Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.저가 또 하늘을 드리우고 강림하시니 그 발 아래는 어둑캄캄하도다
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Làm nghiêng lệch các từng trời , và ngự xuống , Dưới chơn Ngài có vùng đen_kịt .
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Làm nghiêng lệch các từng trời, và ngự xuống, Dưới chơn Ngài có vùng đen kịt.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Langit dibelah-Nya, lalu turunlah Ia dengan awan gelap di bawah kaki-Nya
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Langit dibelah-Nya, lalu turunlah Ia, dengan awan gelap di bawah kaki-Nya
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Lehajtá az eget és leszállt, És homály volt lábai alatt.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Nagnil je nebo ter stopil doli, in oblačna temota mu je bila pod nogami.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Naklonil nebesia a sostúpil, a mrákava bola pod jeho nohami;
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Nakłonił niebios i zstąpił, a ciemność była pod nogami jego.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Nakloniv nebes, sstoupil, a mrákota byla pod nohami jeho.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ngài làm nghiêng lệch các từng trời , và ngự xuống ; Dưới chơn Ngài có vùng đen_kịt .
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ngài làm nghiêng lệch các từng trời, và ngự xuống; Dưới chơn Ngài có vùng đen kịt.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Och han sänkte himmelen och for ned och töcken var under hans fötter.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Og han bøide himmelen og steg ned, og det var mørke under hans føtter.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Rök steg upp från hans näsa och förtärande eld från hans mun; eldsglöd ljungade från honom.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Rook en vuur verspreidden zich over de aarde.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Savu suitsusi hänen sieraimistaan, kuluttava tuli hänen suustansa, palavat hiilet hehkuivat hänestä.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Występował dym z nozdrzy jego, węgle się rozpaliły od niego.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Και εκλινε τους ουρανους και κατεβη, και γνοφος υπο τους ποδας αυτου.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Наклонил Он небеса и сошел; и мрак под ногами Его;
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Той сведе небесата и слезе; И мрак бе под нозете Му.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Той сведе небето и слезе, И мрак бе под нозете Му.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.ויט שמים וירד וערפל תחת רגליו׃
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.طأطأ السموات ونزل وضباب تحت رجليه.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.طأطأ السموات ونزل وضباب تحت رجليه.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.他 又 使 天 下 垂 、 親 自 降 臨 . 有 黑 雲 在 他 腳 下
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.他 又 使 天下垂 、 親自 降臨 . 有 黑雲 在 他 腳下
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.(17:12) И мрак сделал покровом Своим, сению вокруг Себя мрак вод, облаков воздушных.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.A sedě na cherubínu, letěl, letěl na peří větrovém.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.A wsiadłszy na Cheruba, latał; latał na skrzydłach wiatrowych.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Cavalcava un cherubino e volava, si librava sulle ali del vento
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Duisternis omringde Hem; overal om Hem heen waren zware wolken
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.E por tendas pôs trevas ao redor de si, ajuntamento de águas, espessas nuvens do céu.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.era înconjurat cu întunerecul ca şi cu un cort, era înconjurat cu grămezi de ape şi cu nori întunecoşi.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Han for på keruben och flög, han svävade på vindens vingar.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.han omgav sig med Mulm som en Bolig, mørke Vandmasser, vandfyldte Skyer.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Hij reed op een cherub en vloog op de vleugels van de wind.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Ia menyelubungi diri-Nya dengan kegelapan; awan mendung yang tebal mengelilingi Dia
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Il faisait des ténèbres une tente autour de lui, Il était enveloppé d`amas d`eaux et de sombres nuages.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.In temo si je napravil za šatore okoli sebe, grmade vodá, roje oblakov.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Ja hän ajoi kerubin kannattamana ja lensi, ja hän liiti tuulen siivillä;
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Ja hän pani pimeyden majaksi ympärillensä, synkät vedet, paksut pilvet.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Kérubon haladt és röpült, és a szelek szárnyain suhant.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.저가 흑암으로 그 숨는 곳을 삼으사 장막 같이 자기를 두르게 하심이여 곧 물의 흑암과 공중의 빽빽한 구름으로 그리하시도다
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.저가 흑암 곧 모인 물과 공중의 빽빽한 구름으로 둘린 장막을 삼으심이여
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Ngài bủa ra sự tối tăm, những vùng nước, những mây đen mịt, Chung quanh mình như một cái trại.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Ngài bủa ra sự tối_tăm , những vùng nước , những mây đen mịt , Chung_quanh mình như một cái trại .
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Och han gjorde mörker till en hydda som omslöt honom: vattenhopar, tjocka moln.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Og han fór på kjeruber og fløi, og han fór hastig frem på vindens vinger.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Og han gjorde mørke til skjul rundt omkring sig, vannmasser, tykke skyer.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Položil temnosti vůkol sebe jako stany, shrnutí vod, oblaky husté.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Położył ciemność około siebie miasto przybytku, zgromadzenie wód z obłoki niebieskimi.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Postavil tmu vôkol seba jako nejaké stány, hromadu vôd, husté oblaky vysoké.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Puso tinieblas alrededor de sí como su morada, oscuridad de aguas y densas nubes
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Puso tinieblas alrededor de sí como su morada secreta; su cubierta es oscuridad de aguas y densas nubes
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Sein Gezelt um ihn her war finster und schwarze, dicke Wolken, darin er verborgen war.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Sein Gezelt um ihn her war finster und schwarze, dicke Wolken.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Si avvolse di tenebra tutto intorno; acque scure e dense nubi erano la sua tenda
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Sötétségbõl maga körül sátrakat emelt, Esõhullást, sürû felhõket.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.Temo si je napravil za ogrinjalo, za šator svoj okoli sebe, mrak vodá in roje oblakov.