karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it should rain.
Bob maskeli olmasına karşın, ben onu bir bakışta tanıdım.Although Bob was in disguise, I recognized him at a glance.
Jim ile hiç karşılaşmamış olmama karşın, ben hemen onu ayırt ederim.Though I had never met Jim, I could pick him out right away.
Geç kalma ihtimaline karşın acele et.Make haste in case you are late.
Bütün servetine karşın, o çok mutlu değildir.For all his wealth, he is not very happy.
O, buna karşın geçmedi.He didn't pass after all.
Buna karşın haklıydı.He was right after all.
Ekonomik durgunluğa karşın, ticari ürün fiyatları hala yüksek.In spite of the depression, the prices of commodities are still high.
Fazla paramız olmamasına karşın ben bu resmi satın almak istiyorum.Although we don't have much money, I want to buy this painting.
Düne karşın,bugün hiç sıcak değil.In contrast to yesterday, it isn't hot at all today.
Yorgun olmama karşın, elimden gelenin en iyisini yaptım.Although I was tired, I did my very best.
Söylediklerini anlamama karşın, öyle yapamıyorum.While I understand what you are saying, I cannot do accordingly.
Benim tavsiyeme karşın, o köpeğini biraz çiğ domuz etiyle besledi.Against my advice, he fed his dog some raw pork.
Sabahleyin işe geç varmam ihtimaline karşın çalar saatimi kuracağım.I will set up my alarm o’clock in case I arrive at work late in the morning.
Isırma ihtimaline karşın bir buldoğa yaklaşma.Don't come near the bulldog in case it bites.
Ününe karşın mutlu değil.Despite his fame, he is not happy.
Kaybolmamız ihtimaline karşın yanımızda bir harita taşıdık.We carried a map with us in case we got lost.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
O, zengin olmasına karşın mutlu değil.Although she is rich, she is not happy.
Birinin ilgilenmesi ihtimaline karşın, yarın burada olmayı planlamıyorum.In case anyone's interested, I don't plan to be here tomorrow.
Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.Tom had a back up plan in case something went wrong.
Belediye binası, sağa dönünce hemen karşınızda.If you turn right, City Hall will be right in front of you.
Karşına çok fırsat çıkmıştı.You've had plenty of opportunities.
İkiz olmalarına karşın onların karşıt kişilikleri vardı.Although they were twins, they were of opposite personalities.
Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.We always had to put on a safety belt in case we had an accident.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağma ihtimaline karşın bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella just in case it does.
Tom Mary'nin ona şantaj yaptığını söylemesine karşın ayrıntı vermedi.Tom said Mary was blackmailing him, but he didn't elaborate.
Sözde psişik güçlerine karşın kendi ölümünü tahmin edemedi.For all his supposed psychic powers, he could not predict his own death.
Japonya'da büyümüş olmasına karşın mükemmel İngilizce konuşabiliyor.Although she grew up in Japan, she can speak perfect English.
Eğer Tanrı karşına çıksaydı ona ne söylerdin?If God appeared in front of you, what would you tell Him?
"Şarkıcı, oyuncu ve meczup karşınızda Can Bonomo"."Şarkıcı, oyuncu ve meczup karşınızda Can Bonomo".
Buna karşın, herkesin bir rol model olduğu bir televizyon beklentisinden fazlasıyla sakınırım.Besides, I'm very wary of television where everybody is supposed to be a role model.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Despite this negative report, the Government presented the bill to Congress on 1 October 2004.
Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.Though short-lived, the United Belgian States had long-lasting repercussions.
Seattle’da bir çift albümü olmasına karşın, yayınlamak için istekli olmadı.Despite having recorded a double album in Seattle, she is not willing to release it.
Buna karşın askeri teçhizat, 1989'da son MiG-29'lar teslim edilene kadar verilmeye devam edildi.Military equipment continued to be provided until a last batch of MiG-29s was delivered in 1989.
VMA'lere karşın, ödüllerinin çoğuna, izleyiciler tarafından oy veriliyor.Unlike the VMAs, most of the awards are voted for by the viewers.
Başlangıçta adı Queenstown olmasına karşın kısa süre sonra Victoria olarak bilinmeye başlandı.It was initially named Queenstown but was soon known as Victoria.
Nowitzki ABD vatandaşına geçmeyi düşünmesine karşın Alman vatandaşı olarak kaldı.Though Nowitzki has considered acquiring U.S. citizenship, he remains a German national.
Herhangi bir standardın bulunmamasına karşın Vientiane şivesi de facto standardı olarak sayılır.No official standard exists, but the dialect of Vientiane is considered de facto official.
Buna karşın Brejnev hiçbir zaman büyük çapta yolsuzlukla mücadele kampanyası başlatmadı.Brezhnev, however, never initiated any large-scale anti-corruption campaigns.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.The treaty permitted underground nuclear testing.
Afrika fillerinin 21 çift kaburgasına karşın Asya filleri 19 ilâ 20 çift kaburgaya sahiptir.African elephants have 21 pairs of ribs, while Asian elephants have 19 or 20 pairs.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Despite a brief recovery in 1838, the recession persisted for approximately seven years.
Shore doktorların buna karşın "inanılmaz derecede nazik" davrandığını aktardı.Nevertheless, Shore stated that the doctors were "incredibly polite".
Başlamasına karşın, 2003 yılında bu projelerin birçoğu sona ermiştir.In spite of this promising start, by 2003 most of these projects had ended.
Adına karşın Harlem'in bir parçası olarak görülmez.Despite its name, it is generally not considered to be a part of Harlem.
Buna karşın, bu önerisi yerine Mihail Glinka tarafından bestelenmiş parçayı seçti.However, he instead selected a piece composed by Mikhail Glinka.
Duvar çeşitli yerlerde hasar görmüş olmasına karşın, birçok yerde görülebilmektedir.The wall is damaged in several places, but it is still visible in many places.
Buna karşın, Ay'a ayak basan astronotlar, hala radyasyona maruz kalma tehlikesindedir.By contrast, astronauts on the Moon risk exposure to radiation.
Erişim tarihi: 11 Mayıs 2012. ^ "Eurovision 2012: Euroviisujen ensimmäinen karsinta" (Fince)."Eurovision 2012: Euroviisujen ensimmäinen karsinta" (in Finnish).
Adına ve rengine karşın içinde altın içermez ve saf altından daha ağırdır.Despite its name, it contains no gold and its colour and weight are quite unlike pure gold.
Buna karşın San Jose, bölgenin en fazla nüfusa sahip şehridir.San Jose, is the most populous town in the province.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Claudius did marry once more.
Piyadeyle takviye edilmelerine karşın Tatsinskaya'da kuşatmayı yarmayı başaramadılar.They were reinforced with infantry, but did not manage to break through to Tatsinskaya.
Azometanın oksitidir ve kolon karsinoması indüksiyonu için özellikle etkilidir.It is the oxide of azomethane and is particularly effective for the induction of a colon carcinoma.
Buna karşın nöronlar genellikle beyindeki en önemli hücreler olarak ele alınmaktalardır.Neurons, however, are usually considered the most important cells in the brain.
Buna karşın yine de Brejnev hakkında Rusça ve İngilizce olarak çok az şey yazılmıştır.Very little has been written about Brezhnev in English, and even Russian.
Andorra tüm maçlarını kaybetti ve yediği otuz gole karşın hiç gol atamadı.Andorra lost all their matches while conceding 30 goals and not scoring.
Buna karşın tek yaptığım hep okumaktı.I'm just doing what I've always been doing.

İlgili Sayfalar