karşılar ile cümle
karşılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
4. sezonda ise Ron, Kim'e aşık olduğunu Yori'ye söyler ve o da bunu anlayışla karşılar.4. évadban visszatért és Ron elmondta neki, hogy Kimmel jár, amit könnyedén elfogadott.
Sonraki gün takım Fenix,ve Braga'nın adamları karşılar.Az elkövetkező napokban a csapat találkozik Braga emberével.
Brenda ve Bobby de onları karşılar.Jenna és Barbara Bush is velük tartott.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.A későbbiekben széleskörűen használt hadihajóvá vált.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Ott az ősi rivális Detroit várt rájuk.
Yarım çay bardağı badem günlük manganez ihtiyacının yüzde 45'ini, bakır ihtiyacının yüzde 20'sini karşılar.Sok benne a rost, egy csésze bulgur a napi szükséglet 25%-át fedezi.
Karşılarında ise 5 kişi vardır.Először öt katona állt velük szemben.
Orada onları küçük digimonlar karşılar.Erre az izomra több apró izom tapad rá.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.(2) A legtöbb fegyvert beszolgáltatják a kormánynak.
Mike onu karşılar.Mac vie hänet sinne.
Orada onları küçük digimonlar karşılar.Kärjen edustalla sijaitsevat pienet Kleídes-saaret.
Macbeth ve Banquo, bir açıklıkta gezinirlerken, Üç Cadı onları bazı kehanetlerle karşılarlar.Taistelusta voittoisana palaava Macbeth ja hänen ystävänsä Banquo törmäävät kolmeen noitanaiseen.
Cynthia grubu karşılar ve Alan'ı "İyi Aydınlanmış Oda"ya (Well-Lit Room) götürür.Nainen osoittautuu Cynthia Weaveriksi, joka vie heidät ”hyvin valaistuun huoneeseen”.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.Hätäinen konetykkituli maalina olevalta alukselta meni kuitenkin karkeasti yli.
Ardından genç bir kız Yara (Gemma Whelan) onu karşılar.Μια όμορφη γυμνή κοπέλα (Ντάριλ Χάνα) θα τον σώσει.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Ο Ηλιογάβαλος έτρεχε ανάποδα μπροστά από το άρμα, βλέποντας το θεό και κρατώντας τα ηνία.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.Μεγάλο μέρος αυτής της απώλειας αντισταθμίστηκε από τον τομέα των υπηρεσιών και της δημόσιας διοίκησης.
Bu göl aynı zamanda kentin içme suyu ihtiyacını karşılar.Αυτές οι δύο λίμνες παρέχουν την πόλη με τις εγχώριες πόσιμο νερό.
Bir gün İlyas karşılarına çıkar.Έπειτα, ένα μέρος του ήχου φτάνει στα αυτιά.
Gayri safi millî hasılanın %6'sını tarım ve %11'ini küçük endüstriyel sektör karşılar.Η γεωργία αποτελεί το 6% του ΑΕΠ και η ελαφριά βιομηχανία το 11%.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Τα Κοινωνικά ανά ημέρα της εβδομάδας.
İklim Koruma Birliği ayrıca Live Earth konserlerinden finansmanını karşılar.Η Μαντόνα κυκλοφορεί το Hey You για την φιλανθρωπική συναυλία Live Earth.
Macbeth ve Banquo, bir açıklıkta gezinirlerken, Üç Cadı onları bazı kehanetlerle karşılarlar.Macbeth og Banquo og deres kollegaer møder 3 hekse.
Ortalama 9 liçi meyvesi bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.En halv liter kirsebærsaft dækker dagsbehovet for C-vitamin.
Hükümdarları, büyük komutanları burada karşılarlar ve burada uğurlarlardı.Kongen hilser på officerer og soldater og sætter sig til rette i stol.
Bununda ilçelere yüzde paylaşımında Erbaa %40 lık bir bölümünü karşılar.Fra afdelingerne - fylder en stor procentdel.
Karşılarında durabilecek hiç kimse yoktur."Ingen annen – Vekk med dere!»
Orada E88, E80'i karşılar.E78 fikk da nummeret E08.
Köyün girişinde sizi köy halkından vefat edenler karşılar.Der nede blir de mottatt av innbyggerne av det tapte kontinent.
Bölgenin su ihtiyacını karşılar.Den gir vannforsyning i området.
Hamlet arkadaşlarını sıcak bir şekilde karşılar ama hemen kendisine karşı olduklarının farkına varır.Hamlet ønsker sine venner varmt velkommen, men oppfatter raskt at de har blitt sendt ut for å spionere på ham.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Hvor de ble hyllet med stående applaus og stor jubel!
Karşılarında ise 5 kişi vardır.Foran disse står fem bønder.
Bu göl aynı zamanda kentin içme suyu ihtiyacını karşılar.Danau ini juga digunakan untuk persediaan air penduduk setempat.
Karşılarında durabilecek hiç kimse yoktur."Tidak seorangpun dari mereka yang akan dapat bertahan menghadapi engkau."
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.Masing-masing mempunyai karakteristik sendiri dan cara pengolahannya pun juga tidak sama.
Yani her bir Kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz.Suatu tulisan kanji dari sebuah nama dapat memiliki beberapa kemungkinan pengucapan.
Hidro elektrik, mevcut elektrik talebinin % 3.5'ini karşılar.Konsumsi listrik kota naik 3,6% saat permintaan listrik mencapai puncaknya.
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.Hingga akhirnya Sangkuriang melihat seekor babi hutan yang gemuk melarikan diri.
Geçimini köfte satarak karşılar.Ia menghabiskan waktu luangnya dengan cara berbelanja.
Birbirlerini kucaklayıp karşılarlar (Figlia!Họ chào nhau một cách nồng ấm: "Figlia!"
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Elagabalus chạy giật lùi ở phía trước xe ngựa, đối diện với vị thần và giữ dây cương của bầy ngựa.
Yani her bir Kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz.Chữ kanji này có thể giải nghĩa là Tồi Tâm.
Bu da yiyecek ihtiyacını karşılar.Quả cũng thể ép để lấy dầu ăn.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Các đoàn thường họp mặt hàng tuần.
Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.毎回彰人にしぼられるが全く懲りない。
Bu da yiyecek ihtiyacını karşılar.私も彼らが食い物にしているに違いないと認める。
Evin ihtiyaçlarını karşılar.房子は受け入れる。
Karşılarında ise 5 kişi vardır.対戦相手は5名である。
Bir gün İlyas karşılarına çıkar.ところが、ある日突然アイリスに悲劇が訪れる。
Kralın arabası devin sarayına gelince onu “Karabas Markisi’nin sarayına hoşgeldiniz” diyerek karşılar.そうして城を奪い、王様が着くと「カラバ侯爵の城にようこそ!」と迎える。
O kale kaçar ve öfkeli kurt bir kaz sürüsü karşılar.彼は約束を反故にし、怒った臆病ライオンはカーテンを破る。
Takımın görüş ihtiyacını karşılar.そのチーム事情を理解している。
Orada onları küçük digimonlar karşılar.周辺には小規模なデミゴブリンの集落が点在する。
Mike onu karşılar.マイクに目をかけている。
Hayvancılıkta ise büyükbaş hayvan bakarak kendi ihtiyaçlarını karşılar.よって飼育下では一緒に飼う動物の大きさに注意しなければならない。
İlk etapta karşılarına çıkan sonuç hayalkırıklığıdır.全豪オープンでは初戦敗退。
Heather Mason ve babası hep karşılarına çıkan tehlikeli güçlerden kaçarak yaşıyorlardı.海瑟·梅森和父親哈利·梅森一直以來都在躲避不明力量的恐怖追殺。
İlk etapta karşılarına çıkan sonuç hayalkırıklığıdır.最後初出茅廬的余瑞言不敵戴良慶落敗。
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.我们其余的所有人都会热切而愉悦地追随你们的。