karşıya ile cümle
karşıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karşıdan karşıya geçen bir böceği seyredebilmelerini seviyorum.I love the way that they can stare at a bug crossing the sidewalk.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.A large fraction of species will be committed to extinction.
Bu, şu anda karşı karşıya olduğumuz duruma denktir.That is the equivalent of what we face now.
Şu kısmı karşıya geçirmem gerekti, ama sadece bir milim.I've had to move that part across, but only a millimeter.
Ve hemen hemen bir çift anomaliyle karşı karşıya geliriz.And almost straightaway we actually run up against a couple of anomalies.
Eğer aynı iseler böyle bir durumla karşı karşıyayız. -If they are the same then you end up with a situation like that.
Daha önceki cebir kariyerimizde bir çizginin eğimi fikriyle karşı karşıya geldik.We're first exposed to the idea of a slope of a line early on in our algebra careers.
Ve şimdi, cismin sabit hıza sahip olduğu bir durumla karşı karşıyayız.So now are dealing with a scenario where the block has a constant velocity
Ve sonuçta, şu soruyla karşı karşıyasınız:And do not believe that that isn't coming.
Bi nevi köşegenden karşıya atlayacak.So you can kind of say that it flipped over the diagonal.
Liderleri George Washington'a ne diyecekleri sorusuyla karşı karşıyaydılar.And they had to face the question of what to call George Washington, their leader.
Onları geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de karşıya geçirdi.He took them, and sent them over the stream, and sent over that which he had.
İsraillilerle Filistliler karşı karşıya savaş düzeni almışlardı.Israel and the Philistines put the battle in array, army against army.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.The king said to Barzillai, "Come over with me, and I will sustain you with me in Jerusalem."
Çünkü Allah, her benliği kendi kazandığıyla karşı karşıya getirecektir.That God may reward each soul for its deeds.
Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.(There) they will sit on couches face to face like brothers together.
Ve kapının yanında hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler.They met her lord outside the door.
Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak.(Cross and) leave the sea undisturbed.
Dost ve kardeş olarak, divanlar üzerinde karşı karşıya otururlar.(There) they will sit on couches face to face like brothers together.
Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur."“And leave the sea as it is, parted in several places; indeed that army will be drowned.”
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için andolsun bir ayet (ibret) vardır.There was a sign for you in the two parties that met.
(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır.There was a sign for you in the two parties that met.
Bırak onları, kendilerine söz verilen gün ile karşı karşıya gelinceye kadar dalsınlar, oynasınlar.So leave them to blunder and play, until they meet their Day which they are promised.
Karşıya yüklenmiş fotoğraflar kullanıcı tarafından el ile onaylanana kadar askıda bekleyecek.Uploaded photos will wait in pending state until manually approved by user.
Karşıya ne kadar veri yükledikHow much data we have uploaded
Paylaşım oranı, karşıya yüklenen verinin karşıdan yüklenen veriye oranıdırShare ratio is the number of bytes uploaded divided by the number of bytes downloaded
Karşıya Yükleme ProfiliQuick Upload
Dosya ağ üzerinden karşıya gönderilemiyor.Unable to upload file over the network.
İsteği yeniden deneyin ve yetki bilgilerinizin karşıya doğru aktarıldığına emin olun.Retry the request and ensure your authentication details are entered correctly.
Bu dosya karşıya yüklenmek için çok büyük.This file is too big to be uploaded.
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaJournalists Face the Sharp End of Growing Violence and Insecurity in Afghanistan · Global Voices
Bölge yeni ve tarihi bir fırsatla karşı karşıya.The region is facing a new historical chance.
İş dünyası: Ankete göre yoksullukla karşı karşıya Avrupalı sayısı artıyorBusiness: More Europeans facing poverty, survey says
Sırp devleti ve halkı borçla karşı karşıyaSerbian state, citizens, face debt
Devlet ve vatandaşlar, karşı karşıya oldukları devasa miktarda borcun sonunu göremiyor.The state and its citizens are facing massive amounts of debt, with little end in sight.
Türkiye'de vicdani retçiler "sivil ölümle" karşı karşıyaConscientious objectors face "civil death" in Turkey
Morina'ya göre ülke genel bir sosyo-ekonomik "kriz" ile de karşı karşıya.It also faces an overall socio-economic "crisis", in his opinion.
Türkiye siyasi krizle karşı karşıyaTurkey faces political crisis
ICG'ye göre BH savaş sonrasındaki en kötü krizle karşı karşıyaICG says BiH facing worst post-war crisis
Hırvatistan AB Üyelik Müzakerelerinin Ertelenme Olasılığıyla Karşı KarşıyaCroatia Faces Possible Postponement of EU Membership Talks
Fakat yine de gazeteciler yıldırma eylemleriyle karşı karşıya kalıyor.On the negative side, however, reporters continue to face intimidation.
Suçlu bulunduğu takdirde, Uka ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor.If convicted, Uka could face a life sentence.
Arnavutluk AB üyelik yolunda birtakım zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.Albania faces a number of challenges on its road to joining the Union.
Jankoviç Çarşamba günü Kanadalı Aleksandra Wozniak ile karşı karşıya gelecek."Jankovic faces Aleksandra Wozniak of Canada on Wednesday.
Ancak BHF'nin, "mali krizle karşı karşıya olduğu" belirtildi.The FBiH, however, "faced a fiscal crisis".
Romanya'nın devlet idaresindeki sağlık ağı ciddi mali zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.Romania's state-run medical network faces serious financial difficulties.
Her bir ülke, önümüzdeki ilkbahara kadar çözülmesi gereken sorunlarla karşı karşıya.Each country faces a set of challenges that must be addressed by next spring.
Moldova'daki gazeteciler uzun zamandır basın özgürlüğüyle ilgili kısıtlamalarla karşı karşıyalar.Journalists in Moldova have long faced constraints on press freedom.
Emniyet Sektöründe Reform: Bulgaristan Soğuk Savaşın Son Mirasıyla Karşı KarşıyaReforming the Security Sector: Bulgaria is Facing its Ultimate Cold War Heritage
Güneydoğu Avrupa ülkeleri, AB üyeliğine hazırlık sürecinde çok önemli bir görevle karşı karşıya.SEE countries face a huge task in preparing for EU accession.
Kyoto Protokolü altında katı hedeflerle karşı karşıyayız.We face stringent targets under the Kyoto Protocol.
İkincisi, acil durumlarla karşı karşıya kalan birçok hasta var.Second, there are many patients who face emergency problems.
Türkiye, Suriye'deki ayaklanmalarla ilgili engellerle karşı karşıyaTurkey facing hurdles over uprisings in Syria
Nastase, Romanya'da bu tip suçlamalarla karşı karşıya kalan en önemli siyasi isim.He is the most important political figure to face such charges in Romania.
Eşi ve iki diğer kişi de yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya bulunuyor.His wife and two other people also face corruption charges.
Nastase, bu tip suçlamalarla karşı karşıya gelen en önemli Romen siyasi olma özelliğini taşıyor.He is the most important Romanian politician to face such charges.
Ancak büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldık.However, we were confronted by a large attack.
İki lider 12 Aralık'ta yapılacak ikinci tur seçimlerde karşı karşıya gelecek.The two are set to face each other in a runoff on 12 December.
Karadağ ekonomisi ciddi sorunlarla karşı karşıyaMontenegro's economy faces serious problems
Jensen,"Son derece sofistike ve iyi örgütlenmiş suç şebekeleriyle karşı karşıyayız."We are dealing with extremely sophisticated and well organised crime syndicates.