karşısında ile cümle
karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fransızlar böylesi bir hazırlık karşısında şaşkındılar.Prekvapení Francúzi sa tak znenazdajky ocitli pred mestom.
Tyne nehri kıyısında, Newcastle upon Tyne'in karşısında yer alır.Nachádza sa na južnom brehu rieky Tyne a spolu s Newcastle upon Tyne tvoria súmestie Tyneside.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Dobival je pokojnino, ki mu je zagotavljala finančno neodvisnost.
1507’ de Portekizliler Aden karşısındaki Sokotra adasını işgal ettiler.Leta 1507 Portugalci zavzamejo otok Sokotra.
Ancak Hitler'in verdiği doğrudan emir karşısında taarruza devam etti.Toda roke sem imel zvezane zaradi neposrednih ukazov od Hitlerja.
Teb Nekropolü, Yukarı Mısır'daki Teb'in (El-Uksur) karşısında, Nil'in batı kıyısında bulunan bir nekropoldür.Tebanska nekropola je nekropola na zahodnem bregu Nila, nasproti Teb (Luksor) v zgornjem Egiptu.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Ostale pa so se morale izkazati pred fotoaparatom.
Bay Yengecin evinin tam karşısındadır.Na drugi strani vodnjaka stoji Germova hiša.
Sezondaki en yüksek rakamına Galatasaray Café Crown karşısında 10 sayı ile ulaştı.Najbolje pa stopnjo avtomatizacije na tem področju prikažemo s Sheridanovo 10-stopenjsko taksonomijo.
Michael bunun karşısında dehşete düşer.Slišati je Thomasa v paniki.
Oysa günümüzde Bereketzade Çeşmesi kulenin karşısındaki bir duvar üzerindedir.Razlika je le v tem, da je na današnji zastavi še šahada nad grbom na sredini.
Karşısında dört atlı araba ile bir binek atı vardır.Stal je na terakotnem vozu s štirimi konji.
Bu durum karşısında Cenova, 1768'de imzalanan Versailles Anlaşması'yla adanın yönetimini Fransa'ya bıraktı.Korziko je z versajsko mirovno pogodbo prepustila Franciji že leta 1768.
Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordu.Piramido so zatem na vseh straneh obzidali do višine obzidja.
Türk lirası Amerikan doları karşısında değer kazandı.Poraz je ZDA drago stal.
Karşısında 75 bin kişilik Avusturya-Sardinya Ordusu bulunmaktadır.V bitki je sodelovalo 70,000 avstrijskih vojakov proti 85,000 sardinskim vojakov.
Olivia tek başına kalır, Olivia ameliyat için karşısında duran lazer atıcıya bakar.Isti dan Olivia odide na lasersko operacijo očesa.
Karşısında yine yardımcısı Watson vardı.V ozadju pa je spet krepko pomagal vplivni oče.
Türün karşısındaki en önemli tehditler yaşam alanı yokolması ve yaşam alanı parçalanmasıdır.Najresnejša grožnja tem vrstam so izgube in uničevanje njihovih naravnih življenjskih okolij.
Ancak Konsül Lucius Caecilius Metelius kuvvetleri karşısında yenilgiye uğradı.Livij omenja, da jih je premagal konzul Fulvius Flaccus.
Gibson bu eleştiriler karşısında kendini şöyle savundu: “Ben sadece tarihi göstermeye çalıştım.Don Bosko pa mu je smeje se dejal: »V teh okoliščinah je ravno nasprotno dokazal svojo bistroumnost.
Kaza ve kader konusu, kader karşısında insanın irade ve sorumluluğu.Novela obravnava zločin ter dogajanje pred njim in po njem.
Bu ani taarruz karşısında Bizans ordusu ne yapacağını şaşırdı.Presenečenje je popolnoma zmedlo bizantinsko vojsko.
Apartheid karşısında durmuştur.Jis buvo kovotojas prieš apartheidą.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Atsirado galimybė turėti energetinę nepriklausomybę.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Patenka į Šetekšnos baseiną.
2 Mart 2003'te ilk maçını Rayo Vallecano karşısında oynadı.Tų pačių metų kovo 11 d. pelnė savo pirmąjį įvartį rungtynėse prieš Rayo Vallecano.
İlk şampiyonluğu 1982 NBA Finalleri'nde Philadelphia 76ers takımı karşısında kazandı.Pirmas titulas buvo laimėtas 1982 m. įveikus Philadelphia 76ers.
Bundan iki ay sonra ilk golünü Romanya karşısında attı.Po kiek laiko išleido pirmąjį savo romaną Die beiden Hartungs.
Sistem, bir patojen karşısında uzun süreli bağışıklık kazandırmaz.Tokia sistema nesudaro ilgai išliekančio imuniteto prieš patogenus.
Tayvan adası Çin'in güneydoğu sahillerinden 200 km uzakta Tayvan boğazının karşısındadır.Taivano sala yra atskirta Taivano sąsiauriu nuo pietrytinio Kinijos kranto, iki kurio atstumas – apie 200 km.
