Ana içeriğe geç
Sözlük

kara bulut ile cümle

kara bulut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kara bulutlar yağmurun belirtisidir.Dark clouds are a sign of rain.
Kara bulutlar yağmur habercisidir.Dark clouds are a sign of rain.
Şu kara bulutlar muhtemelen yağmur getirecek.Those dark clouds will probably bring rain.
Şu kara bulutlara bak. Yağmur yağacak.Look at those black clouds. It is going to rain.
Kara bulutlar toplanıyor. Yağmur yağacak.Black clouds are gathering. It's going to rain.
Şehrin üzerinde kara bulutlar vardı.Dark clouds were brooding over the city.
Kara bulutlar oluk gibi akıyor. Yağmur yağacak.Dark clouds are rolling in. It's going to rain.
Üzerimizde (gökyüzünde) kara bulutlar var.There are black clouds above us.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Early in the morning at dawn a black cloud arose from the horizon.
Maç öncesinde, kara bulutlar toplanıyordu.0n the eve of battle, ominous clouds hang in the sky.
Bu siktiğimin kara bulutları hala beni takip ediyorThis fucking black cloud's still follow's me around
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.He bowed the heavens also, and came down. Thick darkness was under his feet.
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.He made darkness pavilions around himself: gathering of waters, and thick clouds of the skies.
Kara bulutlar gibi dalga kendilerini kuşattığı zaman; Allah'a, dini O'na özgüleyerek yalvarırlar.When the waves overshadow them like a canopy, they pray to God with all-exclusive faith in Him.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Early in the morning at dawn a black cloud arose from the horizon.
Hava, kara bulutlar ile kaplanıyor.Graue Wolken verhüllen den Himmel.
Kara bulutlar yağmurun belirtisidir.Les nuages sombres sont signe de pluie.
Gökyüzü kara bulutlarla dolu.Le ciel est chargé de nuages ​​noirs.
Gökyüzünde kara bulutlar var.Il y a des nuages sombres dans le ciel.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.N'oubliez pas que, le matin j'ai une feuille blanche devant moi.
Gökyüzünde kara bulutlar var.Hay nubes oscuras en el cielo.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Allí, ella ve una sombra negro de inmediato.
Savaş, bütün Kalradya üzerine bir kara bulut gibi çökmüştür.Reinheid zou als een allesomhullende wolk neerdalen.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Wcześnie rano pole przyszłej bitwy zaścielała mgła.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Runt samma tid började också mörka moln synas på himlen.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.На картині зображене Чорне море, що штормить.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Po bouřce nastalo na louce zářivé ráno.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.Awan hitam tampak di kejauhan pertanda sebentar akan turun badai.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.近くには昇雲の滝がある。
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.바로 그때 하늘 위에서 검은 구름이 다가온다.
Bu siktiğimin kara bulutları hala beni takip ediyorCe nuage noir continue de me suivre
Bu siktiğimin kara bulutları hala beni takip ediyorNorul asta negru inca ma urmareste peste tot
Bu siktiğimin kara bulutları hala beni takip ediyorTo zasraný čierny mrak je ešte nasledovať v mnou
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,A ako sa nado mnou zbiehali tieto čierne mraky, bolo pre mňa naozaj, naozaj ťažké, myslieť na čokoľvek dobré.
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,Když mě tyto temná mračna obklopovala, bylo pro mě skutečně náročné myslet na něco pozitivního.
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,어둠의 그림자가 제 주위를 맴돌았고, 저는 어떤 좋은 것을 떠올리기가 정말 정말 힘들다는 것을 알았습니다.
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,Những đám mây đen quay vòng lấy tôi, và tôi thấy mọi chuyện rất khó khăn để nghĩ về bất cứ điều gì tốt đẹp,
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,Sötét felhők köröztek a fejem fölött, és nagyon, nagyon nehéznek találtam valami jóra gondolni,
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,Terwijl ik omringd werd door duistere gedachten, vond ik het zeer, zeer moeilijk om aan iets goeds te denken.
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,וכאשר העננים השחורים הללו הקיפו אותי, והיה לי מאד מאד קשה לחשוב על משהו טוב,
Bütün bu kara bulutlar tepemde dolaşmaktaydılar, ve iyi bir şey düşünebilmeyi çok, çok zor bulmaktaydım,明るいことを考えるのが この上なくとても難しく思えました どうにかして前向きに物事を考える方法を
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.(17:10) Наклонил Он небеса и сошел, – и мрак под ногами Его.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.(18:10) Il abaissa les cieux, et il descendit: Il y avait une épaisse nuée sous ses pieds.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.A plecat cerurile, şi S'a pogorît: un nor gros era subt picioarele Lui.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.A plecat cerurile, şi S'a pogorît: un nor gros era supt picioarele Lui.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Dalle sue narici saliva fumo, dalla sua bocca un fuoco divorante; da lui sprizzavano carboni ardenti
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Det steg røk op av hans nese, og fortærende ild fra hans munn; glør brente ut av ham.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Dym vystupoval jeho nozdrami, a oheň z jeho úst zožieral, takže sa uhlie zanietilo od neho.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Dým vystupoval z chřípí jeho, a oheň zžírající z úst jeho, od něhož se uhlí rozpálilo.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Egli piegò i cieli e discese; una nube oscura era sotto i suoi piedi
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ele abaixou os céus, e desceu; e havia escuridão debaixo dos seus pés.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ele abaixou os céus e desceu; trevas espessas havia debaixo de seus pés.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Er neigte den Himmel und fuhr herab, und Dunkel war unter seinen Füßen.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Füst szállt fel orrából, és szájából emésztõ tûz; izzó szén gerjedt belõle.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Hän notkisti taivaan ja astui alas, synkkä pilvi jalkojensa alla.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Han sænkede Himlen, steg ned med Skymulm under sine Fødder;
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Hij liet de hemel neerbuigen en kwam naar de aarde, lopend over donkere wolken.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Il abaissa les cieux, et il descendit: Il y avait une épaisse nuée sous ses pieds.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Inclinó los cielos y descendió; una densa oscuridad había debajo de sus pies
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.저가 또 하늘을 드리우시고 강림하시니 그 발 아래는 어둑캄캄하도다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod