karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.Hier die Schlacht von Stalingrad, 300 Tage, 2 Millionen Tote.
Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.스탈린그라드(Stalingrad) 전투를 보게 됩니다. 300일 동안, 200만명의 사람들이 죽었습니다.
Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.Сталинградская битва, 300 дней, 2 млн погибших.
Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.Сталінградська битва, 300 днів, вбито 2 мільйони людей.
Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.אתם רואים את הקרב על סטאלינגרד, 300 ימים, 2 מיליון הרוגים.
Dünya Savaşı'na gelirseniz, karşınıza Stalingrad Savaşı çıkar; 300 gün içinde 2 milyon kişi ölmüştür.نجد معركة ستالينقراد، 300 يوم، قتل خلالها 2 مليون شخص.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Ändå är denna uppenbara sanning ignorerad av regeringar och också av välgörenhetsrörelser.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Apesar disso, esta verdade óbvia é ignorada pelos governos, e também pela filantropia.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Cu toate aceastea adevarul evident este ignorat de catre guvernanti si de catre filantropi.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Det faktum, ignoreres dog af regeringer og hjælpeorganisationer.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Et pourtant cette criante vérité est ignorée des gouvernements et des philanthropes.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Ezt a nyilvánvaló tényt mégis figyelmen kívül hagyják a kormányok és a filantrópok.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Eν τούτοις αυτή η προφανής αλήθεια παραβλέπεται από τις κυβερνήσεις, και από τη φιλανθρωπία.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.하지만 이런 명백한 사실들을 정부에서는 모른 체 합니다. 박애주의도 여성을 무시하지요.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Nog altijd wordt deze onmiskenbare waarheid door regeringen genegeerd, en ook door de filantropie.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Pero esta verdad obvia es ignorada por los gobiernos, y también por la filantropía.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Přesto tuto zjevnou pravdu ignorují vlády a často i filantropie.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Ta oczywista prawda jest ciągle ignorowana przez rządy i organizacje dobroczynne.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Táto očividná pravda je aj tak ignorovaná vládami a tiež dobročinnými organizáciami.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Tuttavia questa ovvia verità viene ignorata dai governi ed anche dalla solidarietà.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Und doch wird diese offensichtliche Tatsache von Regierungen ignoriert, und auch von den Hilfsorganisationen.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Vậy mà sự thật hiển nhiên này lại bị chính phủ và cả những tổ chức từ thiệt phớt lờ.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Но эту очевидную правду игнорируют правительства и благотворительные организации.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Однак цю очевидну правду ігнорують і уряди, і благодійні установи.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.אך אמת ברורה זו זוכה להתעלמות מצד הממשלות, ומצד נותני-החסות.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.وهذه المعلومة متجاهلة من قبل الحكومات حتى من قبل القائمين بالأعمال التطوعية والخيرية
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.慈善団体にも無視されています
Düşmandan alınan esir ve yaralıların sayısına karşın Napolyonun verdiği ölü yada yaralı sayısı çok azdı.Ето картина с битката.
Düşman karşınızda değil, arkanızda.Dvignite pesti in vzkliknite... Svoboda!
Düşman karşınızda değil, arkanızda.Váš nepřítel stojí za vámi, ne proti vám.
Düşman karşınızda değil, arkanızda.Zaciśnijcie pięści i wznieście okrzyk... Wolność!
Düşman karşınızda değil, arkanızda.Ο εχθρός είναι πίσω σας όχι μπροστά σας.
Düşman karşınızda değil, arkanızda.Врагът е зад вас, не пред вас.
Düzinelerce yer çıkıyor karşınıza.Du søger og finder masser af steder.
Düzinelerce yer çıkıyor karşınıza.검색하니까 수십 곳이 나오고,
Düzinelerce yer çıkıyor karşınıza.クチコミも何百件 一番良さそうなお店を選ぶけど...
Eğrilik ve çukurluk yönü, analiz dersinizde çok karşınıza çıkacak bir kavramdır. -Esboçando um gráfico e não apenas desenhando um U.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Ano i na ty tři z přátel jeho roznítil se hněv jeho, proto že nenalézajíce odpovědi, však potupovali Joba.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Auch ward er zornig über seine drei Freunde, daß sie keine Antwort fanden und doch Hiob verdammten.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Ê - li-hu cũng nổi_giận ba bạn của Gióp , bởi_vì họ chẳng tìm được lẽ đáp lại , mà_lại định_tội cho Gióp .
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Ê-li-hu cũng nổi giận ba bạn của Gióp, bởi vì họ chẳng tìm được lẽ đáp lại, mà lại định tội cho Gióp.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.I na jeho troch priateľov sa rozpálil jeho hnev, pretože nenašli odpovedi a odsudzovali Joba.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.또 세 친구에게 노를 발함은 그들이 능히 대답지는 못하여도 욥을 정죄함이라
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.og mot hans tre venner optendtes hans vrede, fordi de ikke fant noget svar og allikevel dømte Job skyldig.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.og på hans tre Venner, fordi de ikke fandt noget Svar og dog dømte Job skyldig.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Tudi zoper tri prijatelje njegove se je razsrdil, zato ker niso našli odgovora in so vendar obsojali Joba.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Και κατα των τριων αυτου φιλων εξηφθη ο θυμος αυτου, διοτι δεν ευρηκαν αποκρισιν και κατεδικασαν τον Ιωβ.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.а на трех друзей его воспылал гнев его за то, что они не нашли, что отвечать, а между тем обвиняли Иова.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.тоже против тримата му приятели пламна гневът му, защото бяха осъдили Иова без да му намерят отговор.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.ובשלשת רעיו חרה אפו על אשר לא מצאו מענה וירשיעו את איוב׃
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.وعلى اصحابه الثلاثة حمي غضبه لانهم لم يجدوا جوابا واستذنبوا ايوب.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.他 又 向 約 伯 的 三 個 朋 友 發 怒 、 因 為 他 們 想 不 出 回 答 的 話 來 、 仍 以 約 伯 為 有 罪
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.他 又 向 約伯 的 三 個 朋友 發怒 、 因為 他 們想 不 出 回答 的 話來 、 仍 以 約伯為 有罪
-Enkazı hemen karşında görmelisin.Ar trebui să vedeţi accidentul drept în faţă.
-Enkazı hemen karşında görmelisin.-Deben ver el sitio de caída adelante.
-Enkazı hemen karşında görmelisin.- I burde se nedstyrtningsstedet lige fremme.
-Enkazı hemen karşında görmelisin.Mali by ste pred sebou vidieť trosky.
-Enkazı hemen karşında görmelisin.Měli by jste před sebou vidět trosky.
-Enkazı hemen karşında görmelisin.Razbitina bi morala biti ravno pred vami.
-Enkazı hemen karşında görmelisin.-Μπροστά σας είναι η συντριβή.