karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çocukken, onun karşısındaki caddede yaşayan kıza saplantılı oldu.When Tom was a kid, he became obsessed with the girl who lived across the street from him.
Tom piknik masasında Mary'nin karşısında oturdu.Tom sat across the picnic table from Mary.
Tom odanın karşısında Mary'yi gördü ve onunla konuşmaya gitti.Tom saw Mary across the room and went over to talk to her.
Soru karşısında şaşırmış görünüyordu.He seemed surprised by the question.
Tom, konuşmasını aynanın karşısında pratik yaptı.Tom practised his speech in front of the mirror.
O, sınırın karşısında çalışır.She works across the border.
O, nehrin karşısında yaşıyor.She lives across the river.
Sonuçlar karşısında hayal kırıklığına uğradık.We were very disappointed with the results.
Tom, caddenin karşısındaki lisede tarih dersi vermektedir.Tom teaches history at the high school across the street.
Yaz sıcaklıkları yüksek olduğunda çöl manzaraları karşısında sürüş tehlikeli olabilir.Driving across desert landscapes can be dangerous when the summer temperatures are high.
Onun köyü sınırın hemen karşısında yer almaktadır.His village is just across the border.
Hakikat karşısında galip gelemezsin.You can't win against the truth.
O düşünce benim zihnimin karşısından geçti.That thought crossed my mind.
Nehrin karşısında yüzelim.Let's swim across the river.
Aday rakibi karşısında vahşi suçlamalar yaptı.The candidate made wild accusations against his opponent.
Ben buraya seyrek olarak gelirim. Ben genellikle caddenin karşısında alışveriş yaparım.I come here infrequently. I usually shop across the street.
Acımasız rekabet karşısında, bizim iş hayatta kalmakta başarısız oldu.In the face of ruthless competition, our business failed to survive.
CLIS Yolu üzerinde Hayasaka Cycle'ın hemen karşısında bir Subway sandviç dükkanı var.There’s a Subway sandwich shop just across from Hayasaka Cycle on Clis Road.
Tom caddenin karşısından koşarak geri geldi.Tom ran back across the street.
Tom'un karşısında oturdum.I sat down across from Tom.
Okul caddede evimin karşısında.The school is across the street from my house.
Pound dolar karşısında düştü.The pound fell against the dollar.
Caddenin karşısındaki şey nedir?What is that across the street?
Tom yolun hemen karşısında yaşıyor.Tom lives just across the road.
Tom sokağın karşısındaki sarı evde yaşıyor.Tom lives in the yellow house across the street.
Tom caddenin tam karşısında yaşıyor.Tom lives right across the street.
Tom gördüğü şey karşısında hayrete düştü.Tom was stunned by what he saw.
İstasyonun karşısında bir banka var.Opposite the station there's a bank.
Tom ve Mary bir saattir aynanın karşısında duruyorlardı zaten.Tom and Mary have been standing in front of the mirror for an hour already.
Tom ve Mary bir saat kadar aynanın karşısında duruyorlardı zaten.Tom and Mary have been standing in front of the mirror for an hour already.
Yolun hemen karşısındaki apartman dairelerde yaşıyoruz.We live in the block of flats just across the road.
Kasabadaki herkes Sami'nin ölümü karşısında hayrete düşmüştü.Everyone in town was stunned by Sami's death.
Caddenin karşısında bir berber dükkanı var.There's a barbershop across the street.
Yolun karşısında bir berber dükkanı var.There's a barbershop across the road.
Tom kızlar karşısında utangaç.Tom is shy around girls.
Caddenin karşısındaki markete gideceğim.I'll go to the grocery store across the street.
Kimin karşısındasın?You don't know who you're up against.
Tom masada Mary'nin karşısında oturdu.Tom sat opposite Mary at the table.
Odadaki herkes olanlar karşısında afallamıştı.Everybody in the room was stunned by what happened.
Yolun karşısından ona seslendi.He called to her across the street.
Kimse Tom'un karşısında duramaz.No one can stand against Tom.
Lukas olanlar karşısında hayrete düşmüştü.Lukas was astounded by what was happening.
"Sezen'in karşısında zangır zangır titredim"."Sezen'in karşısında zangır zangır titredim".
Güneydoğu kesimini savunan iki zayıf Alman tümeni, şu anda beş Sovyet ordusu karşısındaydı.The two understrength German divisions defending the south-east were now facing five Soviet armies.
Sgouros, üstün Haçlı ordusu karşısında geri çekildi.Sgouros withdrew before the superior Crusader army.
Beth, oğlunun etrafında babasının yıkıcı ve tehlikeli eğilimleri karşısında soğukkanlıdır.Beth is unperturbed by her father's destructive and dangerous tendencies around her son.
Marlower, modern bilimin getirdiği yeni sınırların karşısında büyülenmiş ve dehşete düşmüştü.Marlowe was fascinated and terrified by the new frontiers opened by modern science.
Bir dizi para devalüasyonunu takiben, krona, ABD Doları karşısında istikrârlı kalmıştır.Following a series of currency devaluations, the crown has remained stable in relation to the US$.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Unbeknownst to him, they are a vigilante group who plan on taking him down.
Dört sene içerisinde hanedanlığın otoritesi, isyanların karşısında çöktü.Within four years, the dynasty's authority had collapsed in the face of rebellion.
1618-1625: Habsburglar karşısında Bohemian isyanı.1618–1625: The Bohemian Revolt against the Habsburgs.
Deep River Laurentian Dağları ve Quebec Eyaleti'nin karşısında bulunmaktadır.Deep River is opposite the Laurentian Mountains and the Province of Quebec.
Apartheid karşısında durmuştur.Non-Stop Against Apartheid.
1664-1670: Magnate komplo: Habsburglar karşısında Zrinski, Wesselényi ve Frankopan ayaklanma.1664–1670: Magnate conspiracy: The Zrinski, Wesselényi and Frankopan uprising against the Habsburgs.
Bir ucundan kendisi tutar, öbür ucunu karşısındakine tutturur.She pushes one of them down and steps on his face.
1703-1711: Habsburglar karşısında Rákóczi Ayaklanması.1703–1711: The Rákóczi Uprising against the Habsburgs.
Robbie 1.2 milyon insan karşısında Avrupa'da 21 şovda şarkı söyledi.Williams performed in front of 1.2 million people at 21 shows in Europe.
Yarışmayı Jonas Åkerstrøm karşısında kaybetti.He lost to Jonas Åkerstrøm.
İlk defa bir Roma imparatoru barbarlar karşısında kaçmak zorunda kaldı.This was the first time a Roman Emperor had been killed in combat against barbarians.
Uluslararası tepkiler karşısında, Mısır'da İbrahim Paşa bir tahkikat yapılmasını emretmiştir.International outrage led to Ibrahim Pasha in Egypt ordering an investigation.

İlgili Sayfalar