Sonunda kara delikler de "Hawking ışınımı" yayarak buharlaşacaklardı (yok olacaklardı).Pada akhirnya pula, lubang-lubang hitam yang terbentuk akan menguap dengan memancarkan radiasi Hawking.
Bu da, beyaz deliklerle kara deliklerin aynı nesne olduğu anlamına gelebilir.Hal ini dapat diartikan bahwa lubang hitam dan lubang putih adalah objek yang sama.
Buna benzer süper masif kara delikler, neredeyse her galaksinin merkezinde bulunmaktadır.Lubang hitam supermasif terdapat di pusat sebagian besar galaksi.
Samanyolu'nun gökada merkezinde, süper büyük kütleli kara delik olduğu şüphesi vardır.Diduga di pusat galaksi bersemayam lubang hitam (EN: black hole) supermasif.
Laughlin kara deliklerin varlığı şüphe ile karşılayan George Chapline ile benzer görüşleri paylaşır.Laughlin có chung quan điểm với George Chapline, nghi ngờ sự tồn tại của Lỗ đen.
Yukarıdakilerin özeti olarak, bu radyasyon, kara deliklerin termodinamiği için önemli bir rol oynar.Như đã miêu tả ngắn ở trên, bức xạ này đóng vai trò quan trọng trong nhiệt động lực học lỗ đen.
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.Sagittarius A* được cho là câu trả lời hợp lí nhất cho vị trí của hố đen này.
Kara deliklerin bazı tipleri büyük kütleli yıldızların evriminde son durum olduğu düşünülmektedir.Có những loại lỗ đen được nghĩ là trạng thái cuối cùng trong sự tiến hóa của các ngôi sao khối lượng lớn.
Buna benzer süper masif kara delikler, neredeyse her galaksinin merkezinde bulunmaktadır.Các lỗ đen siêu khối lượng nằm tại trung tâm của hầu hết các thiên hà.
Evrensel geometriyi kullanarak sonraki çalışmalar kara deliklerin daha genel özelliklerini gösterdi.Bằng sử dụng hình học toàn cục, các nhà vật lý sau đó đã phát hiện thêm những tính chất tổng quát của lỗ đen.
Bu durumda teorik olarak bir kara delikten çıkarılabilecek maksimum enerji kütlesinin 29%'u kadardır.理論的に回転しているブラックホールから取り出すことが出来るエネルギーは29%である。
Bu ilkeye dayanarak Hawking kara deliklerin ışın yaymadığını söylemiştir.この原理に基づいて、ホーキングはブラックホールは放射しないことを示すことに着手した。
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.黒マスの配置は黒マスルールの慣例に従う。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。
Stephen Hawking, kara deliklerin olay ufuklarının zamanla yükseldiğini daha önceden göstermiştir.それより早くにスティーヴン・ホーキングはブラックホールの集団の事象の地平面の総計は常に時間とともに増加することを示した。
1972 - Jacob BEKENSTEIN; kara delikler yüzey alanlarıyla orantılı bir entropiye sahiptiri önerir.1972年 - ヤコブ・ベッケンシュタインがブラックホールはその表面積に比例するエントロピーを持つことを提案する。
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.天文学者は、いて座Aが大質量のブラックホールを含むかもしれないと考えている。
Bununla birlikte ilksel kara deliklerin varlığı halihazırda doğrulanmış değildir.なお、当初の刀装は現存していない。
2007 de PAD EECR ile yakın galaksilerin merkezindeki kara deliklerde gözlendi.2007年に PAO は暫定的ながら、近隣の活動銀河核 (AGN) の中心部にある超大質量ブラックホールと EECR を関連付けた。
Bu da, beyaz deliklerle kara deliklerin aynı nesne olduğu anlamına gelebilir.従って黒の厚みは白の地と同程度の価値があると考える。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?或云:兵魂固結而成,後山麓田螺斷尾能活。
Bu durumda teorik olarak bir kara delikten çıkarılabilecek maksimum enerji kütlesinin 29%'u kadardır.理論上,這個過程可以提取一個旋轉黑洞總能量的29%。
Bu, o ana kadar bulunan en büyük kütleli kara deliktir (Güneş kütlesinden 2 milyar kat fazla).生前約做兩千多首詩作,今存詩作一千餘首。
Orta kütleli kara deliklerin varlığı şüpheyle karşılandı.中介質量黑洞的斷言曾經令人懷疑。
Mayall II’den gelen x-ışını ve radyo emisyonlarının orta kütleli bir kara delik için uyumlu olduğu görülüyor.來自馬亞爾II的X射線和無線電波輻射都符合中介質量黑洞。
Sagittarius A* nın bir süper kütleli kara delik yeri olabileceği düşünülmektedir.人馬座A*可能就是此超大質量黑洞的位置。
Böylece büyük olasılıkla sonuç, mikro kara delikler olacaktır.但如果它們存在,它們極有可能是微黑洞。
Astronomlar 1970’lerden beri küresel yıldız kümeleri içerisinde kara delik araştırması yapıyorlar.從1970年代,天文學家就在搜尋球狀星團內的黑洞。
Kara deliklerin bazı tipleri büyük kütleli yıldızların evriminde son durum olduğu düşünülmektedir.一些类型的黑洞是大质量恒星演化的最终状态。
Messier 105'te süperbüyük kara delik varlığı bilinmektedir.M105擁有一個超大質量黑洞。
Dev kara delikler birkaç milyon ile birkaç milyar güneş kütlesi arasında değişen bir kütleye sahiptir.超大質量黑洞擁有上百萬個至上百亿个太陽的質量。
Kara delikler, merkezindeki fiziksel durum hakkında bir bilgiye sahip değiliz.블랙홀 : 중심부의 물리적 현상이 알려지지 않았다.
