karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her biriniz karşınızdaki gedikten çıkacak, Harmona atılacaksınız.›› RAB böyle diyor.И сквозь проломы стен выйдете, каждая, как случится, и бросите все убранство чертогов,говорит Господь.
Her biriniz karşınızdaki gedikten çıkacak, Harmona atılacaksınız.›› RAB böyle diyor.И ще излезете през проломите, Всяка от вас направо пред себе си, И ще се хвърлите в Хармон, казва Господ.
Her biriniz karşınızdaki gedikten çıkacak, Harmona atılacaksınız.›› RAB böyle diyor.ופרצים תצאנה אשה נגדה והשלכתנה ההרמונה נאם יהוה׃
Her biriniz karşınızdaki gedikten çıkacak, Harmona atılacaksınız.›› RAB böyle diyor.ومن الشقوق تخرجن كل واحدة على وجهها وتندفعن الى الحصن يقول الرب
Her biriniz karşınızdaki gedikten çıkacak, Harmona atılacaksınız.›› RAB böyle diyor.你 們 各 人 必 從 破 口 直 往 前 行 、 投 入 哈 門 . 這 是 耶 和 華 說 的
Her biriniz karşınızdaki gedikten çıkacak, Harmona atılacaksınız.›› RAB böyle diyor.你 們 各 人 必 從 破口 直 往 前行 、 投入 哈門.這是 耶和華 說的
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Er stierf een kind per week, maar er veranderde niets.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Estava a morrer uma criança por semana, mas nada mudou.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Ett barn i veckan dog, men ingenting ändrades.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Hetente egy gyermek elhalálozott, mégsem történt semmi!
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Každý týden umřelo dítě, ale nic se nezměnilo.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.한 주에 한 명 꼴로 아이들이 죽어나갔지만 아무 것도 바뀌지 않았습니다.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Moría un niño a la semana, pero nada cambió.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Moriva un bambino a settimana, ma niente cambiava.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Một đứa trẻ 1 tuần tuổi đã chết, nhưng chẳng có thứ gì thay đổi cả.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Pro Woche starb ein Kind, aber nichts änderte sich.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Setiap minggu ada anak yang sekarat namun tidak ada yang berubah.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Un copil pe săptămână murea, dar nimic nu s-a schimbat.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Un enfant mourait par semaine mais rien ne changeait.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Ένα παιδί την εβδομάδα πέθαινε, αλλά τίποτα δεν άλλαζε.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Вмирала одна дитина на тиждень, але це нічого не міняло.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Всяка седмица умираше по едно дете, но нищо не се променяше.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.Умирал один ребёнок в неделю, но это ничего не меняло.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.תינוק מת בכל שבוע, אבל שום דבר לא השתנה.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.طفل يموت أسبوعيًّا، لكن لا شيء تغير.
Her hafta bir çocuk ölüyordu, buna karşın hiçbir şey değişmedi.何も変わらなかったのです 公開されただけでは 物事は変わらない
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.De ettől függetlenül, nemcsak a hollandoknak, de mindenkinek igénye van a hitelesre.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Desondanks heeft iedereen, niet alleen de Nederlanders, dit verlangen naar het authentieke.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Însă, nu numai olandezii, ci toți oamenii au această dorință pentru autentic.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Jednak nie tylko Holendrzy, ale wszyscy pragniemy autentyczności.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.그러나 그럼에도 불구하고 그들 네덜란드인 뿐 아니라 우리 모두는 진정성에 대한 갈망이 있습니다
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Mais malgré tout, pas seulement les hollandais, mais tout le monde a ce désir d'authenticité.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Nonostante ciò, non solo gli Olandesi, tutti quanti hanno il desiderio di autenticità.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Trotz allem haben nicht nur die Niederländer, sondern jeder das Bedürfnis nach Authentizität.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Tuy nhiên, không chỉ người Hà Lan, mà ai ai cũng đều mong muốn tính chân thực.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Αλλά, πέρα από αυτό, όχι μόνο οι Ολλανδοί, αλλά όλοι επιθυμούν το αυθεντικό.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Но въпреки това не само холандците, а всеки има този копнеж към автентичното.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Тем не менее, не только голландцы, а все мечтают получить настоящее.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.אבל לא מדובר רק בהולנדים: לכולם יש תשוקה כזו לאותנטיות.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.لكن ومع ذلك، ليس فقط الهولنديون، لكن لدى كل شخص الرغبة في الأصالة.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.全ての人は「本物」への欲求があるのです そこで「本物」は
Her sokakta, camları kırık evler ya da "satılık" ilanları çıkıyor karşınıza.En cada calle, están surgiendo decenas de casas vacías con ventanas rotas, o con carteles de ‘Se vende’.
Her sokakta, camları kırık evler ya da "satılık" ilanları çıkıyor karşınıza.In ogni strada ci sono decine di case vuote con le finestre rotte e il cartello “in vendita”.
Her sokakta, camları kırık evler ya da "satılık" ilanları çıkıyor karşınıza.Больше, чем где-либо еще в Португалии, Порто превращается в город-призрак.
Hükmeden sınıfa karşın değildir yada işgal edilen tarafa, yada sömürgecilere.Het is niet tegen de heersende klasse of de bezetters of de kolonisten.
Hükmeden sınıfa karşın değildir yada işgal edilen tarafa, yada sömürgecilere.이것은 지배계급이 아닙니다. 혹은 정복자거나 식민개척자들도 아니죠
Hükmeden sınıfa karşın değildir yada işgal edilen tarafa, yada sömürgecilere.Δεν είναι η άρχουσα τάξη ή οι εισβολείς ή οι αποικιοκράτες.
Hükmeden sınıfa karşın değildir yada işgal edilen tarafa, yada sömürgecilere.אין כאן מעמד שליט או כובשים או מתיישבים שהגיעו מעבר לים,
Hükmeden sınıfa karşın değildir yada işgal edilen tarafa, yada sömürgecilere.ليست ضد الطبقة الحاكمة, أو المحتلين أو المستعمرين,
Hükmeden sınıfa karşın değildir yada işgal edilen tarafa, yada sömürgecilere.植民地支配者に対する戦いではありません これは私達の意識の奥深くに根付いた、
İçeri girmenizi istiyoruz. Sizin yanınızda ve karşınızda olmak istiyoruz.Haluamme sinun näkyvän, olla kanssasi.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Also wären diese Lebewesen strahlend entgegen der kalten Umgebung.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Appariranno quindi luminose rispetto al sottofondo freddo.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Así que estas criaturas brillarán en contraste con el frío de su alrededor.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Będą odcinać się jasnością od zimnego tła.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Ces créatures seront donc brillantes par rapport à leur environnement froid.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Deci aceste creaturi vor străluci în comparație cu fundalul rece.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Deze levensvormen zullen helder afsteken tegen de koude omgeving.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.그래서 이 생명체들은 주변의 차가운 부분보다 더 밝게 보일 것입니다.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Takže tahle stvoření budou zářit na pozadí studeného okolí.

İlgili Sayfalar