Her zaman gizemli karakterleri daha çok sevdim.I always liked mysterious characters more.
Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.That was probably what influenced their decision.
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.It is up to you to decide whether we will go there or not.
Kararımı verdim.I made my decision.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Dışarısı tamamen karanlık.It's all dark outside.
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.Life starts when you decide what you are expecting from it.
Filler bugün yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the largest land animals alive today.
Bütün kediler karanlıkta gridir.All cats are grey in the dark.
Kendin karar vermelisin.You must judge for yourself.
Karanlık korkunuzu yenmelisiniz.You must conquer your fear of the dark.
Hava kararmadan önce eve dönmen gerekir.You should return home before it gets dark.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Bunu karaborsadan mı aldın?Did you buy it on the black market?
Karakter olarak hangi ebeveynine benziyorsun?Which of your parents do you take after in character?
Bana planını söylemezsen karar veremem.I can't decide unless you tell me your plan.
Fikrini benimsemeye karar verdik.We have decided to adopt your idea.
Senin kararın bir tartışmaya açık.Your decision is open to some debate.
Ben kararı tasvip etmiyorum.I don't approve your decision.
Sanırım sana katılabilirim ama henüz karar vermedim.I think I might join you, but I haven't decided yet.
Çabucak karar vermezsen, fırsat kaybedilecek.Unless you make a decision quickly, the opportunity will be lost.
Karate silahsız bir savunma sanatıdır.Karate is an art of unarmed defense.
Gökyüzü gittikçe karardı.The sky grew darker and darker.
Gökyüzü tamamen karanlıktı.The sky was completely dark.
Gökyüzü gittikçe karardı ve rüzgar gittikçe daha sert esti.The sky grew darker and darker, and the wind blew harder and harder.
Gökyüzü kararıyor.The sky is getting dark.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Köprünün altı karanlıktı.It was dark under the bridge.
Eğitim karakteri biçimlendirmeye yardım eder.Education helps to mold character.
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.Don't dash off a sloppily written report filled with mistakes.
Tatil için nereye gideceğine karar verdin mi?Have you made up your mind where to go for the holidays?
Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?Do you think our climate has an influence on our character?
Öğrenciler hükümetin kararına karşı protesto yapıyorlar.Students have been protesting against the government's decision.
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
Her ulusun kendine özgü bir karakteri vardır.Every nation has its peculiar character.
Dışarısı zifiri karanlıktı.It was pitch black outside.
Dışarıda hava kararıyor.It is getting dark outdoors.
Dışarda hava kararıyor.It is getting dark outside.
Dışarda hava karanlık.It is dark outside.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Ertesi sabah erken başlamayı kararlaştırdık.We agreed to start early the next morning.
Karanlığın örtüsü altında yol aldık.We advanced under cover of darkness.
Biz onun kararına güvenebiliriz.We can rely on his judgement.
Biz oyla karar verdik.We decided by vote.
Adadan ana karaya bir feribota bindik.We took a ferry from the island to the mainland.
Son kararı ona bıraktık.We left the final decision to him.
Kararlarımızda önyargılarımızdan etkilenmemeliyiz.We should not be influenced in our decisions by our prejudices.
Karanlıkta doğru yola çıktık.We hit the right road in the dark.
Karanlıkta yolumuzu dikkatle hissetmeliyiz.We must feel our way carefully in the dark.
Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
Sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.We finally decided to give him over to the police.
Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Karakterimiz çevreden etkilenir.Our character is affected by the environment.
Tatil planlarımız hâlâ kararlaştırılmadı.Our holiday plans are still in the air.
Bilim adamı olmaya kararlıyım.I am determined to be a scientist.
Ben farkına varmadan önce karanlık oldu.It became dark before I knew it.
Ne söyleyeceğime kararsızım.I'm at a loss for what to say.
Ne yapacağına karar vermek size kalmış.It is up to you to decide what to do.
Ne yapılacağına gelince hiç kimse karar veremedi.Nobody could decide as to what to do.