Burada ilk maçını İtalya Kupası'nda Empoli karşısında oynadı.Savo pirmąjį įvartį už Italiją įmušė į Lenkijos vartus.
Eğer istenen kart karşısındaki oyuncuda varsa, soran oyuncu bir kere daha kart isteme hakkı kazanmış olur.Jei ši korta atitinka viršutinę numetimo kortą, žaidėjas turi teisę iškart ją padėti.
Bu durum karşısında Çin'e minnet borcu hisseden Yinçü, Şimin'e çeşitli haraçlar sundu.Įdomu, kad tuo pat metu ji mokėjo ir duoklę Kinijai.
Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.Iki ir po televizijos.
Ancak Hitler'in verdiği doğrudan emir karşısında taarruza devam etti.Nepaisydamas beviltiškos kariuomenės padėties, klausydavo A. Hitlerio nurodymų.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Jis sustojęs žiūrėjo, pakerėtas jos žavingo grožio.
Kameralar karşısında ilk rolünü 1954 yılında Turgut Demirağ‘ın filmi “Ahretten Gelen Adam” filminde oynadı.Pirmą kartą prieš kameras ji pasirodė 1995 m. seriale "Mano šeima", atliko dailininkės vaidmenį.
Heyetler göndererek nabız yoklayan İtalyanlar bu tavır karşısında Isparta'yı işgal edemediler.Akselis šaukia turistui, kad šis nežiūrėtų.
Bu eserde ''çer'' kelimesinin anlamı ''karşısında olan'' olarak geçiyor.Šia prasme žodis pažodžiui išsiverčia kaip „tu“.
Bireysel haklar, bireylerin devlet ve diğer bireyler karşısındaki hak ve özgürlükleridir.Konstitucinė teisė įtvirtina žmogaus ir piliečio teises ir laisves.
İlk maçına 2 Kasım 2005 tarihinde Golden State Warriors karşısında çıktı.Pirmą kartą startinėjė sudėtyje pasirodė 2007 sausio 30, prieš Golden State Warriors.
İlk millî maçına ise 2010 Dünya Kupası elemelerinde Makedonya karşısında çıkmıştır.Be to, 2010 m. pavasarį komanda pašalinta ir iš Makedonijos aukščiausiosios lygos.
Ama ben oradaki bir müzede, karşısında tüm gününüzü geçirebileceğiniz bir tablo olduğunu bilirim.Kuid mina tean, et muuseumis on üks maal, mille juures võib veeta terve päeva.
Apartheid karşısında durmuştur.Ta osales apartheidivastases liikumises.
Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.Hukkamisi kanti televisioonis üle.
Karşısında 75 bin kişilik Avusturya-Sardinya Ordusu bulunmaktadır.Tema vastas oli kindral Frimonti Itaalias baseeruv 75 000-meheline Austria-Sardiinia armee.
İlk maçına İsviçre karşısında çıktı.Ta lõi esimeses mängus Šveitsiga värava.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Olen teeninud kaadri taga, mitte niivõrd kaamerate ees.
Everton formasıyla ilk golünü 3 Mart 2018 tarihinde oynanan Burnley karşısında attı.Esimese värava Inglismaa kõrgliigas lõi ta 3. märtsil 2018 mängus Burnley vastu.
Bu ligde Yekta ilk maçına 30 Ağustos 2008 günü Adanaspor karşısında çıktı.Debüüdi uue klubi eest tegi ta 30. augustil 2008.
Sokrates aslında karşısındakine yeni bir şey öğretmemektedir.Laestadius ei loonud uut õpetust.
Mark Allen, son Dünya Şampiyonu Ronnie O'Sullivan karşısında 13-11 kazanmasını bildi.Maailmameistritiitlit pidi kaitsma Ronnie O'Sullivan.
Bu kahraman ordu karşısında hiçbir kuvvet ayakta duramaz” demiştir.Ma olen vande andnud, sõdureid ei saa üksi jätta."
Bu durum karşısında hatayı düzeltmek için ECC parite biti kullanılır.Enne ECC-mälu kasutusele tulekut kasutati vigade leidmiseks paarsust.
Eğitimli yeniçeriler karşısında 3. Ştefan'ın kaybı daha artar.Märkused †Meistrite Liiga kolmas kvalifikatsiooniringi kaotajad.
Kaza ve kader konusu, kader karşısında insanın irade ve sorumluluğu.Pauluse järgi on patt süü ja saatus, inimese vastutav tegevus ja saatuslik olemine ühtlasi.
Ekim 2002'de ilk Süper Lig maçına Denizlispor karşısında çıktı.2011. aasta sügisel alustas Kõrgemas Sõjakoolis esimene mereväeohvitseride kursus.
Süper Lig'de ise ilk maçına ligin ilk haftasında Gaziantepspor karşısında 46. dakikada çıktı.Meistrite Liiga finaalis lõi ta Juventuse vastu 4. minutil värava.
İlk maçına ise 9 Eylül günü Kızılcahamamspor karşısında TFF 2. Lig maçında çıktı.Septembri banzukes võistles ta jūryō lääne divisjoni 9. positsioonil.