Bu da galaksimizde binlerce kara delik olacağı anlamına gelebilir.이러한 것은 우리 은하에 수천개의 블랙홀들이 있다는 걸 의미할 수 있었다.
Bu durumda teorik olarak bir kara delikten çıkarılabilecek maksimum enerji kütlesinin 29%'u kadardır.이론적으로 회전하는 블랙홀에서 꺼낼 수 있는 에너지는 블랙홀이 가진 에너지의 29%다.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?소연(蕭然)이 어찌 쇄연(灑然)만 하며, 절세(絶世)가 어찌 무위(無位)만 하겠는가.
NGC 4151, merkezinde süper bir kütleye sahip iki adet kara delik bulunmaktadır.NGC 4151, 중심에 두개의 초대질량 블랙홀을 가지고 있다.
Astronomlar 1970’lerden beri küresel yıldız kümeleri içerisinde kara delik araştırması yapıyorlar.1970년대 이후 천문학자들은 구상성단 속에 있을지 모르는 블랙홀을 찾고 있다.
Orta kütleli kara deliklerin varlığı şüpheyle karşılandı.최근에, 블랙홀의 관측된 질량 분포에서는 공백이 나타나 보인다.
Çünkü ilk olarak tüm maddeler kara delik içine çekilir.따라서 양성자는 붕괴하기 이전에 대부분이 블랙홀에 흡수된다.
Kara delikler Hawking ışımasıyla oldukça yavaş şekilde buharlaşırlar.그러나 블랙홀은 호킹 복사를 방출하면서 서서히 증발한다.
Mayall II’den gelen x-ışını ve radyo emisyonlarının orta kütleli bir kara delik için uyumlu olduğu görülüyor.메이올 II에서 방출되는 엑스선과 전파는 중간질량 블랙홀의 그것과 일치한다.
Eğer bir kara delik yıldızın üzerinden geçerse, yoğunluğu gözlemlenebilir titreşimlere neden olur.כאשר חור שחור עובר דרך הכוכב, הצפיפות שלו תגרום לרטט שניתן להבחין בו.
Bu da extremal kara delikdemektir.זהו יבול הפשע העצום הזה.
Kara delikler Hawking ışımasıyla oldukça yavaş şekilde buharlaşırlar."ההולנדי המעופף" נראית לעיתים מרחוק מנצנצת באור רפאים.
Yıldızsal kara delikler birkaç güneş kütlesi kadar bir kütleye sahiptirler.מסת החורים השחורים הכוכביים נעה בין 3 לכמה עשרות מסות שמש.
Bu düşünce, küçük kütleli kara deliklerin varlığının onaylanması anlamına gelmektedir.תורה זו חוזה את קיומם של חורים שחורים.
İşte bu göçük kara delik olarak adlandırılır.С други думи това, което днес е известно като черна дупка.
Bu da extremal kara delikdemektir.Това е още един безсмислен акт на крайно насилие.
Çünkü ilk olarak tüm maddeler kara delik içine çekilir.Така една част от материята, всъщност, излиза от черната дупка по осите на въртене на черната дупка.
Planck alanı, Planck uzunluğunun karesine eşittir ve kara delik termodinamiğinde rol oynar.Planckova površina, koja je jednaka kvadratu Planckovih duljina, igra ulogu u entropiji crne rupe.
Dev kara delikler birkaç milyon ile birkaç milyar güneş kütlesi arasında değişen bir kütleye sahiptir.Supermasivne crne rupe su vrsta crnih rupa koje imaju masu između sto tisuća i milijardu sunčevih masa.
Kuasarlar, devasa kara deliklerin birikme/yığılma yoluyla hızla büyüdüğü yerlerde ortaya çıkar.Kvazary ukazujú miesta, kde masívne čierne diery veľmi rýchlo rástli.
Kara delikler 1960’larda kimi gökbilimciler tarafından fazlasıyla egzotik bulunmaktaydı.V 60.-tych rokoch 20. storočia považovali niektorí astronómovia čierne diery za príliš exotické.
Bu ilkeye dayanarak Hawking kara deliklerin ışın yaymadığını söylemiştir.Hawking tiež prehlásil, že následne po Veľkom tresku sa vytvorili prvotné čierne diery.
Başlangıç kara deliklerini saptamanın başka bir yolu da Hawking ışınımıdır.Eden od načinov neposredne zaznave prvobitnih črnih lukenj je Hawkingovo sevanje.
Dev kara delikler birkaç milyon ile birkaç milyar güneş kütlesi arasında değişen bir kütleye sahiptir.Súpermasívna čŕna lúknja je črna luknja z maso reda velikosti nekaj milijonov ali milijard mas Sonca.
Anlaşıldığına göre, Samanyolu galaksimiz de çekirdek kısmında böyle bir kara delik içermektedir.Tudi naša Galaksija v svojem jedru gosti vsaj eno takšno telo.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Za črne luknje velja razširjeni entropijski zakon.
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.Na sredi nastaja nekakšna črna luknja molka.
Dev kara delikler birkaç milyon ile birkaç milyar güneş kütlesi arasında değişen bir kütleye sahiptir.Supermasyvios juodosios bedugnės masė siekia nuo kelių milijonų iki kelių milijardų Saulės masių.