid decision.
Tom masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.Tom turned off his desk lamp and sat in the dark thinking about what he should do.
Bu sizin kararınız değil.That's not your decision.
Dışarısı hâlâ karanlık.It's still dark outside.
O benim kararım değil.That's not my decision.
Bu benim kararım değil.It's not my decision.
Bunun doğru bir karar olduğundan emin değilim.I'm not sure it's the right decision.
O bir son dakika kararıydı.It was a last minute decision.
O, kara listeye alındı.He's been blacklisted.
Tom gerçek bir karakter.Tom is a real character.
Gece zifiri karanlıktı.The night was pitch black.
Pinokyo, kediye "Zavallı karatavuk!" dedi. "Onu neden öldürdün?""Poor blackbird!" said Pinocchio to the Cat. "Why did you kill him?"
Bir kez daha yol karanlığa gömüldü.Once again the road was plunged in darkness.
Yol bir kez daha yol karanlığa daldı.Once again the road was plunged in darkness.
Karadağ'da yaşıyorum.I live in Montenegro.
Bu kadının temel karakter özellikleri gurur, kararlılık ve cesaretti.The fundamental character traits of this woman were pride, decisiveness, and courage.
Aklım kararsız.My mind is torn.
Karar veremiyorum.I can't make up my mind.
O karar veremiyor.He can't make up his mind.
Mary karar veremiyor.Mary can't make up her mind.
Ben hukuk fakültesine gitmeye karar verdim.I made up my mind to go to law school.
Hukuk fakültesine gitmek için kararını verdin, değil mi?You made up your mind to go to law school, didn't you?
O, hukuk fakültesine gitmek için kararını verdi.He made up his mind to go to law school.
O, hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.She made up her mind to go to law school.
Mary hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.Mary made up her mind to go to law school.
Biz hukuk fakültesine gitmeye karar verdik.We made up our mind to go to law school.
Onlar hukuk fakültesine gitmeye karar verdiler.They made up their mind to go to law school.
Tom kara listeye alındı.Tom's been blacklisted.
Tom karar vermeden önce tereddüt etti.Tom hesitated before making the decision.
Odaya girmeye karar verdim.I decided to enter the room.
Odaya girmeye karar verdin, değil mi?You decided to enter the room, didn't you?
O, odaya girmeye karar verdi.He decided to enter the room.
Mary odaya girmeye karar verdi.Mary decided to enter the room.
Biz odaya girmeye karar verdik.We decided to enter the room.
Odaya girmeye karar verdiler.They decided to enter the room.
Tom bir öğretmen olmaya karar verdi.Tom made up his mind to be a teacher.
Mahkeme, Müslüman öğrencilerin yüzme derslerinden muaf olamayacağına karar verdi.The court ruled that Muslim schoolgirls could not be exempted from swimming lessons.
Zaten gitmemeye karar verdin, değil mi?You've already decided not to go, haven't you?
Tom, Mary'nin karanlıkta kayboluşunu izledi.Tom watched Mary disappear into the darkness.
Duyduğum son şey Tom ve Mary balaylarında nereye gideceklerine henüz karar vermediler.The last I heard, Tom and Mary haven't yet decided where to go on their honeymoon.
Yeni bir şemsiye almaya karar verdim.I decided to buy a new umbrella.
Farkı yaratan karakterdir.It is the character that makes the difference.
Nasıl karar verdiniz?How did you make the decision?
Mekan boştu. O, bir kutunun arkasına saklanmış bir kedi dışında, karanlıkta yalnızdı.The place was empty. She was alone in the darkness, except for a cat hiding behind a box.
O, karanlıkta yalnızdı.He was alone in the dark.
O, karanlıkta tek başınaydı.She was alone in the dark.
Onlar karanlıkta yalnızdı.They were alone in the dark.
İlk iki oda karanlıktı, üçüncüsünde ise bir ışık vardı.The first two rooms were dark, in the third there was a light.
Üniversitede okuyup okumayacağıma ya da bir iş bulup bulmayacağıma karar vermedim.I haven't decided whether to study at university or to get a job.
Bu her kişi için kişisel bir karardır.This is a personal decision for every person.
Mary bir karavanda yaşıyor.Mary lives in a trailer.
Hava kararmadan önce eve varmak zorundayım.I have to get home before it gets dark.
Karar verildi.The decision has been made.
Ölüm orucu tutmaya karar verdim.I decided to fast to death.
Hâlâ verecek birkaç büyük kararımız var.We still have a couple of big decisions to make.
Hâlâ verecek birkaç çok büyük kararımız var.We still have a couple of huge decisions to make.
Hâlâ verecek birkaç kararımız var.We still have a few decisions to make.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod