karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. . Başka ne bulabiliriz?Ten kąt tutaj jest wierzchołkowy więc będzie miał 101 stopni.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .Den her vinkel er en topvinkel, så den er også 101 grader.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .Questo angolo qui e' opposto a questo, quindi questo angolo qui sara' di 101 gradi.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .Tento úhel zde je protilehlý k tomuto, takže tento úhel bude 101 stupňů.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .Tento uhol je jeho vrcholový uhol, takže bude mať tiež 101 stupňov.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .Този ъгъл тук е неговият противоположен, значи този ъгъл тук е 101 градуса.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .Этот тоже равен 79°, потому что он тоже смежный.
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .הזווית כאן היא זווית קודקודית של זאת אז היא צריכה להיות בדיוק שווה לה כלומר גם היא תהיה 101 מעלות
Buradaki açı bunun karşısında, yani buradaki açı da 101 derece olacak. .هذه الزاوية تقابلها بالرأس، اذاً هذه الزاوية ستكون 101 درجة
Buradaki asıl risk, borç aldığınız para biriminin, yerel paranız karşısında ciddi oranda değer kazanmasıdır.Prawdziwym ryzykiem jest aprecjacja zagranicznej waluty w stosunku do twojej.
Buradaki asıl risk, borç aldığınız para biriminin, yerel paranız karşısında ciddi oranda değer kazanmasıdır.Reálné riziko je když cizí měna dramaticky zhodnotí oproti místní měně.
Bu sefer bunu yapmayacağız, çünkü ilginç bir durum karşısındayız. .우리는 이번에는 그렇게 풀지 않을 것입니다. 왜냐하면 여러분은 아마 여기에서 어떤 흥미로운 점을 찾을지도 모르기 때문입니다.
Bu sefer bunu yapmayacağız, çünkü ilginç bir durum karşısındayız. .Tak to ale tentokrát dělat nebudeme, protože tady si můžete všimnout něčeho zajímavého.
Bu sefer bunu yapmayacağız, çünkü ilginç bir durum karşısındayız. .نحن لن نقوم بعمل هذا الشئ هذه المرة , لانه من الممكن رؤية شئ مثير هنا
Bu sefer bunu yapmayacağız, çünkü ilginç bir durum karşısındayız. .面白い方法です。 因数分解せずに解くことが可能です。
Bu sonuncu ve ilk, karşısında bu son ve ilk.Det er det sidste bogstav og det første, det sidste bogstav og det første.
Bu sonuncu ve ilk, karşısında bu son ve ilk.식에서 양변의 첫번째와 마지막 문자죠
Bu sonuncu ve ilk, karşısında bu son ve ilk.Toto je poslední a první vrchol, a toto taky.
Bu sonuncu ve ilk, karşısında bu son ve ilk.Това е последната и първата, последната и първата
Bu sonuncu ve ilk, karşısında bu son ve ilk.Це перше і останнє, останнє і перше
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Am fost impresionat de tot ce am văzut. De fapt, plec.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Brak mi słów na te niezwykłe prezentacje.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Celá tahle akce mě naprosto dostala.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Celé ma to dorazilo.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Die ganze Sache hier hat mich umgehauen. Also ich gehe jetzt.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Engem megcsapott ez az egész.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Estoy abrumado con todo esto. De hecho, me estoy yendo.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Geweldig hier, vind je niet? Ik ben overdonderd.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Jag är som bortblåst av det hela.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.J'ai été époustouflé par tout ce qu'on a vu.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Jeg er helt overvældet af det hele.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.강연들이 너무 좋아 정신을 못 차리겠네요.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Mene je kar odnesla cela zadeva.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Olen ollut tavattoman vaikuttunut koko jutusta.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Saya sangat terpukau dengan acara ini seluruhnya.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Sono rimasto stravolto da tutto quanto.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Tenho sido abanado por tudo isto.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Tôi thật sự bị cuốn theo toàn bộ hội thảo.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Έχω μείνει άναυδος από το όλο εγχείρημα.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Вам нравится конференция? Предыдущие выступления поразили меня до глубины души, так что я, пожалуй, пойду.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Просто съм разтърсен от всичко.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.Я був у захваті від попередніх виступів.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.היה כיף אמיתי.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.لقد أخذتني هذه التجربة بعيدا.
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.だからそろそろ帰ろうかと思って(笑)
Bu tür katliamlar karşısında gücümüz olmadığını, politika yürütmenin çok zor olduğunu mu söyleyeceğiz?Czy naprawdę gotów powiedzieć, że jesteśmy bezsilni wobec takiej rzezi, że polityka jest zbyt trudne?
Bu tür katliamlar karşısında gücümüz olmadığını, politika yürütmenin çok zor olduğunu mu söyleyeceğiz?هل نحن حقاً حاضرين لنقول بأننا لانستطيع فعل شيء في مواجهة مذبحة كهذه، وبأن السياسة صعبة جداً؟
Bu tür katliamlar karşısında gücümüz olmadığını, politika yürütmenin çok zor olduğunu mu söyleyeceğiz?政治的に難しいと言えますか
Bu tür katliamlar karşısında gücümüz olmadığını, politika yürütmenin çok zor olduğunu mu söyleyeceğiz?難道我們真的要說對這種屠殺我們無能為力 因為制定這些政策太難了?
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.A babička sedí naproti a zírá na mě.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.A minha avó estava sentada ao fundo da sala a olhar-me fixamente.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Bunica mea stătea în capătul celălalt al camerei şi se uita fix la mine.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.És a nagymamám a szoba másik végében ült, és engem nézett.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Et ma grand-mère était assise de l'autre côté de la pièce et me regardait fixement.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.그런데 제 할머니가 방 건너편에서 저를 유심히 처다보고 계셨죠.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Meine Großmutter saß am Ende des Zimmers und starrte mich an.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Mi abuela estaba al otro lado de la sala y me miró fijamente.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Mijn oma zat aan de andere kant van de kamer en staarde me aan.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Och min mormor satt i andra änden av rummet och betraktade mig.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.W pokoju siedziała babcia, wpatrywała się we mnie.

İlgili Sayfalar